BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Zamanın sessiz adaleti

Tuana Yılmaz

Abone OlGoogle News
18 Haziran 2026 16:58

İnsan çoğu zaman hayatın karmaşası içinde olup bitenleri anlamlandırmaya çalışırken en büyük yanılgısını acele ederek yapar. Çünkü insanın kalbi beklemeyi sevmez. Hemen sonuç görmek ister, hemen haklı çıkmak ister, hemen yaralarının kapanmasını ister. Oysa hayatın kendine ait bir ritmi vardır. Mevsimlerin değişmesi nasıl bir gecede gerçekleşmiyorsa, insanın yaşadığı olayların gerçek anlamı da bir anda ortaya çıkmaz. İşte bu yüzden eski insanlar sık sık “Zaman her şeyi yerine koyar” derdi. Bu söz sadece teselli vermek için söylenmiş bir cümle değildir. İçinde yılların biriktirdiği derin bir hakikat saklıdır.

Bugün içinden çıkılmaz gibi görünen birçok olay, yıllar sonra dönüp bakıldığında olması gereken yerde durmaktadır. Bir zamanlar büyük bir kayıp gibi görünen şeylerin aslında yeni başlangıçların kapısını açtığı anlaşılır. Bir zamanlar büyük bir haksızlık gibi görünen olayların ise insanı daha güçlü kıldığı fark edilir. İnsan yaşarken olayların yalnızca bir bölümünü görebilir. Bir kitabın tek sayfasına bakarak bütün hikâyeyi anlamaya çalışmak gibidir bu. Oysa zaman sayfaları çevirdikçe eksik kalan parçalar tamamlanır, anlamını yitirmiş gibi görünen ayrıntılar yerli yerine oturur.

Bazı insanlar hayatımızdan çıktığında dünyamızın yıkıldığını düşünürüz. Günler geçmez olur. Saatler ağırlaşır. Her köşe, her eşya, her hatıra o kişiyi hatırlatır. İnsan böyle zamanlarda yaşadığı acının sonsuza kadar süreceğine inanır. Fakat zaman sessizce çalışmaya devam eder. Bir sabah uyanırsınız ve o kişinin adını düşünmeden kahvaltı yaptığınızı fark edersiniz. Bir gün gelir, bir zamanlar sizi ağlatan anılar artık yalnızca uzak bir hikâye gibi görünmeye başlar. Acı tamamen kaybolmasa bile şekil değiştirir. Kalbinizin içinde başka bir yere taşınır. İşte zamanın en büyük gücü burada ortaya çıkar. O, unutturmaz; dönüştürür.

Hayatta hiçbir yara ilk günkü gibi kalmaz. En derin yaralar bile zamanın sabırlı ellerinde farklı bir biçime dönüşür. İnsan bazen bunun farkına varmaz çünkü değişim çok yavaş gerçekleşir. Bir ağacın büyümesini her gün izleyen kişi onun uzadığını anlayamaz. Ama yıllar sonra dönüp baktığında gövdesinin kalınlaştığını, dallarının gökyüzüne uzandığını görür. Ruh da böyledir. Acılar, hayal kırıklıkları, kayıplar ve mücadeleler insanın içinde görünmez kökler oluşturur. Zaman geçtikçe bu kökler derinleşir ve insanı daha sağlam hale getirir.

Kimi zaman da zamanın yerine koyduğu şey insanlar değil, gerçeklerdir. Bir olay yaşandığında herkes farklı yorum yapabilir. Dedikodular dolaşabilir. Yanlış anlaşılmalar büyüyebilir. Masum olan suçlu gibi, suçlu olan masum gibi görünebilir. Fakat gerçeklerin kendine özgü bir sabrı vardır. Onlar acele etmezler. Beklerler. Gün gelir, perde yavaş yavaş aralanır ve saklanan hakikat ortaya çıkar. İşte o zaman insanlar yıllar önce verdikleri hükümlerin ne kadar eksik olduğunu anlarlar. Çünkü zaman yalnızca yaraları iyileştiren bir güç değildir; aynı zamanda hakikatin üzerindeki tozu kaldıran görünmez bir eldir.

İnsan gençken her şeyin hemen olmasını ister. Beklemek ona zaman kaybı gibi gelir. Oysa yaş ilerledikçe hayatın en değerli derslerinden birinin sabır olduğu anlaşılır. Bir çiçeğin açması için zamana ihtiyaç vardır. Bir meyvenin olgunlaşması için zamana ihtiyaç vardır. Bir insanın olgunlaşması için de zamana ihtiyaç vardır. Aceleyle koparılan meyve nasıl ham kalıyorsa, aceleyle verilen kararlar da çoğu zaman eksik kalır. Zaman ise her şeyi olması gereken olgunluğa ulaştırır.

Belki de hayatın en büyük sırlarından biri budur. İnsan birçok şeyi kontrol edebilir ama zamanı kontrol edemez. Saatleri hızlandıramaz, günleri geri getiremez, mevsimleri değiştiremez. Bu yüzden zaman karşısında herkes eşittir. En güçlü insan da en zayıf insan da aynı akışın içinde yol alır. Ve bu akış, sonunda her şeyi ait olduğu yere taşır.

Bugün yaşadığınız sıkıntılar ne kadar büyük görünürse görünsün, yıllar sonra bambaşka bir anlam kazanabilir. Bugün kapanmayan kapılar yarın sizi daha doğru yollara yönlendirebilir. Bugün kaybettiğinizi düşündüğünüz şeyler yarın sizi daha büyük kazançlara hazırlıyor olabilir. Çünkü hayatın bütün cevapları aynı gün verilmez. Bazı cevaplar için aylar, bazıları için yıllar gerekir. Ve zaman, sabırla bekleyenlere çoğu zaman gerçeği gösterir.

Bu yüzden insan bazen mücadele etmeli, bazen sabretmeli, bazen de sadece beklemeyi öğrenmelidir. Çünkü zaman görünmez bir ustadır. Kırılanı onarır, dağılanı toplar, eksik kalan parçaları tamamlar. Ve sonunda, kimsenin fark etmediği sessiz adımlarla her şeyi olması gereken yere koyar.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Tuana Yılmaz

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları