Mesaj atanlar ortadan kayboldu
Tuğrul Kırankaya
Betonlaşmanın sıkıntısı son günlerde yaşanan olağan dışı yağmurlar sonrasında etkisini olumsuz bir biçimde göstermeye devam ediyor.
Her yere, daha önce tarım arazisi olan, dere yatağı bulunan yarlara yeni siteler dikiliyor.
Etrafına yollar, çevre düzenlemesi adı altında betondanlar dökülüyor.
Yeni yollar yapılıyor, siteler ve alışveriş merkezlerine ulaşmak için yollar hizmete açılıyor ama bunlara uygun ne su gideri, ne de bir başka önlem alınamıyor.
Mesela Yuvacık bölgesinden bahsedelim…
En tepeden aşağı doğru yüzlerce yeni siteler, binlerce yeni daireler, on binlerce insanlar ikamet ediyor.
En ufak bir yağmurda, asfalt kahverengi yani toprak rengine bürünüyor. Dere yatakları yeni yapılan yolları taşkınlık sonrasında kapatıyor.
Paşadağ Mahallesi bölgesinde yer alan Zeray İnşaat’ın yapmış olduğu yepyeni sitelerin içerisindeki araçları site dışarısına park ediliyor. Neden diye sormaya bile gerek yok, çünkü araç park yeri olarak planlanan yerleri su basıyor.
Zemin katları su basma tehlikesi yaşıyor.
Geçmiş dönem Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun evinin bulunduğu, Diş Hastanesi denen bölgede yol sular altında kalıyor. Dere olan ve ıslah edildiği sanılan bölge Zeray İnşaat’ın ofisi ve yeni inşaatı arasında geçiş imkanı vermiyor.
İstinat duvarları yıkıldı yıkılacak, Yuvacık tarafında heyelan tehlikesi yağışların fazlalığından dolayı her yerde yaşanmaya devam ediyor.
Yuvacık Barajı’ndan, Karakaya Barajı’ndan ana hatlarda yaşanan heyelandan dolayı kopmalar meydana geliyor ve bütün kentin tamamını besleyen sular kesiliyor.
Paşadağ Mahallesi’ne 2 gündür su verilemiyor.
Gerekçe olarak; “Heyelan sebebiyle zarar gören yerlere yağışlar dinmeden müdahale edilemiyor. Heyelandan dolayı zarar gören yerlerin onarımı için suyun tahliye edilmesi gerekiyor. Çökme ve iş kazası riski olduğu için bu sorunun ortadan kalkması bekleniliyor.”
Yıl olmuş 2026’nın Ekim ayı, yani sene de bitmek üzere…
Bu hatların ve bölgede bulunan ana arterlerde, ara arterlerde 1999 Depremi sonrasında planlanmış ve birkaç yıl önce tamamlanmış.
Kocaeli’de bugün yaşanandan daha büyük felaketlerin yaşanacak olması bilinen bir gerçek. Depremi, afeti bu kentin alışık olduğu ve daima hazır olması gereken bir sınav.
Günlerce su vereme… Sonra ortaya çıkıp, biz gelişmiş bir ülkeyiz diye ahkamlar kes, hikayeler anlat.
Depreme hazır mıyız diye konferanslar düzenle…
Kentsel dönüşümden bahset, binalar yenilenmeli diye programlar düzenle ve herkesten destek bekle…
Ama kentin bazı noktalarına su vereme, doğalgaz vereme…
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler adama.
Şimdi ortaya çıkıp, bu kurumların başındaki yetkililerden hesap sormak gerekmez mi?
Binlerce aileyi mağdur eden bu yapıları sorgulamak gerekmez mi?
İSU bünyesinde yaşanan afet durumlarında müdahale etmesi için kaç kişi çalışıyor?
Sadece bu gibi durumlarda hızlı çözüm üretmek ve aksiyon almak için ne kadar masraf yapılıyor?
Bunları sormak ve çözülemeyen sıkıntıların nedenini öğrenmek gerekmez mi?
Daha büyük felaketler yaşanması durumunda, demek ki bütün kent stop edecek ve herkes kendi başının çaresine bakmak için mücadele edecek.
Bir de utanmadan halen mesaj atıp, faturanızı gününde ödemezseniz kesme işlemi gerçekleşecek ve bu kesim ücreti de bir sonraki faturanıza yansıtılacaktır mesajı atıyor ve bu durumdan da hiç utanmıyorlar.
Verilmeyen suların, yaşanan bu sıkıntıların faturaları kime yansıtılacak ve bedeli tahsil edilecek?
Nasıl olacak da bu işler Kocaeli’de düzelecek?
Anlatın da bizler de bilelim ve öğrenelim.
Fatura ödemesi için attığınız mesajlar gibi biz abonelerinize ulaşabilirsiniz.
Benden söylemesi.

