Masada dostlar, gündemde Kocaeli vardı
Tuğrul Kırankaya
Geçtiğimiz cuma akşamı Vahit Eryılmaz abimizin düzenlediği yemeğe katılmak için davet edildim.
Vahit abiyi rahmetli İsmet Çiğit sayesinde tanımış ve sevmiştim. Birkaç kez hep beraber oturmuş, eski günleri konuştukları masalarına misafir olmuştum.
Hiç tereddüt etmeden, kimler gelecek diye dahi sormadan yemeğe katıldım.
Arabamı Dolphin AVM’nin kapalı otoparkına park ettim. Yağmurdan etkilenmeyecek bir yer olduğuna emin olarak gönül rahatlığıyla da bıraktım. Heef Restoran’dan içeri girdiğimde gazeteci arkadaşım Cemalettin Öztürk, Kocaelispor sportif direktörü Metin Özkan ve Kocaelispor Organizasyon Müdürü Mehmet Açık oturuyorlardı. Selam verip, sarılıp kucaklaşıp yanlarına oturdum.
Biraz sonra gazeteci Adem Turgut aramıza katıldı. Daha sonra gazeteci Mesut Akbulut.
Çok geçmeden Vahit abi ve Ulaş Yıldız. Az biraz daha geçti geçmedi Mustafa Çulcu.
Peşlerinden Kocaelispor kulüp başkanı Recep Durul, yöneticiler Gürhan Darcan ve Ercan Fırıncı.
Vahit abi mekanda olmayacak bir işi başarmış ve menülerine balık çeşitleri eklemelerini sağlamış. Kısa bir süre sonrasında da Heef Restoran’ın bir bölümü eski usul meyhane tarzı bir işletme hizmete açılacak. Hazırlıklarına başlamışlar.
İzmit için bir eksik olan mekanı, titizlikle hazırlıyor ve planlıyorlar.
Yemekte hem palamut ve tekir, hem de et, köfte ve tavuk çeşitleri vardı.
Ortaya meze olarak humus, fava, acı ezme, cacık ve Akdeniz salata servis edilmişti.
Yazmadan ve anlatmadan geçemeyeceğim güzellikte beyaz peynir vardı ki, başka hiçbir şey olmasa sırf beyaz peynirle 4-5 duble rakı içmek yeterli olabilirdi.
Daima palamutçu olduğumu belirtmek ve günün her öğününde yiyeceğimin üstüne basarak sizlere anlatmak isterim.
Palamudu da, beyaz peyniri de biraz abartı biçimde yediğimi de itiraf edebilirim.
Mustafa Çulcu hocam; Federasyonda yapılanları ve hakemlerin skandal davranışları hakkında kısa da olsa bir açıklama yaptı. Ülkemizde yaşananlara hiç şaşırmadığını, haksızlık yapanların tutuklanması ve bu şekilde yargılanmalarının en doğru karar olduğunu izah etti.
Kendisinin Deniz Kuvvetleri’nden emekli bir personel olduğunu ve her sene mal beyanında bulunmalarının bir görev olarak kendilerine öğretildiğini bizlere izah etti.
Kendisi ve ailesinde hiç kimsenin bu şekilde davranmasının mümkün olmadığını, teklif dahi edilemeyeceğini üstüne basa basa bizlere ifade etti.
İşadamı Ulaş Yıldız; Kocaelispor’un başarısının asla bir tesadüf olmadığını, buna da gerçekten emin olduğunu anlattı. Daha önceki yönetimde yer aldığını ama yaşanan başarısızlık sonrasında tepki göstermek amacıyla görevinden istifa ettiğini ve yaşadığı süreci anlattı.
Kocaeli için kalıcı eserler bırakılması gerektiğini, kültür ve sanat üzerine çalışmalar yapılması ve nesillerden nesillere bu eserlerin kentimizi temsil etmesinin önemine değindi.
Bu sırada, kendi firmasının Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Fethiye Caddesi’nin üst tarafında bulunan Tarihi Osmanlı Hamamı’nın restorasyonu konusunda girişimlerde bulunduğunu, ihaleye katılıp bir yıl önce ihaleyi kazandığını belirtti.
Yer tesliminin firması tarafından alındığını ancak 6 aydır inşaat için onayı Ulaştırma Bakanlığı’nın yetkililerinden alamadıkları konusunun altını çizdi.
Metro çalışması yüzünden inşaat iznine Ulaştırma Bakanlığı tarafından izin verilmesi ve Tarihi Osmanlı Hamamı’nın inşaat güzergahı içerisinde bulunmasının sıkıntılarını hissettiklerini izah etmeye de çaba sarf etti.
Çok güzel ve kent için çok önemli bir kongre alanı yapmak istediklerini ve bunun projelerinin hazır olduğunu anlattı. Kentin önemli eksiklerinden birinin tamamlanması için mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.
Kocaelispor Başkanı Recep Durul oldukça naif ve kibar bir insan. Bu özelliğini de yine her birimizin adına not yazıp imzaladığı kitabıyla ortaya serdi.
Yemeğe gelmeden önce hazırlamış kitapları ve bizlere takdim etti. Kocaelispor’un başarısının tesadüf olmadığını, kendisinin uzun yıllardır yönetimlerde yer aldığı ve bu günleri kafasında planladığını anlattı.
Genç bir takım olduğumuzu ve başarılarımızın her gün daha da artarak devam etmesi için her türlü mücadeleyi vermeye çalıştığını bizlere izah etti.
Çok güzel bir akşamdı. Birlikte ve teker teker poz verdik ve zamanı ölümsüzleştirdik. Bazı arkadaşlar ortamdan erken ayrıldı. En son masada Vahit abi, Metin Özkan ile birlikte kaldım. Son dublemi içtim ve taksi çağırıp evimin yolunu tuttum.
Emeği geçen ve bizleri davet eden Vahit Eryılmaz abimize, bizleri düşünen herkese teşekkür ederim.
Benden söylemesi.






