Yoğun ve buruk bir gün…
Tuğrul Kırankaya
Önceki günün izleri üzerimizde yeni bir güne gözlerimizi açtık.
Biraz içim buruk.
Gözaltına alınanların çoğu arkadaşım. Dün ifadeleri alınmaya başlayan isimlerin belki de tamamına yakını bildiğim ve tanıdığım…
Her gün görüştüğüm, oturup konuştuğum, aynı masada kadeh tokuşturduğum Gökhan Ercan var. Yolda gördüğümde sarılıp, kucaklaştığım İlker Ulusoy var.
Seçmen olarak her zaman destek verdiğimiz, bazen sinirlensek de birbirimize, ne kadar kızsak da başkan Fatma Kaplan Hürriyet var.
Var da var anlayacağınız... Haklarında hayırlısı olmasını diliyorum.
Bu soruşturmadan da bir şey çıkmadan aramıza dönmelerini temenni ediyorum.
Eş ve çocuklarına bir an önce dönmeleri için dua ediyorum.
Yine erken başladım güne. Saat 08.00 olmadan motora atladım ve İzmit’te dolaştım.
Mavi Kocaeli Gazetesi’ne 10.00 gibi geçtim.
Saat 11.00’de Genç Kocaeliler Derneği Başkanı Furkan Yeşildal ziyaretimize geldi. Elinde tatlısıyla birlikte çayımızı içtik ve yeni projeleri hakkında biraz da olsa konuşma fırsatı bulduk.
Samimi ve içten birisi Furkan başkan. GKD’nin de belki tekrardan eski günlerine dönmesini sağlayacak enerjiyi gördüm ve hissettim.
150 üye ile teslim aldığı derneği daha üstlere taşımak için mücadele edeceği de belli. Elimizden gelen desteği kendisine vereceğimizi üstüne basa basa belirttim. Kapımızın sonuna kadar açık olduğunu ifade ettim.
Başarılı olması biz İzmitlilerin elinde. Genç kardeşimize destek olmalı ve elimizden gelen her şeyi sonuna kadar yapmaya çalışmalıyız.
Sarıldık öpüştük ve yolcu ettik.
Ardından Sedat Küçük abimiz geldi Bodrum’dan. Yeni kurulan ve Bayram Özkan’ın genel başkanlığını yaptığı Çağdaş Sendika’da genel başkan yardımcısı görevinde. Koşturmaya ve Türkiye’de yapılanma çalışmalarına katılmaya başlamışlar.
Yanında Adil Aydın ve Şaban Soyer ile birlikte gazetemizi ziyaret ettiler.
Eski günlerden, rahmetli Güngör Arslan ve rahmetli İsmet Çiğit’ten bahsederken aramıza ilimizin önemli isimlerinden Faruk Mamik de katıldı.
Uzun zamandır geleceğim ziyaretine diyordu Faruk Mamik, bugüne nasipmiş.
İsmet abinin odasında oturduk ve İzmit’ten, Bodrum’dan sohbet ettik. Çayımızı, kahvemizi içtik.
Seviyorum gerçekten İzmit’i, İzmitlileri…
Her ortamda bahsedecek eski dostlarımız olması, hepsinin de ortak arkadaşlarımız olması ayrı bir renk katıyor bizlere.
Herkesin ayrı anısı ve hikayesi var bizlerle…
Bol bol rahmetlilerin arkasından konuştuk. Güldük anlattık. Bizimle olsalar eğer ne kadar kızacaklarını bildiğimiz için daha da keyiflendik.
Tam misafirleri yolcu ederken, Özgür Özel tarafından yeni partinin startının verildiği haberini aldık.
Hızlıca Kocaeli Milletvekili Harun Yıldızlı’yı aradım, tebrik ettim.
Kendisi için bu ayrılığın çok zor olduğunu açık bir şekilde beyan etti Harun vekil.
“Biz bu parti için her şeyi yapmaya hazır olan bir aileyiz ama sokağın sesini ve Genel Başkanımız Özgün Özel’i de asla yalnız bırakamayız. Bunun da çok iyi farkındayım” dedi.
“İktidara doğru yürümek için atılan her adımda Özgür Özel başkanın yanında olacağıma emin olabilirsiniz” dedi.
Sesi buruk ve kırgındı.
Uzun yıllardır tanıdığım, çocukluk arkadaşım diyebileceğim Harun’u ilk kez bu derecede üzgün bir halde olması beni de gerçekten üzdü.
Düşünsenize gerçekten; belki de hayatınız pahasına sahip çıktığınız, yaşam tarzınız haline gelmiş bir yeri terk etmek mecburiyetinde bırakılıyorsunuz.
Adınız ve soyadınızın önüne geçmiş kimliğinizi terk etmek zorunda kalıyorsunuz.
Mutlak butlan denen bir sebepten yaşananlar gerçekten hiç anlaşılabilir değil. Ben de anlam veremiyor, yapılan bu haksızlığa bir isim bulamıyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşadığı aciz durumu ve içindeki intikam hırsını anlayamıyorum.
Görevler gelip geçicidir.
Belirli bir süre görev yapar ve sizden sonra daha ileri götüreceğine inandığınız, bunu başaracağına emin olduğunuz isimlere görevinizi gönül rahatlığıyla teslim edersiniz.
Takım tutar gibi…
Herkes tuttuğu takımın başkanı veya yöneticisi olmak zorunda da değildir. Aynı sevgiyi hiçbir görev beklemeden vermektir gerçek olan…
Bunu başaramamak gerçekten enteresan.
Benden söylemesi.

