Defansın kalvinatör’ü, Kocaeli’nin Abisi: Avni Kalkavan
Ziya Ulaş
Biraz hafızalarımızı yoklayalım sevgili okurlar. İzmit denince akla gelen ilk futbol isimleri kimlerdir? Şüphesiz, bu şehrin ruhuna işlemiş hem sahalarda hem de saha dışında iz bırakmış birçok değerli insan gelir. İşte onlardan biri, belki de en müstesnalarından: Avni Kalkavan. Onu, 80’li yılların sonlarında SEKA Kâğıtspor’un teknik direktör koltuğunda otururken izlemek, bizim nesil için ayrı bir gurur, nostalji dolu bir anıydı. Bugün, köşemizin on sekizinci durağında, bu çınarı anacağız.
Avni Kalkavan, 1 Haziran 1935’te Rize İyidere’nin yeşilinden, mavisinden kopup gelmişti ama özü, kalbi İzmit’te atıyordu. Babası, İzmit'in tanınan denizcilerinden Kaptan Nimet Kalkavan’dı. Belki de denizci disiplini ve sükuneti, onun futboldaki karakterini şekillendirecekti. 1.80’lik boyu, 70 kiloluk çevik vücuduyla defansın adeta demir perdesi olacaktı.
Yolu, Kocamustafapaşa’dan, Türk futbolunun devlerinden Fenerbahçe’ye düştü 1953’te. Ve 1963’e kadar, tam 10 yıl, o sarı-lacivertli formayı 315 kez giyerek, kulübün efsaneleri arasına adını yazdırdı. Fenerbahçe’nin o unutulmaz başarılarının tam ortasındaydı: 1956-57 İstanbul, 1959-60 ve 1960-61 Millî Lig şampiyonlukları... Hepsinde onun emeği, alın teri vardı. Özellikle, 23 Eylül 1959’da, Macaristan’ın soğuk rüzgarlı bir akşamında, Csepel karşısında atığı galibiyet golü, Fenerbahçe’yi Şampiyon Kulüpler Kupası’nda tur atlatan tarihi gol oldu. Lefter, Şeref, Nedim, Can Baru, Niyazi, Kaleci Selahattin... Hepsi birer yıldızdı ve Avni Ağabey onların yanında, defansın kilit taşı olarak parlıyordu. Mertliğin, centilmenliğin ön planda olduğu o amatör ruh dolu yıllarda, formasının hakkını sonuna kadar veren bir kaptandı o.
Ancak onun asıl hikayesi, memleketi İzmit'e dönüşüyle başladı denebilir. 1965'te İzmit Kâğıtspor'a (ileride SEKA Kâğıtspor olacak) transfer oldu ve bu takımın Türkiye Amatör Şampiyonu olmasında büyük pay sahibi oldu. Hem oynadı, hem de çalıştırdı. Hatta o kadar mütevazıydı ki, ortaokul öğrencilerinin mahalle maçlarına katılacak kadar alçakgönüllüydü. Onun için futbol bir yaşam biçimi, bir sevdadan öte değildi.
Kocaelispor denince ise, onun adı tarihe altın harflerle kazınmıştır. 1966-67 sezonunda, İkinci Lig'e yeni kabul edilen Kocaelispor'un ilk teknik direktörü olarak tarihe geçti. Oyuncu-teknik direktör olarak başladığı bu görevde, otoriter ve disiplinli yapısıyla temelleri sağlam atan isim oldu. Sonraki yıllarda da kulüpten hiç kopmadı; 80’lerde tekrar teknik direktörlük, 2000’lerde ise Altyapı Sorumlusu olarak tam 40 yıla yakın bir süre Kocaelispor'a emek verdi, hizmet etti.
Ona takılan lakap ise karakterini özetler nitelikteydi: “Kelvinatör”. Çünkü maça konsantre olduğunda, inanılmaz bir soğukkanlılık sergilerdi. O yıllarda Türkiye’de bulunmayan, ithal edilen en iyi buzdolabı markası olan Kelvinatör gibi, o da sahadaki “soğuk kanlılığın” timsaliydi. İki ayağını da mükemmel kullanır, fizik gücüyle de birleştirdiği futboluyla adeta bir defans sanatçısıydı.
Saha dışında da İzmit'in bir parçasıydı. Eniştesi Kaptan Ali ile işlettikleri “Salon Gol”, esnafın ve futbol camiasının buluşma adresiydi. Sırrı Paşa yokuşundaki hayatı, şehrin dokusuna karışmıştı. Ne yazık ki, kalbi 30 Mayıs 2007 sabahında, onu bizlerden ayırdı. Ancak Kocaelispor camiası vefasını gösterdi ve İzmit Serdar Mahallesi’ndeki stadı onun adıyla taçlandırdı.
Avni Kalkavan sadece bir futbolcu, bir teknik adam değildi. O, İzmit’in bir ağabeyi, bir kent büyüğü, denizci disiplinini sahaya taşımış bir centilmendi. SEKA Kâğıtspor’da onu izlerken, geçmişin o büyük efsanesini, mütevazı bir köşede memleketine hizmet ederken görmenin huzuru vardı. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. İzmit seni unutmayacak, Avni Ağabey...

