BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Koşarken yaşamayı unutmamak lazım

Tuğrul Kırankaya

Abone OlGoogle News
21 Ekim 2026 18:02

Bu hayatta yaşarken her birimiz maraton koşucusuyuz.

Hayat uzun ve etaplarla dolu. Her yaşın ayrı güzelliği ve bir o kadar da fazla sorunları var.

Doğuyorsunuz ve dünyaya gözlerini açıyorsunuz. İlk birkaç sene hiç hafızalarda yok. Ne yapıyor, nasıl hayatınızı idame ediyorsunuz, ilerleyen yıllarda hatırlayamıyorsunuz.

Okula başlıyorsunuz, kısa kısa hatıralar oluşmaya başlıyor. İlkokula başladığınız gün, özel günler gibi gibi.

Ortaokul ve lise zamanlarınız biraz daha belirgin ama hafıza da silik. Üniversite çağları bir o kadar net.

İş hayatı ve kendi kişisel ilişkileriniz giriyor devreye uzayan yıllar içerisinde. İyi ilişkiler, kötü ilişkiler, keyifli ve hoş zaman geçirdiğiniz günler…

Yaş ilerledikçe öncelikler yer değiştirmeye başlıyor.

Geçmiş zamanda yaşadığınız her olay size tecrübe olarak kalıyor.

Hayatınıza giren her insan, bir anlam ve düşünce olarak hafızalarda iz bırakıyor.

İlk etapta iyi bir araba ve güzel bir ev sahibi olmak istiyorsunuz.

Önce ufak ve bütçenize uygun bir araba alıyor ve yıllar içerisinde yenilemeye çalışarak devam ediyorsunuz. Biraz daha iyi ve yeni, biraz daha, biraz daha derken dibini bulmak için çaba ve enerji harcıyorsunuz.

Ev konusu daha başka konu. Aileden kalan bir eviniz varsa orada oturmaya başlıyor yoksa eğer en uygun bulduğunuz eve balıklama atlıyorsunuz.

Zaman geçtikçe evin içerisine ve etrafına özen göstermeye, daha da fazla güzelleştirmeye çaba harcıyorsunuz.

Durumunuz çok düzelirse eğer, yeni bir semt ve yepyeni bir site içerisinde oturmak için çalışmalar yapıyor ama eski günlerde yaşadığınız mutluluğu asla yakalayamıyorsunuz.

Komşuluk ilişkileri sunileşiyor, sizi abi veya amca olarak gören küçükleriniz de bey demeye başlıyor.

Ve alışık olmadığınız bir yaşamın içerisine atılmış gibi mücadeleye devam ediyorsunuz.

Hayat hemen bitmiyor tabii ki…

Çocuğunuz falan oluyor, yepyeni hiç bilmediğiniz duygular yaşamaya devam ediyorsunuz. Maraton koşarken, dekatlon koşmaya başlıyorsunuz.

Çocuğunuz her şeyin önüne geçiyor, kendinizin bile…

Yapamadıklarınızı, isteyip de gerçekleştiremediklerinin çocuğunuz yapsın ve yaşasın diye yepyeni bir serüvene başlıyorsunuz.

Yaş ilerliyor ama hedefler çoğalıyor.

Günler sizin için hızlanıyor, geriye kalan hayatınız kısalıyor ama yapacak o kadar çok işiniz var ki, adeta hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyorsunuz.

Daha hızlı koşarak daha kısa mesafeleri kat etmeye uğraşıyorsunuz.

Okulun parasını halledeyim, ben giyemedim o giysin, ben yiyemedim o yesin, ben yapamadım o yapsın derken bir de bakıyorsunuz ömrünüzün büyük bir kısmında artık kendiniz yoksunuz.

Önem ve ihtiyaç sırasında en arka plana kendiniz düşmüşsünüz.

Maraton da bir taraftan devam ediyor, bir etaptan başka bir etaba yaş alarak gidiyor ve yaşlanıyorsunuz.

30’lu, 40’lı, 50’li yıllar ardınızda kalmış…

Tam bu sırada şunu sorun kendinize istiyorum.

Geriye dönüp baktığınızda, hafızanızda kalan anılarınızda ve zamanlarda mutlu musunuz?

Bir daha size geri dönüp yaşama hakkı verilse, aynı hayatı yaşamak ve tüketmek ister misiniz?

Bu iki sorunun cevabını aramaya ve peşinden koşmaya çalışın.

Maraton bittiğinde, başarılı olmak veya olmamak değil amacımız.

Hayatı bize belirlenen süre içerisinde güzel yaşamak, sağlıklı yaşamak ve evlatlarımıza iyi birer isim bırakabilmek olmalı, amacımız…

Kimseye bile isteye zarar vermeden, kötülük yapmadan tamamlamak zamanımızı.

İyi insan olmak, iyi insan gibi davranmak, en azından iyi olmak için mücadele etmek amacımız.

Bizimle birlikte hareket etmeye çalışanlara ayak uydurabilmek.

Sırf kendi doğrularımızın değil de biraz da onların doğrularının seslerini duyabilmek ve bunu başarabilmek olmalı amacımız.

Benden söylemesi.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Tuğrul Kırankaya

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları