Okul masrafına hazır mıyız?
Tuğrul Kırankaya
Okulların açılmasına artık kısa bir süre kaldı. Kıyafet ve kırtasiye alışverişi telaşı da haliyle başladı.
Özel okul kayıtları zaten aldı başını gidiyor. Devlet okullarına kayıt için bile hatırı sayılır bağışlar istenmeye devam ediliyor.
Bazı okullar malzeme listelerini hazırlamış ve mesaj olarak velilerine göndermeye başlamışlar.
Defter, kitap, kalem ve çanta her sene yeniden alınan ve ihtiyaç duyulan ürünlerin en başında geliyor. Okul çantaları bin liradan başlayıp, beş bin liraya kadar çıkabiliyor.
Geçen yıl ile bu yıl arasında en az yüzde 50 fark olduğunu ve her üründe çok değişken fiyatların piyasada olduğunu izleyebiliyorsunuz.
Okul çantası, kalem, defter ve boya derken en az 10 bin lirayı gözden çıkarmalısınız. Bir de bunlara okul kıyafetleri ve ayakkabılar eklendiğinde 20 bin liranın üzerine çıkacağına şimdiden kesin gözüyle bakabilirsiniz.
Okul kıyafetlerinde fiyat artış oranları yüzdü 100 civarlarında olduğunu da özellikle belirtmemiz gerekiyor.
Hazırlık sınıfları, okul öncesi eğitimler ve adaptasyon süresi içerisinde bulunan sınıflar 7 Eylül yani önümüzdeki pazartesi günü eğitim görmeye başlayacaklar.
Tüm okulların ders zillerinin çalma tarihi 14 Eylül Pazartesi günü…
Ekonomi bozuk, geçim çok zor falan derken şimdi bir de eğitim öğretim için bütçe ayarlanması gerekiyor.
Özel okulda öğrencisi olan velilerin gerçekten de Allah yardımcıları olsun demek geçiyor içimden.
Milyon lira eğitim masrafı, yüz binlerce lira yemek ve servis ücretleri…
İşin içerisinden çıkmaları için güç kuvvet versin kendilerine.
Devlet okulu öğrenci velilerinin de işleri pek kolay gözükmüyor.
Kayıt ücreti yok dense de, bu konu asla ispat edilemese de on binlerce liranın okul derneklerine ödendiğini hepimiz biliyoruz.
Okullarda eğitim için hazırlanan ihtiyaç ve temizlik malzemesi listelerine bir 10 bin lira tutar, etti mi 20 bin lira.
Okula gidecek evladınıza harçlık vereceksiniz. Devlet okullarında kantinden yararlanmak zorundalar. Ulaşım içinde toplu taşıma kullanıyorsa eğer en az günlük 200 lira, yani haftalık bin lirayı hazırlamanız gerekiyor.
Bu bahsettiğim de sadece rutin masraflarını karşılayabilir. Arkadaşlarıyla bir kafeye gitsin, kütüphane de otursun çay içsin, tost yesin demeye kalkarsanız eğer haftalık 3-5 bin liralık harçlığı şimdiden gözden çıkarmalısınız.
Ülkemizde gerçekten ekonomi çok bozuk. Enflasyon içerisinden çıkamaz duruma geldi.
Akaryakıt fiyatları sene sonunda 100 lira barajını kıracak gibi de gözüküyor.
Bugün bahsettiğimiz rakamlar da ikiye belki de üçe katlayacak. Servis ve ulaşım için harcadığınız rakamlar, gıda ihtiyaçları fırlayıp yukarı doğru gidecek.
Bizler okula yürüyerek giderdik. Kantinde sadece simit satılırdı. Parası olan da alırdı, olmayan da…
Defter, kitap ve çanta şimdiki gibi büyük rakamlardan oluşmuyordu.
Kalemin, silginin ve çantanı zaten birkaç çeşidi vardı.
Defterler evde kaplanırdı.
Okulun önünde macuncu amca varsa satın alabileceğimiz en lüks gıda da bu olurdu.
Koşarak eve gidilir, karnımız acıktıysa bir ekmeğin üzerine bir şeyler sürülür ve kıyafetler değiştirilip, akşam ezanı okunana kadar okulun bahçesinde oyunlar oynamaya devam edilirdi.
Bilgisayar daha piyasalarda yoktu. Akülü arabalar falan yoktu.
Bisiklet varsa Pinokyo ya da BMX olurdu. Oda yaz aylarında binilir, kış geldiğinde odunluk veya balkın da yerini alırdı.
İlköğretim, ortaöğretim ve lise boyunca yürüyerek gidip gelinirdi.
Belki bu kadar teknoloji yoktu. Bugünkü kadar gelişmiş değildik ama çok güzel günlerdi.
Evde kaldığımız günlerde de, sokak da olduğumuzda da iyi vakit geçirirdik.
Okulun açıldığı ilk günüden, kapanacağı son ders gününe kadar koşarak giderdik. Hasta olduğumuzda bile iyi olup bir an önce okula gitmek için can atardık. Rapor falan almak gerçekten hiç bilmezdik.
Güzel günlerdi. Güzel zamanlar geçirmişiz.
Şöyle bir maziyi düşününce duygulanmamak elde değil.
Benden söylemesi.

