BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

İnme yalnızca ileri yaşlarda görülmüyor: Gençler de risk altında

Dünya genelinde ölüm ve kalıcı sakatlığın başlıca nedenleri arasında bulunan inme, genç yaş grubunda da giderek daha fazla gündeme geliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Kayım Yıldız, 25 yaşın üzerindeki her 4 kişiden birinin hayatının bir döneminde inme geçirme riski taşıdığını belirterek damar sağlığının korunması gerektiği konusunda uyardı.

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2026 23:36
Abone OlGoogle News

29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği tarafından yürütülen farkındalık çalışmaları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlem Kayım Yıldız, hastalığın belirtileri, nedenleri ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler paylaştı.

DÜNYADA HER YIL 12 MİLYON YENİ VAKA GÖRÜLÜYOR

Dünya İnme Örgütü verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası yaşanıyor. 25 yaş üzerindeki bireylerin yüzde 25'inin yaşamları boyunca inme geçirme ihtimali bulunduğunu belirten Yıldız, erken teşhis ve hızlı müdahalenin kalıcı hasar oluşma ihtimalini azaltmada kritik rol oynadığını ifade etti.

BU BELİRTİLER ANİDEN ORTAYA ÇIKABİLİYOR

İnmenin hareket, konuşma, görme, denge ve hafıza gibi birçok işlev üzerinde etkili olabildiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, belirtilerin çoğunlukla aniden başladığına dikkat çekti.

Yüzün bir bölümünde kayma, kol veya bacakta ani kuvvet kaybı, konuşma güçlüğü, söylenenleri anlamakta zorlanma, ani görme kaybı, denge bozukluğu ve beklenmedik şiddetli baş ağrısı inmenin önemli işaretleri arasında bulunuyor. Yıldız, belirtilerin kısa sürede ortadan kalkmasının tehlikenin geçtiği anlamına gelmediğini, bu durumda da acil tıbbi değerlendirme gerektiğini vurguladı.

İNME GEÇİRENLERİN YÜZDE 17,4'Ü 50 YAŞIN ALTINDA

İnmenin yalnızca yaşlılarda görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Yıldız, Türkiye'de 2019 yılına ait epidemiyolojik verilerin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Söz konusu verilere göre, inme geçiren hastaların yüzde 17,4'ü 50 yaşından küçük kişilerden oluşuyor.

Genç yaşta yaşanan inmenin fiziksel sağlığın yanı sıra kişinin eğitim hayatını, çalışma yaşamını, aile ilişkilerini ve sosyal çevresini de etkileyebildiğini belirten Yıldız, hastalığın her yaş grubunda ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

GENÇLERDE İNME RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER NELER?

Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, obezite, kalp ritim bozuklukları, sigara kullanımı, dengesiz beslenme ve hareketsiz yaşam inme riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Gençlerde görülen vakalarda ise pıhtılaşma sorunları, bazı damar hastalıkları ve kalp kaynaklı rahatsızlıklar da etkili olabiliyor. Prof. Dr. Yıldız, özellikle genç kadınlarda gebelik ve doğum sonrası dönemin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Genetik yatkınlığın da riski etkileyebildiğini ancak inmenin yalnızca kalıtsal nedenlerle ortaya çıkmadığını kaydetti.

İNMEDE HER DAKİKA ÖNEM TAŞIYOR

Beyne ulaşan kan akışının kesilmesi veya bozulması, kısa sürede beyin hücrelerinde hasara neden olabiliyor. Özellikle damar tıkanıklığına bağlı inmelerde, uygun hastalara zamanında uygulanan tedavilerle oluşabilecek kalıcı hasarın azaltılabildiğini belirten Yıldız, erken müdahalenin önemini vurguladı.

Bir kişide aniden yüz kayması, kol veya bacakta güçsüzlük ya da konuşma bozukluğu fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini söyleyen Yıldız, tedavide zaman kaybının ciddi sonuçlar doğurabileceğini hatırlattı.

İNMEDEN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

İnme riskinin azaltılmasında günlük yaşam alışkanlıklarının önemli bir yeri bulunuyor. Prof. Dr. Yıldız, damar sağlığını korumak ve hastalık riskini düşürmek için şu önerileri sıraladı:

Dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı edinilmeli.

Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı.

Sigara kullanımından uzak durulmalı, aşırı alkol tüketilmemeli.

Sağlıklı vücut ağırlığı korunmalı.

Tansiyon, diyabet ve kolesterol değerleri düzenli takip edilmeli.

Kalp ritim bozuklukları ihmal edilmemeli.

Hekim tarafından belirlenen tedaviler düzenli uygulanmalı.

Uzmanlar, damar sağlığının korunması ve değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının inmeden korunmada önemli olduğunu vurguluyor.

Haber Merkezi
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar