BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Kısa bir Bodrum molası 

Tuğrul Kırankaya

Abone OlGoogle News
08 Haziran 2026 18:02

Mavi Kocaeli Gazetesi’ne başladığımız günden itibaren hiç tatil yapmamış, tuzlu suya vücudumuzun hiçbir yerini değdirmemiştim. 

Oraya koştur, buraya koştur bir temponun içerisinde mücadeleye devam etmek hoşuma da gidiyor aynı zamanda… 

Belediye-İş Sendikası’nda uzun yıllar önemli görevlerde bulunan Sedat Küçük abimiz yaklaşık 5 yıl kadar önce karar aldı ve eşi Tülay Küçük ile birlikte Bodrum’a yerleşti.  

Aniden yaşandı bu gelişme… Güngör Arslan ve İsmet Çiğit hayattayken hepimiz birden de şaşırmıştık adeta. 

Sedat abi ben rahmetlilerle takılmaya başladığımda, gazetede onlarla birlikte hareket ediyordu. Her yere beraber gidiyor, her akşam beraber oturuyordu. 

Sonrasında da gecemiz gündüzümüz hep beraber geçmeye başlamıştı ki, Bodrum fikri ortaya atıldı ve hızlı bir şekilde taşındı. Buradaki evini de kapatmadı. İlk zamanlar gitti geldi. Sonradan da Bodrumlu oluverdi. 

Biz yine görüşmeye devam ettik.  

Kocaelispor’la birlikte 1 Lig karşılaşması için Bodrum deplasmanına gittik. Bizim kafile hep beraber yedik içtik dolaştık. Misafiri olduk. 

Geçtiğimiz hafta Sedat abi aradı. Sendikayla ilgili yeni bir çalışmalarının olduğunu, Ankara’ya sık sık gidip geleceğinden bahsetti. “Hiç gelmediniz, yeni sendika kurulursa ben çok yoğun olurum ve sizlerle ilgilenemem. Geliyorsanız bu hafta sonu uçağa binip gelin” dedi. 

Telefonu kapattım. Zerrin’e konuşmayı anlattım… “Uygun uçak bileti bulursan gidip dönelim. Hem denize gireriz, hem de kafamızı biraz dağıtırız. Sedat abi de ne zamandır bahsediyor. Kırmamış oluruz” dedim. 

Yarım saat sürmedi. Biletler alınmış, Sedat abiye geliyoruz biz haberi verilmişti. 

Cuma akşamı işlerimizi tamamlayıp, 20.30 uçağına zorla yetiştik. Gebze’de otoban yol çalışmasından dolayı kapalı. Ucu ucuna da olsa bindik uçağımıza… 

Birer tane şort, mayo, tişört ve terliklerimizle birlikte Bodrum’a iniş yaptık. 

Sedat Küçük ve Adil Aydın bizleri havalimanında karşıladılar. Adil abi de İzmitli, bizlerden biri. Yaklaşık 10 yıl olmuş Bodrum’a yerleşeli. Sedat abiyle birlikte Bodrum’un yerlisi olmuşlar adeta.  

Herkes onları, onlar da herkesi çok sevmişler. Tanımayan, hürmet göstermeyen yok her ikisine de. 

Sedat abinin eşi Tülay Küçük lise döneminden arkadaşımız. Benden birkaç yaş ufak, kız kardeşim Tülay’ın dönem arkadaşı. 

Acıbadem Hastanesi’nde idari işlere bakıyor. Burada çalışırken de aynı sağlık grubunda görev yapıyordu. Bodrum’da da devam etmiş bu görevine. 

CHP İl Yöneticisi, Bodrum’un yerlisi Mehmet Barut var bir de. Daha önce İzmit’e Sedat abiyle birlikte gelmiş, Yakup Reis’te beraber kafaları çekmiştik. 

Cuma akşamından pazar günü öğlen dönüş uçağı saatimize kadar hiç yalnız bırakmadı bizi. Denize gittik yanımızda, bara gittik yanımızda… 

Kahvaltı, yemek, eğlence her vakit yanı başımızda. Ne elimizi cebimize attırıyor, ne de yanlış bir yere girmemize müsaade ediyor. Burada şu yenir, burada kahve içilir, fotoğraf çektirilir. Denize girmeye şuraya gideceğiz, gece eğlenmeye buraya… 

Tuğrul efem diyor, başka bir şey demiyor. 

Çok güzel ve enerji doldurduğumuz bir iki gün oldu. Bol bol denize girdik, yüzdük. Tuzlu suyu genzimizden içeri çektik, huzur bulduk. 

Bayram sonrasında denk gelmemiz de gerçekten çok önemliydi. Bodrum boş denebilecek seviyedeydi. Vıcık vıcık insan seli yoktu. Deniz çivi gibi olmasa da, hoş bir serinlik içerisindeydi. 

Cumartesi gecesi bizi misafir ettikleri Bayram Balık gerçekten de Bodrum’da gidilmesi gereken bir mekan. Balığı ve mezeleri mükemmel. Deniz levreğinin en tazesini yemeniz mümkün. Lezzeti de gerçekten damakta uzun süre kalacak bir lezzet. 52 yaşındayım, bugüne kadar bu kadar iyi levrek yemedim. 

Cuma ve cumartesi akşamları Bayram Balık’ta canlı müzik yapan sanatçı Tolga’ya da küçük bir paragraf açmam gerekiyor. Bu kadar güzel bir ses ve gerçekten iyi bir şovmen… Sahnenin hakkını veriyor. 

Bayram Balık’a yolunuz düşer de bir akşam gittiğinizde ne anlatmak istediğimi çok daha iyi anlayacağınıza eminim. Tazecik balıklar ve mezelere çatal vurmaya kıyamayacaksınız. Bodrum’a yolunuz düşerse eğer Meyhaneler Sokağı’nda bulunan mekanı mutlaka denemenizi tavsiye ederim. 

Okullar kapanmadan ve kalabalık başlamadan bir iki gün de olsa Bodrum’un güzelliğini yaşamanızı öneririm. Bahsedildiği gibi de çok pahalı falan değil.  

Bodrum merkezde kalın, denize girin, yiyin için, gezin dolaşın. Ülkemizin kıymetini bilin. 

Benden söylemesi. 

 

 

 

 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Tuğrul Kırankaya

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları