Çok eskiye gittim
Tuğrul Kırankaya
Seviyorum bu kenti, İzmit’i…
Neden mi?
Pazartesi güne yine erken denecek saatlerde başladım. 07.00’yi biraz geçerken evden dışarı çıktım ve İzmit’i baştan sona gezdim dolaştım.
Dükkanını yeni açan esnaflarla, çöpleri toplanmayan vatandaşlarla konuştum ve dertleştim.
Çorbacılara uğradım, börekçilerde vakit geçirdim.
Esnaf sıkıntılı, dertli…
Kurban Bayramı’nın hemen sonrasında, ekonomik sıkıntıların da her geçen gün artmaya devam etmesinden dolayı işleri durgun.
Okullarda bu hafta kapanacak ve İzmit biraz da olsa boşalacak. Yazlıkçılar yazlığına, tatilciler tatiline gidecekler. Durgunluk daha çok artacak ve bakalım bu sene işleri nasıl olacak…
Sabahları rahat ve trafik sorunu yaşamadan dolaşmak için motosiklet bakıyorum. Bu sebepten de bayileri bir süredir geziyor ve yeni çıkan modelleri inceliyorum.
Kaya otomotivden Kymco almaya karar verdim. Scooter tarzı ve ufak bir motor. Bakalım, hayırlısıyla kazasız belasız binmek nasip olur inşallah.
Akşamüzeri Karamürsel’e gidip döndüm. Trafik biraz rahatlamış gibi. Yuvacık kavşağının tam anlamıyla hizmete açılmasıyla daha da rahatlayacağına eminim.
Dönüşte Bahçecik sapağında arkadaşım Ümit Kurul’un işlettiği Sude Lokantası’na uğradım. Enfes yemeklerinden, fındık lahmacunundan ve kadayıf tatlısından yedim.
Ümit usta yeni arayışlar içerisinde, bir şube daha açmak ve işleri daha da fazlaca büyütmek niyetinde.
Ekonominin bu kadar bozuk olduğu dönemde, işleri iyi olan ve yeni yatırımlar yapmak için uğraşan insanların olması gerçekten önemli.
Ama şunu da söylemeden geçmeyeyim, Sude Lokantası’nda lezzetler gerçekten harika. Gitmeli ve ne demek istediğimi tadına bakarak kontrol etmenizi tavsiye ediyorum.
Nazar değmesin diye de dua ediyorum.
Başka bir esnaf arkadaşımız da, Başiskele sahilinde önemli bir İzmit markasını açmak için uğraşıyor. Her gün yer arıyor ve görüşmeler yapıyor.
Yakın zamanda onunda haberini yapacak ve siz değerli okurlarımıza duyuracağız.
Başiskele ayrı bir cumhuriyet oldu diyebiliriz.
Sahil bölgesi ayrı, yol güzergahı ayrı, dağ tarafı ve baraj etrafı apayrı bir biçimde.
Her geçen gün daha da gelişiyor ve nüfus artıyor.
Ama hizmetleri bir o kadar hızlı şekilde artmaya devam ediyor. Başiskele Belediye Başkanı ilçenin her yerinde, her konuya, her yapıya da ve soruna da hakim bir şekilde hizmet vermeye çalışıyor.
Sahilde bir kafeye gittiğinizde de, yol güzergahında herhangi bir lokantaya oturduğunuzda da kendisiyle karşılaşmanız mümkün.
Pazara çıksanız, pazarda karşınıza çıkması muhtemel…
Allah için görevini başarıyla ve iyi bir şekilde devam ettiriyor. Başarılarının devamını diliyoruz.
Sude Lokantası’nda kalktıktan sonra arabayı Leyla Atakan Caddesi üzerine park edip, arkadaşlarımın yanına Rodopi Kafe’ye geçtim. Çay içtim, muhabbet ettim.
Yürüyüş Yolu’na yüzüm dönük bir şekilde oturmuş, boşluğa doğru bakarken “Ne düşünüyorsun, nerelere daldın?” diye bir soru yöneltildi.
Ne mi düşünüyorum?
Hemen yolun karşısında Çoban’ın Dondurması vardı. Az ilerisin de kuruyemişçi ve bugün bile lezzetini bulamadığımız Japon çekirdeği. Kocaman, simsiyah…
Rodopi Kafe’nin olduğu binanın alt katı Hayri ve Kemal abilerin saunasıydı, hemen karşısında Maraş dondurmacısı vardı.
Çok eskiye gittim sanırım. Masada bulunan hiç kimse haliyle bunları hatırlayamadılar. Güldüm ve geçtim.
İzmit’i gerçekten çok seviyorum. Her halini bildiğim için, kötüsünü de güzel günlerini de yaşadığım için sanırım.
Demiryolu Caddesi vardı ama şimdi yürüyüş yolu olması gerçekten de bu hale gelmesi kentimize büyük değer kazandırdı.
İlk başlarda çok karşı çıktık. Çok itiraz ettik. Adeta isyan edercesine yazılar da yazıldı.
Ama gün geçtikçe çok daha güzel hal almaya ve İzmit’e yeni renk katmaya devam ediyor.
Yeni yapılacak kentsel dönüşümlerle de daha da güzel olacağını şimdiden görmemiz ve destek olmamız gerekiyor.
Eski ve hasarlı görüntüden kurtulması için hizmet eden, kentin yenilenmesi için gönül verenlere gerekli desteği vermek boynumuzun borcudur.
Benden söylemesi.

