BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (19)

Kentimizin karikatüristlerinden ve şairleri arasında yer alan Nevzat Ayav’ın hazırlayıp çizdiği, “Deli Kenan” isimli çizgi romanı sizlerle…

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2026 16:47
Abone OlGoogle News

Mahallenin üzerine çöken o büyük gerginlik Sadık Bey’in makinelerini çekmesiyle dağılmış
yerini bir bayram havasına bırakmıştı. Ancak bu huzur çok uzun sürmedi. Birkaç hafta sonra, mahallede daha önce hiç görülmemiş, yabancı bir sessizlik hakim oldu. Akşam ezanından sonra sokaklarda kimse kalmıyor, herkes kapısını çift kilitlemeğe başlamıştı. Mesele, Deli Kenan’nın kahvesine sığınan mahallenin en küçük esnafı, piyango bileti satıcısı kör Remzi ile ortaya çıktı. ‘’Kenan evlat’’ dedi  Remzi, sesi titreyerek ’’Mahallemize bir zehir dadandı, çocuklar değişti. Gözleri parlıyor ama ruhları sönmüş. Köşe başlarında tanımadığımız, yüzleri asık. Dilleri de  sattıkları da zehirli tipler türedi. Bizim fidanlarımızı, gençlerimizi zehirliyorlar.

 
Mahallenin gençleri, özellikle işsiz güçsüz olanlar, son zamanlarda kendilerini bir hayal dünya
sına kaptırmışlardı. Mahalle dışardan gelen, parlak ceketli ’’Mafya’’ kılıklı adamlar çocuklara
bedava paketler dağıtıyor, onları bu bataklığa çekiyorlardı. Deli Kenan, bugüne kadar her türlü zorbalığa göğüs germişti ama bu kimyasal düşman, ne silaha benziyordu ne de bilek gücüne. Deli Kenan Mert’i yanına çağırdı.
-Mert, mahallenin gençlerini topla. Ama kavga için değil, nöbet için. Kim bu çocukların damarına zehir sokuyorsa, o eli bulacağız.

 

Bir gece yarısı, mahallenin kör karanlığında, eski un fabrikasının arkasındaki yıkık dökük
kulübede bir hareketlilik oldu.


İki lüks araç yanaştı, içinden mahalleli olmayan zehir taciri tipler çıktı. mahallenin üç-dört genci, ellerinde titreyen paralarla onların önünde diz çökmüş gibi bekliyorlardı. Tam o sırada, sokağın her iki ucunda devasa meşaleler yandı. Deli Kenan, elinde asırlık bastonu ve elinde o meşhur tesbihiyle karanlıktan çıktı. Arkasında mahallenin tüm babaları; fırıncı, marangoz, terzi ve gençler vardı. Zehir tacirlerinin elebaşı, belindeki silaha sarılacak oldu ama Mert bir adım öne çıkıp elindeki gürgen sopasını yere vurdu.
-O elindeki oyuncağı bırak evlat dedi Kenan.

Sesi bu sefer babacan değil, azrail kadar sertti.

 
Haber Merkezi
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar