BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Nefes darlığını sadece alerjiye bağlamayın!

Nefes almakta zorlanma, göğüste baskı hissi, öksürük ve hırıltılı solunum özellikle bahar aylarında polenlerin etkisiyle alerji ve astımla ilişkilendiriliyor. Ancak Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Karaduman Yalçın, bu belirtilerin her zaman alerji veya astımdan kaynaklanmadığını belirterek farklı sağlık sorunlarına da işaret edebileceği uyarısında bulundu.

Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2026 05:34
Abone OlGoogle News

NEFES DARLIĞININ ALTINDA FARKLI NEDENLER OLABİLİR

Dr. Funda Karaduman Yalçın, tekrarlayan nefes darlığının nedeninin doğru şekilde araştırılmasının önemli olduğunu söyledi.

KOAH ve kalp-damar hastalıklarının yanı sıra bazı enfeksiyonlar, kansızlık, fiziksel kondisyonun düşük olması ve yoğun stresin de nefes darlığına yol açabileceğini belirten Yalçın, yeni başlayan veya zaman içinde şiddetlenen şikâyetlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

ALERJİ HANGİ BELİRTİLERE YOL AÇIYOR?

Alerjinin, hassas bünyelerde polen, ev tozu akarları, küf ve hayvan kaynaklı alerjenlere karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkabildiğini aktaran Yalçın; hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, kaşıntı ve gözlerde sulanmanın yaygın belirtiler arasında bulunduğunu söyledi.

Bazı kişilerde alerjenlerin solunum yollarını da etkileyebildiğini belirten uzman, bu durumda öksürük, hırıltı ve nefes darlığının görülebileceğini kaydetti.

ALERJİSİ OLAN HERKES ASTIM HASTASI DEĞİL

Astımın hava yollarında iltihaplanma ve daralmaya neden olan kronik bir hastalık olduğunu belirten Yalçın, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve tekrarlayan öksürüğün hastalığın başlıca belirtileri arasında yer aldığını ifade etti.

Bu şikâyetlerin gece ve sabah saatlerinde, egzersiz sırasında veya belirli tetikleyicilerle karşılaşıldığında daha belirgin hale gelebildiğini söyleyen Yalçın, alerji ile astım arasında yakın bir ilişki bulunmasına rağmen her alerjisi olan kişinin astım hastası olmadığının altını çizdi.

NEFES DARLIĞI TEKRARLIYORSA DOKTORA BAŞVURUN

Daha önce yaşanmayan bir nefes darlığının ortaya çıkması ya da mevcut şikâyetlerin giderek artması durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini belirten Yalçın, kişilerin kendi kendilerine tanı koymak yerine hekim değerlendirmesinden geçmesini önerdi.

Astım şüphesi bulunan hastalarda öncelikle solunum fonksiyon testlerinin uygulanabildiğini belirten uzman, gerekli durumlarda alerji testleri ve farklı tetkiklerden de yararlanılabildiğini söyledi. Böylece şikâyetlerin alerji, astım veya başka bir sağlık probleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının daha net belirlenebileceğini ifade etti.

ŞİDDETLİ NEFES DARLIĞINDA ACİL MÜDAHALE GEREKEBİLİR

Özellikle aniden başlayan ve şiddetli seyreden nefes darlığının ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Yalçın, konuşmakta zorlanma, dudaklarda morarma, bilinç bulanıklığı veya ciddi alerjik reaksiyon belirtilerinin görülmesi halinde vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerektiğini belirtti.

ÇOCUKLARDA GÜNLÜK HAREKETİN ÖNEMİ

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet ise yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların günlük fiziksel aktivitelerinin azalabileceğine dikkat çekti.

Dersler, servis yolculukları, ödevler ve ekran başında geçirilen zamanın çocukları uzun süre hareketsiz bırakabildiğini belirten Heybet, hareketin eğitimden çalınan bir zaman olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

ÇOCUKLARA GÜNDE EN AZ 60 DAKİKA HAREKET

Dünya Sağlık Örgütü'nün 5-17 yaş grubundaki çocuk ve gençler için günde ortalama en az 60 dakika orta veya yüksek yoğunlukta fiziksel aktivite önerdiğini hatırlatan Heybet, hareketin yalnızca spor yapmak anlamına gelmediğini ifade etti.

Yürümek, bisiklete binmek, koşmak, hareketli oyunlar oynamak, beden eğitimi derslerine katılmak ve teneffüslerde aktif olmak da günlük fiziksel aktivitenin parçaları arasında bulunuyor.

SPOR YAPMAK TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYABİLİR

Bir çocuğun okul sonrası spor yapmasının günün geri kalanında uzun süre oturmasının olumsuz etkilerini tamamen ortadan kaldırmayabileceğini belirten Heybet, toplam günlük hareket süresine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle ergenlik döneminde hareketsiz geçirilen sürenin artabildiğini aktaran uzman, çocukların fiziksel aktivitesinin yalnızca okul dışındaki spor etkinliklerine bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

TENEFFÜSLER HAREKET İÇİN FIRSATA DÖNÜŞEBİLİR

Okullarda teneffüsler, beden eğitimi dersleri ve bahçedeki oyunların çocukların hareket etmesi açısından önemli fırsatlar sunduğu belirtildi.

Güvenli okul bahçelerinin çocukların koşmasına ve oyun oynamasına imkân verecek şekilde düzenlenmesinin fiziksel aktiviteyi artırabileceğini belirten Heybet, kısa hareket molalarının da çocukların dikkatini destekleyebileceğini ifade etti.

Ders sırasında birkaç dakikalık ayağa kalkma, gerinme, yürüme veya basit hareketlerin çocukların yeniden derse odaklanmasına katkı sağlayabileceği kaydedildi.

OKULA YÜRÜMEK DE HAREKETİ ARTIRIYOR

Güvenli koşulların bulunduğu bölgelerde okula yürüyerek veya bisikletle gidip gelmenin de çocukların günlük fiziksel aktivitesine katkı sağlayabileceği belirtildi.

Ancak bu konuda yalnızca ailelerin ve çocukların sorumlu tutulmaması gerektiğini vurgulayan Heybet; kaldırımların durumu, trafik güvenliği, okulun eve uzaklığı ve çevrenin yürümeye elverişli olup olmamasının ulaşım tercihlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Haber Merkezi
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar