Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık
Tuğrul Kırankaya
Ülkemizde ekonomi gerçekten anlaşılmaz bir hal almaya başladı.
Hiç kimse doğru hesap yapamıyor. Hiçbir şeyin fiyatı aylarca aynı kalamıyor.
Bırakın aylarca demeyi, günlerce bile değişmeden fiyat belirlemesi yapılamıyor.
Şimdi okullar açılacak. Okul fiyatları fahiş duruma gelmiş gibi duruyor ama okulların kapanmasına yakın hepimize ucuz gelecek.
Öğrencinin yemeği ve servisi bugün hesaplanmaya çalışılsa, hesaplanamıyor. İşin içerisinden kimse çıkamıyor.
1 Amerikan doları 2020 yılında 7,02 TL seviyelerindeymiş, motorin fiyatı da 6,50 TL ile 7,18 TL arasında gidip gelmiş.
1 Amerikan doları 2021 yılında 8,88 TL seviyelerinde dolaşmış, motorin 6,60 ile 7,00 seviyelerinde tamamlamış.
1 Amerikan doları 2022 yılında 16,59 TL ye fırlamış, neredeyse iki katına çıkmış. Motorin 13,72 TL ile başlayıp 22,03 seviyelerinde yılı tamamlamış.
2023 yılında 1 Amerikan doları 24,15 TL olmuş, motorin altta kalır mı? 22,61’den başlayıp 37,53 TL seviyelerini görmüş.
2024 yılında 1 Amerikan doları 32,83 TL olmuş, motorin 37,21’den başlamış 43,90 TL’ye kadar yükselmiş.
2025 yılında 1 Amerikan doları 39,50 TL olmuş, motorin 43-45 TL arasında dolanıp durmuş.
2026 yılında 1 Amerikan doları 43 TL seviyelerinde ama motorin aldı başını hızla gidiyor. Şu sıralar 81 TL, haftaya ne olur belirsiz.
Yılın sonunda 1 litre motorinin 100 TL olması kuvvetle muhtemel görünüyor.
Şimdi okullar açılıyor diye sadece kayıt ücreti falan da yok.
Kıyafeti var, çantası var, defteri ve kitabı var.
Kalemi var, boyası var.
Servisle gitmeyenlere abonman bileti, okulunda yemek olmayanlara yemek ücreti ve harçlığı var.
Anlayacağınız var da var diyelim.
Okula giden bir ilköğretim öğrencisine ne kadar harçlık vermelisiniz mesela?
Orta öğretim ve lise öğrencisine ne kadar harçlık ödemeniz gerekiyor?
Ya da üniversiteye yeni başlayacak olan bir evladınızın aylık sadece gideri ne kadar olmasını hesaplıyorsunuz?
Gerçekten bir tost 100 TL, bir çay en ucuz 25 TL.
Okula ulaşım günlük en az 200 TL.
Robot olsalar, sadece masrafları okula gidip gelirken olsa bile yine ortaya çok yüksek rakamlar çıkıyor. Her birimizin kazancını sadece eğitim için harcamaya çalışsak bile yetmiyor.
İşin içerisinde çıkılmaz bir duruma doğru sürükleniyoruz.
Kredi kullanayım desen ya kredi verilmiyor, ya da faiz oranları çok yüksek olduğu için kullanılmaz hale geliyor.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali.
Hiç birimiz işin içerisinden çıkamıyoruz.
Üniversiteye göndermeyeyim evde otursun çocuk derseniz, onun da büyük bir maliyet olduğuna da hemfikiriz.
Ya çalışacak iş bulacaksınız, ya yanınızda götürüp meslek sahibi yapmak için uğraşacaksınız.
Herkes üniversite okuyacak diye de bir durum yok.
Teknik eleman eksikliği var ülkemizde, elinden iş gelen ve mesleği altın bilezik olarak görülen sektörler var.
Bu aralar moda belediyelerde çocuğuna iş bulmak, herhangi bir belediyede işe sokmak için kapı kapı dolaşmak.
Bunu da gerçekten ben hiç anlamıyor, anlayamıyorum.
Torpil ve rica minnet işlerinden kurtarmalıyız ülkemizin gençlerini. Tanıdık olması, torpilli iş bulması gibi durumları ortadan kaldırmalıyız ülkemizin tamamında.
Deneme süresi diye bir yöntem geliştirmeli, kimin hangi mesleğe daha yatkın olduğunu tespit edip, o sektöre yönlendirmek için planlama yapmalıyız.
Herkesin belediyede çalışmak istemesinin önüne geçmeli, belediyede çalışacak olanların da gerçekten ihtiyaç dahilinde alınması gerekmesini sağlamalıyız.
Ekonomi sıkıntılı ülkemizde ve gitgide psikoloji de sıkıntılı olmaya başladı.
İntiharlar, toplu cinayetler, aile içinde cinnet geçirme kıyımlar…
Son yıllarda her durum bozulmuş vaziyette…
En önemlisi akıl sağlığı diyelim ve kendimize de dikkat etmeye çalışalım.
Benden söylemesi.

