En düşük emekli maaşı için rakam verdi!
TÜİK'in ağustos ayı enflasyonunu yüzde 1,84 olarak açıklamasının ardından emeklilerin yılın ikinci yarısında alacağı olası zam oranına ilişkin hesaplamalar yeniden gündeme geldi. SGK Uzmanı Dilek Ete, canlı yayında yaptığı değerlendirmede yalnızca oransal artışların emeklilerin geçim sıkıntısını çözmeyeceğini belirterek tüm emeklilere eşit şekilde seyyanen zam yapılması gerektiğini söyledi.

İKİ AYLIK ENFLASYON FARKI ŞEKİLLENMEYE BAŞLADI
Ağustos enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerini ilgilendiren ikinci yarıdaki zam hesabında ilk iki aylık tablo ortaya çıktı.
Yaz döneminde gıda fiyatlarındaki gerilemenin enflasyonun görece düşük seyretmesinde etkili olduğunu belirten Ete, önümüzdeki aylarda fiyat artışlarının yeniden hızlanabileceğini ifade etti.
Ete, mevcut hedeflerin gerçekleşmesi halinde SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yıl sonundaki enflasyon farkının yüzde 9,72 seviyesinde kalabileceğini hesapladı. Ancak uzman isim, özellikle ekim ve kasım aylarında enflasyonun daha yüksek gerçekleşmesini beklediğini ve farkın yüzde 10'un üzerine çıkabileceğini söyledi.
İTO'NUN ENFLASYON HESABINA ELEŞTİRİ
Dilek Ete, İTO'nun enflasyon hesaplama yöntemine yönelik tartışmalar hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyon verilerinin kamuoyunda TÜİK'in yanı sıra İTO ve ENAG tarafından açıklanan rakamlarla da yakından takip edildiğini belirten Ete, İTO'nun hesaplama yöntemine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu savundu.
Ete, özellikle son bir buçuk yıldaki uygulamalar üzerinden değerlendirme yaparak kurumların enflasyon verilerini hazırlama biçiminin daha fazla sorgulanması gerektiğini ifade etti.
"VATANDAŞIN ÖNÜNE SANDIK GELMEYECEK"
Olası anayasa değişikliği, referandum ve seçim süreçlerinin emeklilere yönelik politikalara etkisini de değerlendiren Ete, iktidarın anayasa değişikliği konusunda farklı bir yol izleyebileceğini öne sürdü.
Meclis'teki sandalye dağılımına ilişkin gelişmelerin ardından anayasa değişikliği konusunda çalışmaların hız kazanabileceğini belirten Ete, olası bir referandumun doğrudan vatandaşın oyuna sunulmak yerine milletvekilleri üzerinden yürütülebileceği görüşünü dile getirdi.
SEÇİM ÖNCESİ ZAM İDDİASI
Ete, seçim dönemlerinde emekli ve asgari ücretlilerin gelirlerinde beklentilerin üzerinde artış yapılmasının siyasi açıdan etkili olabileceğini savundu.
Olası bir seçim öncesinde enflasyon farkının yanı sıra ek bir seyyanen veya intibak artışı yapılabileceğini belirten Ete, böyle bir düzenlemenin vatandaşın cebindeki para henüz tükenmeden sandığa gidilmesi halinde iktidara yönelik desteği artırabileceği değerlendirmesinde bulundu.
"ORANSAL ZAM EMEKLİNİN REFAHINI ARTIRMAZ"
Sadece enflasyon oranına bağlı bir zammın düşük maaş alan emekliler açısından yeterli olmayacağını belirten Ete, mevcut en düşük emekli aylığı üzerinden dikkat çeken bir hesaplama yaptı.
Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefinin gerçekleşmesi halinde 23 bin 552 lira seviyesindeki en düşük aylığa yaklaşık yüzde 10 oranında artış yapılmasının maaşı 26 bin liranın altında bırakacağını ifade etti.
Ete, seyyanen bir artış uygulanmaması durumunda emeklilerin 2027 Temmuz'una kadar bu gelirle geçinmek zorunda kalacağını belirterek bunun gerçek anlamda bir refah artışı sağlamayacağını söyledi.
AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRINA DİKKAT ÇEKTİ
Emeklilerin gelirleriyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Ete, açlık ve yoksulluk sınırındaki yükselişe dikkat çekti.
Yoksulluk sınırının 120 bin liranın üzerine çıktığını, yalnızca gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırının ise 35-36 bin lira seviyelerinde bulunduğunu belirten Ete, en düşük emekli aylığındaki oransal artışın geçim sorununu çözmekten uzak kalacağını savundu.
"SEYYANEN ZAM TÜM EMEKLİLERE VERİLMELİ"
Ete, yapılacak olası seyyanen artışın yalnızca belirli gelir grubundaki emeklilerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı.
50 bin lira aylık alan bir emeklinin de ek ödemeden yararlanması gerektiğini belirten Ete, artışın maaş seviyesine göre farklılaştırılabileceğini ancak tüm emeklilerin kapsamda tutulması gerektiğini söyledi.
Uzman isim, en doğru yöntemin ise maaş miktarına bakılmaksızın bütün emeklilere eşit tutarda seyyanen artış yapılması olduğunu belirterek; ev sahibi olup olmama, çocuk sahibi olma ya da çalışıp çalışmama gibi kriterlerle emekliler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Kaynak: Yeniçağ Gazetesi




