Keyifli İzmit günleri yaşamaya devam
Tuğrul Kırankaya
Palamut bol olunca, aklımızda da her daim İsmet Çiğit bulununca kaçınılmaz son haliyle belli oluyor.
Ne zamandır Orhan Balcı ile rakı masasına oturmamıştık.
Geçtiğimiz hafta Mavi Kocaeli Gazetesi’ne ziyaretimize Yılmaz Değirmenci geldi. Onunla konuşurken “Bir akşam oturalım, palamut da bol iken, eski günlerden bahsedelim” diye konuya girdim. Cuma akşamı Artvinliler Lokali’nde buluşmak üzere de sözleştik.
Orhan Balcı, Yılmaz Değirmenci ve Ergün Demir ile birlikte hem sektörün sorunlarını, hem günümüz sıkıntılarını ve geçmişte yaşanan olayları Artvinliler Lokali’nin masasına yatırma fırsatı bulduk.
4 kişi mezeler, ortaya 2 adet takoz dilimli hale getirilmiş palamut, meyve ve tuzlu fıstık…
Ben biraz yemeğe geç kaldığım için birer duble rakı söylenmiş ve sonrasında 100’lük Yeni Rakı eşliğinde günü tamamladık.
Hesap 7.400 TL geldi. Bence yiyip içtiklerimize göre makul ve anlaşılır bir durumda.
Cumartesi günü bütün günümü çarşıda vakit geçirdiğimi ve neler yaptığımı zaten sizlere birkaç gün önce köşemde yazmıştım.
Haftanın ilk günü mesaisine yine erkenden başladım ve ofiste çalışmaya devam ettim. Akşamüzeri Zerrin’e “Ben biraz acıktım, akşam ne yiyeceğiz” diye sorma gafletinde de bulundum.
“Sen hafta sonu yiyeceğin her şeyi yemişsin zaten, daha ne yiyeceksin” diye cevabımı da aldım.
Hemen Ertan abiyi aradım.
Ben “Ciğer var mı abi?”
Ertan usta “Var, kaç porsiyon?”
Ben “3 porsiyon olsun abi.”
Ertan usta “O kadar çıkmaz ama ekşili köfte falan koyarım yanına, sen merak etme. Saat 18.00 kadar da gel al” dedi.
Motora atlayıp hem yemekleri almaya, hem de biraz sohbet etmeye hızlıca gittim.
Gittiğimde Orhan Dönmez oturuyordu. Onunla birer çay içtik ve hazırlanan poşetimi alıp yola koyuldum.
Zerrin, ciğeri görünce, ben zaten başka bir şey yemem dedi.
Ekşili köfte ve ayrıca da yanına biraz patlıcan kebabı koymuş Ertan usta.
Bu kadar mı güzel patlıcan yemeği olur, içerisine bu kadar mı bol et konulur… Gerçekten sizlere lezzeti anlatamam, Çorbacı Ertan’da bir öğünde yemek yemenizi ve mutlaka yemeklerinin tadına bakmanızı öneririm.
Bunca yemeğin üzerine bana kalan Arnavut ciğerini de yiyince zaten 3 gün daha hiç yemek yemesem yeridir.
Arada sizlere pazar günümü de anlatmayı istiyorum.
Her zaman olduğu gibi gazete ekibi olarak pazar günü çalıştık.
Akşam Galatasaray deplasmanında maça çıkacak Kocaelispor’u da Mavi Kocaeli Gazetesi’ndeki sayfalarımıza eklemek için saat 20.00’de oynanan karşılaşmanın tamamlanmasını bekledik.
Bu kez basın tribününe deplasman kotası uygulandığı için Orhan Balcı ile birlikte ikimizin feragat etmemiz gerektiğine inandım. Televizyondan canlı seyretmeyi ve gazetenin sayfalarını tamamlamayı uygun gördüm.
Akşam yemeği için Kalaycılar Çarşısı’nda bulunan Balıkçı Uğur’a telefon ederek palamut, karides ve salata siparişini verdim.
Kocaelispor maçını izlemeden önce Zerrin’le beraber yemeği de güzelce yedik.
Rahmetli İsmet Çiğit’in yazdığı ve anlattığı kadar var bu sezon palamutun lezzeti…
Balıkçı Uğur da gerçekten İzmit’te marka olma yolunda hızla ilerliyor diyebilirim. Balıklarının yanında salatası ve garnitür çeşitleriyle de damak tadını en üst seviyelere çekiyor.
Kalaycılar Çarşısı’nda Balıkçı Uğur’un hemen karşısından Evren’in işlettiği şarküteriden Kocaeli Şekerleme’nin Tahin Helvası’nı da alırsanız, balığın yanında başka da bir şey almanıza gerek yok diyebilirim.
Mükellef denebilecek kıvamda sofrayı kurar ve en uygun fiyatlarla ziyafet çekebilirsiniz.
Ekstra olarak masamda bir şeyler daha isterim derseniz, az aşağı yürüyüp Asrın Kuruyemiş İlyas Kırlı abinin dükkanına da uğramanızı tavsiye ederim. Kuruyemişlerin en tazesini, en leziz ve sıcağını bulacağınıza eminim.
Dikkat edin ama tuzlu fıstığı bağımlılık yapabilir.
Benden söylemesi.

