Tarhan ile sohbet
Tuğrul Kırankaya
Geçtiğimiz günlerde “Tarhan teşviki boşa almamış” başlıklı bir köşe yazısı kaleme almıştım.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan köşe yazımı okumuş ve bizzat arayıp cevap vermek istemiş.
Hem teşvik konusunu, hem de son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan sıcak gelişmeler hakkında telefon görüşmesi gerçekleştirdik.
Şunu özellikle belirtmeliyim ki, kibar bir insan Tarhan.
Teşvik konusunun çarpıtıldığını aslında anlatıldığı gibi bir durum olmadığını kendi cümleleriyle izah etmeye çalıştı.
“Ben hükümetten, doğrudan nakit para desteği veya bu tür bir yardım almadım. Yoğunlukla Almanya ile çalışıyoruz. Şirketimizle ilgili vergi avantajı sağlanması ve iş yerimizde daha fazla istihdam sağlama konusunda bir teşvikti.
Oldukça önemli yatırımlar yaptık. Ülkemizin ekonomik bunca sıkıntıdan geçmesine rağmen işimizi büyütmek için çalıştık.
Otomotiv sektöründe hizmet veriyoruz. Ben bu kadar büyük hacimli işler yapmama rağmen muhalif kimliğiyle ön plana çıkmış bir kişiyim. Beni hiç kimse maddiyat veya başka bir yöntemle çekmek istediği yöne doğru asla çeviremez.
Özgür Özel ile yakın arkadaşım. Uzun yıllar siyasetin içerisinde beraber hareket ettik. Daha önce CHP de değişim için kendisine destek verdim. Geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu ile aday olmaması için konuşan ve fikrini açıkça söyleyenlerden de biri olduğuma inanıyorum.
Siyaseti bırakmış ve kenara çekilmiştim ki, CHP’nin kapısına polis dayandığı gün tekrardan devam etme kararı aldım.
Partimizi yüz üstü bırakamayız. Bugün yaşanan olayların ortaya çıkması bile bize çok büyük zarar veriyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevini kabul etme sebebimiz partiyi yarı yolda bırakmadan kurultaya taşımak amaçlıdır.
Benim de burada görev almak için seçilme sebebimin de hiç kimsenin yakının adamı olmayacağım, yanlış işlere bulaşmayacağımın herkes tarafından bilinmesidir.
Bana verilen görevi, kendime ve partim CHP’ye yakışır bir şekilde yapmaya devam edeceğim. Kurultay tarihine kadar partimize ve her iki tarafa da zarar gelmemesi için de özellikle mücadele edeceğim.
Kendi adıma, zarar görürüm veya görmem diye hiçbir zaman tereddüt duymadım. Tek amacım CHP’nin sahipsiz kalmadan, bölünmeden ve bizler gibi gerçekten partimiz adına gövdesini ortaya koyabilecek isimlerin kontrolünde siyasi hayatına devam etmesidir” diye üstüne basa basa ifade etti.
Kendisine böyle bir telefon konuşması gerçekleştirdiğimiz için teşekkür ettim.
Mavi Kocaeli ofisimize de davet ettim.
Tahsin Tarhan “Ben de Ankara’ya mutlaka beklerim” dedi.
Çok kibar ve oldukça seviyeli bir telefon konuşması gerçekleştirdiğimize inanıyorum.
Tarhan daha önceki yıllarda Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığına aday olmuş, 3 dönem milletvekilliği yapmış önemli bir siyasetçi.
Bizlerin de fikir ve görüşlerimizi değerli okurlarımıza aktarmak istememizi anlayışla karşıladığını ama kendini de ifade etmek istediğini belirtmesi gerçekten çok hoşuma gitti.
Yazdığınız bir yazının muhatabına ulaşmasının hızı gerçekten de çok önemli.
Rahmetli İsmet Çiğit bu gibi geri dönüşlerden çok büyük keyif alır ve daha sonrasında da olayın takibini yapmayı kendisine büyük bir görev sayardı.
Benim de aynı duygular içerisinde hareket edeceğime emin olabilirsiniz.
Başka bir dikkatimi çeken konu;
Son günlerde yerel basının içerisinde yer alan isimlerin köşe yazılarını ve şahsi sosyal medya paylaşımlarını ChatGpt’ye yazdırarak gazetecilik yaptıklarını zannettiklerini görünce gerçekten çok üzülüyorum.
Kendi fikir ve görüşlerini yazabilmek ve siz değerli okuyucularına aktarmak için destek alan kişilerin, bizim şehrimizde gazeteci kimliğiyle dolaşmasından kendi adıma da büyük utanç duyuyorum.
Kurumlarında uzun yıllar kendilerini hiç geliştirmeden görev yapmaya çalışmaları da hiç ama hiç anlamıyorum.
Kurumlarınızı da, gazetecilerin her zaman olması gereken saygın kimliğini de her geçen gün biraz daha aşağı çekiyorsunuz.
Eğer kendinize saygınız yok ise, okuyucunuza olsun demek ve sizleri sert bir şekilde uyarmak istiyorum.
Bırakın ChatGpt’ye yazılar yazdırmaya çalışmayı. Kendiniz olmaya çalışın, yaptığınız kutsal mesleğinize birazcık da olsa özen göstermeye uğraşın.
Bol bol kitap okuyun, makale okuyun, tv izleyin. Tiyatroya veya sinemaya vakit ayırmayı deneyin.
Eğer kendi gelişiminizle ilgili olarak hiçbir şey yapamıyorsanız da rahmetli İsmet Çiğit’in geçmiş yıllarda yazmış olduğu köşe yazılarını, makalelerini okuyup, gazetecilikle ilgili ne yapmanız gerektiği hakkında kendinizi birazcık da olsa sorgulayın.
İsterim ki, kendi adınıza daha da fazla utanç duyacağınız duruma artık düşmeyin.
Aynı kalıplar içerisinde, aynı tarzda anlatımla botoks yaptıran ve hepsi birbirine benzeyen kadınlar gibi, yerel köşe yazarlarımızın da yazdıkları birbirlerine benzemeye başladı.
Aynı tarz giriş, aynı tarz örnekleme, aynı yazı stili. Yapmaya çalıştığınız çok belli oluyor.
Benden söylemesi.

