Kalp krizi şüphesinde evde yalnızsanız ne yapmalısınız?
Kalp krizi denildiğinde akla ilk olarak şiddetli göğüs ağrısı gelse de belirtiler her kişide aynı şekilde ortaya çıkmayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Begüm Öztürk, özellikle evde yalnızken kalp krizi belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni araması gerektiğini belirtti.

Uzmanlar, kalp krizi şüphesinde belirtileri doğru değerlendirmek kadar, sağlık ekipleri ulaşana kadar doğru adımları atmanın da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu süreçte paniğe kapılmamak, gereksiz fiziksel aktiviteden uzak durmak ve bilimsel dayanağı bulunmayan yöntemleri denememek gerekiyor.
KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞEBİLİR
Kalp krizinin en bilinen belirtisi göğsün ortasında veya sol bölümünde ortaya çıkan baskı, sıkışma, ezilme ya da yanma hissidir. Dinlenmeye rağmen geçmeyen bu rahatsızlık; sol kola, omuza, sırta, boyuna veya çeneye doğru yayılabilir.
Ancak bazı kişilerde göğüs ağrısı belirgin olmayabilir. Bunun yerine nefes darlığı, ani terleme, ciltte solgunlaşma, mide bulantısı, hazımsızlık, kusma hissi, baş dönmesi veya göz kararması görülebilir.
Özellikle bu şikâyetlerin aniden başlaması, birkaç dakika içinde geçmemesi ya da yeniden ortaya çıkması halinde kalp krizi ihtimali göz ardı edilmemeli.
EVDE YALNIZKEN İLK YAPILMASI GEREKEN 112'Yİ ARAMAK
Kalp krizi geçirdiğinden şüphelenen ve evde yalnız bulunan kişinin öncelikle 112 Acil Çağrı Merkezi'ni araması gerekiyor. Görüşme sırasında açık adresin eksiksiz verilmesi ve evde yalnız olunduğunun görevliye bildirilmesi önem taşıyor.
Telefonun hoparlöre alınması, sağlık görevlileriyle iletişimin kesintisiz sürdürülmesine yardımcı olabilir. Uygun ve güvenli olması halinde dış kapının kilidinin açılması da ambulans ekibinin eve daha hızlı ulaşmasını sağlayabilir.
KENDİ ARACINIZLA HASTANEYE GİTMEYE ÇALIŞMAYIN
Kalp krizi şüphesi bulunan kişinin kendi başına araç kullanarak hastaneye gitmesi ciddi risk oluşturabilir. Bu sırada ritim bozukluğu, tansiyon değişikliği veya ani bilinç kaybı gibi durumlar gelişebilir.
Ambulans ekipleri ise hastaya olay yerinde müdahale edebildiği gibi, hastaneye ulaşım sırasında da sağlık durumunu takip edebilir ve gerekli müdahaleleri gerçekleştirebilir. Ayrıca hastanın uygun sağlık kuruluşuna yönlendirilmesini sağlar.
AMBULANS GELENE KADAR GEREKSİZ HAREKET ETMEYİN
Sağlık ekipleri beklenirken yürümek, merdiven çıkmak veya başka şekilde efor harcamak yerine mümkün olduğunca dinlenmek gerekiyor.
Nefes almakta güçlük yaşanıyorsa rahat edilen yarı oturur pozisyon alınabilir. Boyun bölgesini veya göğsü sıkan kıyafetlerin gevşetilmesi ve ortamın uygun şekilde havalandırılması da kişinin rahatlamasına yardımcı olabilir.
İnternette zaman zaman önerilen ve kalp krizini öksürerek durdurmayı amaçladığı iddia edilen yöntemlere ise kesinlikle başvurulmamalı.
ASPİRİN KONUSUNDA DOKTOR YÖNLENDİRMESİ ÖNEMLİ
Kalp krizi şüphesinde aspirin bazı durumlarda kullanılabilse de bu ilaç herkes için güvenli olmayabilir. Aspirine karşı alerji, aktif kanama veya kanama riskini artıran başka sağlık sorunları bulunan kişilerde aspirin kullanımı sakıncalı olabilir.
Bu nedenle aspirin ya da başka herhangi bir ilacın gelişigüzel alınması yerine, 112 ekibinin veya sağlık profesyonelinin talimatları doğrultusunda hareket edilmesi gerekiyor.
ŞİKÂYETLERİN GEÇMESİNİ BEKLEMEYİN
Kalp krizi belirtilerinin kendiliğinden geçmesini beklemek değerli zamanın kaybedilmesine neden olabilir. Özellikle göğüs bölgesindeki rahatsızlık, nefes darlığı, soğuk terleme, baş dönmesi veya bulantı gibi belirtiler devam ediyor ya da tekrar ediyorsa acil sağlık desteği geciktirilmemeli.
Kalp krizinde erken müdahale hayati önem taşıdığından, belirtilerin şiddetini küçümsemek yerine en kısa sürede 112'den yardım istenmesi gerekiyor.
Haber Merkezi

