Acısıyla tatlısıyla iki yıl
Tuğrul Kırankaya
Acısıyla tatlısıyla iki kocaman yılı Mavi Kocaeli’de geride bıraktık.
Rahmetli İsmet Çiğit, yeniden kağıt gazete hayallerinin peşinde koşarken, birden kendimizi Mavi Kocaeli Gazetesi’nde bulduk.
Yıllarca bize anlattığı ve gazeteciliğin kitabını yazdığı bilgilerini kullanma imkanı bulduk.
İlk yılımız çok hızlı ve bir o kadar da tempolu geçti.
Sektörden veya dışardan bizim gibi düşünmeyen herkesle çatıştık ve atıştık. Bizim inandığımız doğrulara uymayanlara yeri geldi kapıyı gösterdik, bağırdık ve çağırdık.
İkinci yıla İsmet abinin rahatsızlıklarıyla başladık.
İlk önce onun izin günlerini arttırdık. Biraz daha fazla dinlenmesi için erken gelip eve erkenden gitmesini sağladık.
Hastanelerde doktorlarla beraber, şeker hastalığından dolayı ayaklarında oluşan yaraların kapanması için gün aşırı pansumana gittik.
Bazen uzun süre sıra bekledik, bazen de hiç beklemeden içeri daldık.
Sigara ve alkolü bırakması için de uzun süre mücadele ettik.
Kocaeli Şehir Hastanesi Enfeksiyon Servisi’nde başlayan tedavi sürecimiz, yoğun bakım ve sonrasında kalp damar servisinde devam etti. Aylar sonra eve taburcu olmuştuk ki, ayaklarda oluşan yaraların tekrardan eski ve kötü halini almasıyla VM Medikal Park Hastanesi yoğun bakım servisinde yatış süreci ve birkaç gün sonrasında vefat etmesi…
Son 5 senemiz her gün beraber geçti. Beraber olmadığımız günler de uzun süreler telefonla görüştük.
Aklıma ne takılırsa arayıp sordum. Aklına ne takılırsa arayıp sordu.
Birbirimizden hiçbir şeyi saklamadık, gizlemedik, yalan konuşmadık.
Ne kadar kılıbık olduğunu da, bugüne kadar hangi gazetecilere onların adıyla köşe yazıları yazdığını da anlattı.
Özgür Kocaeli Gazetesi’nin kuruluş ve satış sürecini, satış sonrasında gazetede devam etmeye mecbur bırakılmasından sık sık bahsetti.
Hayatta yaptığı en büyük yanlışın, bizim de tanışmamıza vesile olan rahmetli Güngör Arslan ile aynı çatı altında çalışmaya karar verdiği süre olduğunu açık bir biçimde ifade etti.
Özgür Kocaeli’deki satış sürecinde görevi bırakması ve kenara ayrılması gerektiğini de…
Oldukça aksi ama bir o kadar da sevdiği ve güvendiği insanlara sevecendi.
Konuşmaya her zaman sert başlar ama biraz zaman geçtikten sonra kendiliğinden yumuşardı.
Gazeteciliğin kağıt gazete olduğuna inanmış ve kısa süre içerisinde de bizleri de inandırmıştı.
Defalarca İsmet abi bu işin geleceği internet gazeteciliği desek ve anlatmaya çalışsak da asla bunu kabul etmez ve kağıt gazetenin tekrardan medyanın en önemli parçası olacağını savunurdu.
Hiç kendine bakmadı.
Son birkaç ayına kadar elinden sigarasını, TV karşısında birasını içmeyi de bırakmadı.
Kendine çizdiği bir hayatın içerisinde ailesiyle birlikte mutlu ve mesut bir biçimde ömrünü tamamladı.
Bizleri istediği ve inandığı kağıt gazeteyle tanıştırdı ve emaneti teslim ederek asla gözleri açık olmadan aramızdan ayrıldı.
Her gün arabada veya gazete içerisinde başbaşayken bana verdiği talimatlara bir yenisini ekledi.
Ben yokken şu konulara dikkat etmelisin, bu konular üzerinde durmalısın der benim hafızama bunların yerleşmesi için gayret gösterirdi.
Biz o yaşasın ve önümüzde yol açmaya devam etsin diye gayret gösterirken o aramızdan erken ayrılacağına emin bir şekilde yaşantısına devam etti.
Keşke ikinci yılımızda bizlerle birlikte olsa ve şu anda gösterdiğimiz başarıyı görse isterdim ama gittiği yerden de bizi ve gazetemizi takip ettiğine de eminim.
Gazeteci olarak doğduğu hayatına, gazeteci olarak veda etti.
Tek bir gün kalemini bırakmadı, hastanede olduğu süreçte bile video çekerek bizlere örnek olmak için uğraştı.
Tatil nedir bilmez, çalışmaktan ve bugünün işini asla yarına bırakmamaktan keyif alırdı.
Bizlere de onun mirasını yaşatmak ve çizdiği yoldan gitmek nasip oldu.
Mavi Kocaeli Gazetesi ailesi içerisinde nice yeni ve başarılı yıllarımız olması dileğiyle…
Benden söylemesi.

