Bunu yaparak hafızanızı güçlendirebilirsiniz!
Dizüstü bilgisayarın klavyesini kullanmak ya da telefonda tuşlara dokunmak yerine kalem ve kağıtla yazı yazmanın, bilişsel açıdan önemli katkılar sağlayabileceği belirtiliyor. Independent Türkçe'nin aktardığı habere göre, Kaliforniya Üniversitesi Merced kampüsünde görev yapan sinirbilimci Ramesh Balasubramaniam, el yazısı sırasında beynin ve bedenin önemli bir etkileşim içinde olduğunu ifade ediyor.

Uzmanlar, el yazısının klavye kullanımına kıyasla daha yavaş ilerlemesinin de önemli bir avantaj sağladığını belirtiyor. Daha düşük yazma hızı, düşüncelerin oluştuğu anda onları değerlendirmek ve üzerinde daha bilinçli düşünmek için kişiye fazladan zaman kazandırıyor. Klavyede hızlı şekilde yazmak yerine elle not almak, düşüncelerin daha fazla işlenmesine yardımcı olabiliyor.
KALP ATIŞINI YAVAŞLATABİLİYOR
Araştırmalara göre el yazısındaki yavaş ve düzenli tempo, kişinin daha dikkatli düşünmesini desteklerken yaratıcı düşünme ve eleştirel değerlendirme becerilerine de katkıda bulunabiliyor. Bunun yanı sıra el yazısının öğrenme ve hafıza üzerinde de olumlu etkileri olduğu belirtiliyor.
Bilim insanları, harfleri elle oluşturma sürecinin beynin farklı bölgeleri arasındaki iletişimi güçlendirebildiğini ortaya koydu. Bu bağlantıların ise yeni bilgilerin öğrenilmesi, işlenmesi ve hafızaya aktarılması açısından önemli olduğu ifade ediliyor.
Van der Meer ve ekibinin 36 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirdiği araştırmada, benzer beyin bağlantılarının klavye kullanımı sırasında aynı şekilde ortaya çıkmadığı belirlendi. Tufts Üniversitesi'nde yapılan bir başka çalışmada ise el yazısıyla not alan kişilerin kavramları daha iyi görselleştirebildiği görüldü.
Araştırmacılar, el yazısıyla not tutanların bilgileri sayfa üzerinde farklı biçimlerde konumlandırırken mekansal düşünme becerilerinden yararlandığını belirtiyor. Bu durumun, özellikle daha sonra alınan notlara yeniden bakıldığında, kavramsal soruların çözümünde daha başarılı sonuçlar ortaya çıkarmasına yardımcı olduğu kaydediliyor.
Kalem kullanmanın kendisi de klavye tuşlarına basmaktan daha karmaşık bir fiziksel süreç gerektiriyor. Doğru ve okunabilir harfler oluşturabilmek için parmakların farklı hareketleri aynı anda kontrol etmesi gerekiyor. Vanderbilt Üniversitesi'nden eğitim nörobilimcisi Sophia Vinci-Booher da yazı yazarken her parmağın farklı bir hareket gerçekleştirdiğine dikkat çekiyor.
El yazısının yalnızca bilişsel değil, rahatlatıcı bir yönünün de bulunduğu ifade ediliyor. Yazının ritmik ve tekrarlayan hareketlerinin daha sakin bir ruh hali oluşturabileceği belirtilirken, Çinli bilim insanlarının 2014 yılında gerçekleştirdiği küçük çaplı bir araştırmada kaligrafi yapmanın stres seviyesini azaltabildiği ve kalp atış hızını düşürebildiği sonucuna ulaşıldı.
DEFTER VE KALEMİ YANINIZDAN AYIRMAYIN
Dijital cihazların hayatın merkezinde olduğu günümüzde el yazısını günlük rutine yeniden dahil etmek için basit adımlar atılabilir. Bunun için çantada küçük bir defter, not kağıdı veya Post-it ile birlikte kalem bulundurmak iyi bir başlangıç olabilir. Bu malzemelerin kolay ulaşılabilir olması, ihtiyaç duyulduğunda dijital cihazlar yerine kağıt ve kaleme yönelmeyi kolaylaştırabilir.
Bunun yanında evde ya da dışarıda kitap okumaya daha fazla zaman ayırmak da yazma alışkanlığını destekleyebilir. Kurgu ve kurgu dışı eserler okumak, kelime hazinesinin gelişmesine ve kişinin kendi yazı üslubunu zenginleştirmesine katkı sağlayarak daha fazla yazma isteği oluşturabilir.
Haber Merkezi




