Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (31)
Kentimizin karikatüristlerinden ve şairleri arasında yer alan Nevzat Ayav’ın hazırlayıp çizdiği, “Deli Kenan” isimli çizgi romanı sizlerle…

Kenan, cebindeki kâğıdı bir kez daha açtı. "Depo 17 Bu gece." Başka tek bir kelime bile yazmıyordu. Mert heyecanla konuştu.
-Abi, hemen gidelim. Kenan başını salladı.
-Hayır.
-Ya çocuklar içerideyse?
-İçeridelerse, düşünmeden dalarsak onları tehlikeye atarız.
Mert sustu. Kenan'ın en büyük özelliği buydu. Öfkesini hiçbir zaman aklının önüne geçirmezdi. Öğleden sonra limanın arkasındaki eski depoların bulunduğu bölgeye geldiler. Yıllar önce canlı olan bu bölgede artık yalnızca paslanmış vinçler, kırık raylar ve deniz kokusuna karışmış pas kokusu vardı. Depoların çoğu boş görünüyordu. Ama Kenan, boş görünen yerlerin bazen en dolu yerler olduğunu iyi biliyordu. Uzaktan Depo 17'yi gördüler.
Diğer depolardan farkı yoktu. Eski, gri duvarlar...
Paslı sürgülü demir kapı...Kırık camlar...Hiçbir hareket yoktu. Mert fısıldadı.
-Gerçekten burada mı?
Kenan cevap vermedi. Bir kayanın arkasına çömeldi.
Saatler geçmeye başladı. İlk bir saat boyunca hiçbir şey olmadı. İkinci saatin sonunda siyah bir panelvan depo önüne yanaştı. Kapılar açıldı. İki adam indi. Etrafı kontrol ettiler. Kapıyı açıp içeri girdiler. On dakika sonra boş kasalar taşıyarak dışarı çıktılar.
Mert şaşırdı.
-Boş.
Kenan hafifçe gülümsedi.
-Boş olan kasalar değil.
-Neymiş?
-Geri dönerken dolacaklar.
Akşam hava kararmaya başladığında liman sessizleşti.
Martı seslerinin yerini motor gürültüleri aldı. Bir kamyon daha geldi. Bu kez üç kişi vardı. İçlerinden biri diğerlerinden farklıydı. Koyu gri takım elbise giymişti. Saçları geriye taralıydı. Elinde deri bir evrak çantası vardı. İçeri girmeden önce cebinden küçük bir düdük çıkardı.
İki kısa...Bir uzun...Depo kapısı içeriden açıldı. Mert dikkat kesildi.
-Şifre.
Kenan başını salladı.
-İçeride bekleyen biri var.
Takım elbiseli adam içeri girdi. Kapı yeniden kapandı.
Yaklaşık yarım saat sonra içeriden çocuk kahkahasına benzeyen kısa bir ses geldi.
Sonra aniden kesildi.
Mert'in yüzü gerildi.
-Abi...
Kenan eliyle susmasını işaret etti.








