Prof. Hurşit Güneş ne diyor, siyaset nereye gidiyor?
Tuğrul Kırankaya
Cumhuriyet Halk Partisi 24. Dönem Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş’i sanırım kentimizde ve ülkemizde tanımayan yoktur.
Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in oğlu, 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nın başlaması için dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e iletilen “Ayşe Tatile Çıksın” Ayşe’nin kardeşidir.
Kandıralıdır. Kendi deyimiyle has ve öz Kandıra köylüsüdür.
Rahmetli İsmet Çiğit ile çocukluk ve gençlik yıllarından başlayan arkadaşlıkları, ilerleyen zaman içerisinde dostluğa dönüşmüş. Birbirlerine olan güven ve bağlılığı yakından bilenlerden biri olduğuma da eminim.
Her hafta kendisiyle görüşür, fikir alışverişi yapmaya çalışırım.
İsmet Çiğit’in vefatı sonrasında boşluğunu asla dolduramasak da, bir nebzede olsa ritüellerini devam ettirmeye çalışanlardanım.
Geçtiğimiz hafta yaptığımız telefon görüşmesinde çarşamba günü CHP İl, İzmit İlçe ve Gebze’de bir dizi temaslarda bulunacağını ve beni de yanında görmek istediğini belirtmesi hoşuma gitti.
Saat 13.00 gibi CHP İzmit İlçe binasında olacağını sonrasında saat 14.00’de İl binasına geçeceğini belirtti.
Her iki ziyaret ve toplantısını yakından takip etme fırsatı buldum.
Öncelikle Hurşit Güneş bizlerden birisi…
Kocaeli’nin, İzmit’in ve diğer ilçelerin nabzını tutabilen bir siyasi isim. Ekonomi profesörü olmasının yanında aileden gelen çok başarılı bir siyasetçi.
Türkiye’nin her yerinde CHP hakkında görüş alabilen, neler oluyor partide nabzı tutabilen önemli bir kişi.
CHP’nin zamana ihtiyacı olduğunu, 38. Kurultay’ın iptal kararı alınması ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin başına tekrardan geçmesini tasvip etmediğini her fırsatta belirtiyor.
CHP’nin yapması gerekenin kurultay olduğunu ve yeni seçilecek Genel Başkan ile suların durulacağını ve tekrardan ana muhalefet partisi olarak siyasi hayatına devam edeceğine emin olduğunu söylüyor.
20-30 yıl sonrasında CHP’nin var olacağını ama diğer partiler için bunu asla söyleyemeyeceğini açık bir şekilde ifade ediyor.
Bugün partinin yaşadığı sıkıntılardan kurtulması için kısa bir süreye ihtiyaçlarının olduğunun bilincinde olunmasını ve Yeni Parti’ye giden veya CHP’den istifa edip hiçbir yere gitmeden bekleyen vatandaşların geri döneceklerine emin olduğunu anlatıyor.
Atatürk’ün kurduğu ve temellerinin Ulu Önderimiz tarafından atıldığını, başka partilerin kurucularının asla Atatürk olamayacağını hatırlatıyor.
Kendisinin ailesinden bir mirası olarak CHP üyeliğini aldığını, ömrünün her bölümünde CHP’li kaldığını ve son nefesini verene kadar da kalacağını kamuoyu ile paylaşıyor.
Bugün Genel Başkanlık konusunun çok erken olduğunu, CHP için ateşten gömlek giyen şu andaki il ve ilçe yöneticilerine sahip çıkılması gerektiğini ifade ediyor. Hatta her birine “kahraman” diyebiliyor.
CHP içerisinde seçilen bir yönetimin mutlak butlan sürecinde görev yapıyor olmasının aslında çok önemli olduğunu ama kurultayın biran önce yapılması ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayrağı yeni seçilecek genel başkana teslim etmek için şimdiden hazırlıklarını yapmasının en uygun ve doğru karar olacağını söylemek istiyor.
Mutlak Butlan kararı çıktığı günden itibaren, şahsen ben CHP parti üyesi olsam istifa etmez ve kurultay gününü beklerdim.
CHP içerisinde muhalif olur ama terk edip hiçbir yere de gitmezdim.
Yeni Parti’yi kuranlar yanlış yaptılar da asla diyemeyiz.
Parti içerisinde yaşananlar ve kendilerine dayatılmaya çalışılan haksızlıklardan biran önce kurtulmak istemeleri onlar açısından en doğru karar olduğuna inandılar ve gittiler diye de düşünüyorum.
Tekrardan CHP’ye geri dönerler mi? Bunu şu anda kestiremiyorum. Yarın seçim olsa bir seçim kararı alınsa Yeni Parti, CHP’yi çok büyük bozguna uğratır diye de inanıyorum.
Ama bizler Türkiye’de yaşıyoruz. Bu olaylar asla olmaz ülkemizde denen ne varsa şu sıralarda yaşıyor ve karşılaşıyoruz.
Prof. Dr. Hurşit Güneş’in söylediği gibi zaman bu işin de ilacı olabilir ve giden oyların tamamına yakını veya fazlası CHP’ye gerisin geriye dönebilir.
Artık hiçbir şeye şaşırmayacağımı açık bir şekilde de ifade etmek isterim.
Yaşayıp göreceğiz. Seçimlerde kime oy verecek ya da vermeyeceğiz.
Benden söylemesi.

