Reklam
Ayşenur Oğuz Çil

Ayşenur Oğuz Çil


Mezarklıktan gelen eşsiz koku

04 Ocak 2021 - 13:34

12 Ekim Pazartesi günü nefesim dediğim yaşama sebebim babam kalp krizine yenik düşerek, dünyaya gözünü yumdu…

Pazartesi günü sabah namazını Bursa Ulu Cami’de kıldıktan sonra çayından bir iki yudum aldıktan 

sonra kalp krizi geçirerek dünyaya gözlerini saat 7:30’da yumdu.

Bir telefonla iki dakika da tüm dünyam başıma yıkıldı…

“Babam kalp krizi geçirdi” o an yaşadığım duyguyu şu ana kelimelere dökmekte çok zorlanıyorum…

Ben sadece babamın kalp krizi geçirdiğini ve eve geleceğini beklerken, evin kapısının önüne gittiğim 

de kapının önü kalabalık ve ağlayanlarla doluydu…

Bende herkes kriz geçirdi diye üzüldüklerini düşünürken babam öldüğü için gözyaşı döküyorlarmış.

Ben öldüğünden habersiz ağlamaya devam ediyorum.

Mahalle deki sessizliği ağlamamız bozmuştu…

Gelen insanlar başınız sağ olsun dediklerinde “Hayır babam ölmedi gelecek” diye cevap vermiştim.

Halbuki herkes her şeyden haberdar ama benim ve kız kardeşlerimin haberi yokmuş.

Annem “Baban iyi eve geliyoruz” dedi.

Babam eve yürüyerek girecek sanarken babamın eve cenazesi gelecekmiş…

Her şeyden habersizce babamın eve geleceğini beklerken bir cümle yükseldi “Kemal öldü… 

Çocuklara söyleyin cenaze gelince şok yaşamasınlar”…

Ah bu cümleyle nefesimi kestiler.

O an kendimi kaybetmişim…

Artık her şey anlamsızlaşmıştı…

Bursa’dan geldikten sonra bir gün morg da o soğukta babam gecesini geçirdi.

Benim babam soğuk sevmez, sıcak sever üşür orada çıkarın diye haykırdığımı hatırlıyorum.

Ertesi gün babamı görmek için morga gittik.

Yüz ifadesi hep sert olan nefesim babam o an sanki bize tebessüm ediyordu.

En zor şeylerden biri ise, tabuta koyulacağı an keşke ben ölseydim dedim…

Sıra son uğurlamaya gelmişti.

Ne kadar da zormuş nefesim dediğin kişiyi toprağa koymak…

Mezarı başında Kuran-ı Kerim okurken bir anda burnuma iki kez muhteşem huzur verici koku geldi.

O anda okumayı bırakıp iki kez içime kokuyu çektim.

Kokunun sebebi psikolojik veya çevreden gelmiştir diye düşünmüştüm.

Eve geldiğim de mezarlıktan koku gelmesi diye araştırdığım da Nihat Hatipoğlu’nun bu konuyla alakalı bir sohbetine denk geldim.

Hatta Hatipoğlu’da babasının mezarı başında güzel koku almış ve güzel kokunun gelmesini şöyle 

ifade etmişti;  “Ölüler yakınlarını görür ama cevap olarak güzel koku göndererek verir.”  diyordu

Benim mezarlıkta içime çektiğim o güzel kokunun sebebi beni çok etkiledi bir o kadar da mutlu etti…

Mezarlıktan gelen güzel koku benim gözyaşlarımı silmeme acımı bir nebze de olsa dindirmişti.

O an o güzel koku dünyanın en güzel kokusuydu.

Yaşadıklarımı anlattığım bu hikayem de son olarak söyleyeceğim tek şey…

Gerçekten sevdiklerinizin kıymetini bilin ve hep sevdiğinizi söyleyin.

Şunu unutmayın, yarın bile çok geç olabilir.

Sevdiklerinize sevginizi göstermek zor olmasa gerek.

Pişmanlıklar duymadan şuan, şimdi sevginizi gösterin.

Son olarak; Seni unutmayacağım Babacığım,

İnşallah gittiğin yerde de mutlusundur.

Bizler senden hep razıydık, senden hep mutluyduk.

Bizleri düşünme, senin yokluğunun acısı hariç bizler iyiyiz.

Seni çok seviyorum BABACIĞIM…
 
Sağlık ve Sevgiyle kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum