BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Meme kanseri yaşı 20’lere indi

Meme kanserinin yalnızca ileri yaşlarda görüldüğü düşüncesi gerçeği yansıtmıyor. Uluslararası veriler, özellikle 50 yaşın altındaki kadınlarda hastalığın görülme sıklığının arttığına işaret ediyor. Uzmanlar, 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınların da memelerinde fark ettikleri değişiklikleri göz ardı etmemeleri gerektiği konusunda uyarıyor.

Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2026 23:27
Abone OlGoogle News

1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan özel bir hastanenin Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, erken tanının önemi, kişiye özel tarama programları ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

“GENÇ OLMAK RİSKİ ORTADAN KALDIRMIYOR”

Meme kanserinin görülme olasılığı yaş ilerledikçe yükselse de hastalık yalnızca ileri yaştaki kadınları etkilemiyor. Prof. Dr. Özdoğan, son yıllarda 50 yaş altındaki kadınlarda tanı sayısında artış eğilimi görüldüğünü belirtti.

Özdoğan, özellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınların memelerinde yeni bir değişiklik fark ettiklerinde bunu genç olmalarına güvenerek ertelememeleri gerektiğini vurguladı.

MEMEDEKİ DEĞİŞİKLİKLERİ GÖZ ARDI ETMEYİN

Meme kanseri farkındalığının yalnızca belirli bir yaşta tarama yaptırmakla sınırlı olmadığını belirten Özdoğan, kadınların kendi meme dokularının normal görünümünü tanımasının önemli olduğunu ifade etti. Böylece sonradan ortaya çıkan farklılıkların daha kolay fark edilebileceğini söyleyen Özdoğan, şüpheli bir belirtiyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini kaydetti.

Yaştan bağımsız olarak şüpheli bulguların zamanında değerlendirilmesi, erken tanı ve tedavi seçenekleri açısından avantaj sağlayabiliyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Prof. Dr. Özdoğan, memede veya koltuk altında yeni bir kitlenin ortaya çıkması, meme başından özellikle kanlı akıntı gelmesi, ciltte çekilme ya da çökme oluşması, meme başının içe dönmesi ve tek memenin şeklinde veya görünümünde kalıcı değişiklik meydana gelmesinin dikkate alınması gereken belirtiler arasında yer aldığını belirtti.

Bu bulguların her zaman kanser anlamına gelmediğini hatırlatan Özdoğan, yine de belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmeden geçiştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Genç kadınlarda meme dokusunun daha yoğun olabildiğine dikkat çeken Özdoğan, gerekli görülen durumlarda mamografinin yanı sıra ultrason gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabildiğini aktardı.

AİLE ÖYKÜSÜ OLANLAR DAHA ERKEN TAKİP EDİLEBİLİR

Türkiye’de ortalama risk grubundaki kadınlar için meme kanseri taramasının 40 yaşından itibaren uygulandığını belirten Özdoğan, bazı kadınların daha erken yaşta takibe alınabileceğini ifade etti.

Ailesinde genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan, BRCA1 ya da BRCA2 gibi genetik değişiklikler taşıyan veya başka nedenlerle yüksek risk grubunda değerlendirilen kadınların tarama planlarının kişisel risklerine göre oluşturulması gerektiğini vurguladı.

TEDAVİ HASTALIĞIN ÖZELLİKLERİNE GÖRE BELİRLENİYOR

Meme kanseri tedavisinde tümörün biyolojik yapısı önemli rol oynuyor. Prof. Dr. Özdoğan, hormon reseptörleri, HER2 durumu ve genetik-moleküler özelliklerin tedavi tercihlerini etkileyen başlıca unsurlar arasında bulunduğunu belirtti.

Son yıllarda hedefe yönelik tedaviler, antikor-ilaç tedavileri ve tümörün moleküler özelliklerini inceleyen yöntemlerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Özdoğan, temel amacın her hastaya daha yoğun tedavi uygulamak değil, kişiye uygun yöntemi doğru zamanda belirlemek olduğunu söyledi.

Özellikle genç hastalarda tedavi planı yapılırken kanserin kontrol altına alınmasının yanında doğurganlığın korunması, gelecekteki gebelik planları, kemik ve kalp sağlığı ile uzun vadeli yaşam kalitesinin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerinin mamografide şüpheli bölgelerin incelenmesine yardımcı olabildiğini belirten Özdoğan, tümörün genetik ve moleküler özelliklerinin analiz edilmesinin de tedavi seçiminin şekillendirilmesinde yol gösterici olduğunu kaydetti.

Haber Merkezi
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar