BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Aynı nehrin kıyısında

Tuana Yılmaz

Abone OlGoogle News
23 Temmuz 2026 22:58

İnsan değişir mi? Bu soru, belki de insanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorulardan biridir.

Kimileri insanın zamanla olgunlaştığına, yaşadığı acılarla başka birine dönüştüğüne inanır. Kimileri ise insanın özünün asla değişmediğini, yalnızca şartlara göre farklı yüzlerini gösterdiğini söyler.

Yıllar geçer, şehirler değişir, evler değişir, dostluklar değişir, hatta insanın aynadaki sureti bile değişir.

Saçlarına aklar düşer, gözlerinin kenarında çizgiler belirir, sesi biraz daha ağırlaşır. Fakat bütün bunların arasında değişmeden kalan bir şey vardır; insanın özü.

Çünkü insan çoğu zaman değişmez, yalnızca kendisini saklamayı veya göstermeyi öğrenir.

Bir insanın değiştiğini sandığımız anlar vardır. Bir zamanlar sert olan birinin yumuşadığını, cimri olanın cömertleştiğini, sevgisiz olanın sevgi dolu birine dönüştüğünü düşünürüz.

Oysa çoğu zaman gördüğümüz şey değişim değil, şartların insana giydirdiği yeni bir elbisedir. İnsan, bulunduğu ortama göre davranmayı öğrenir.

 Güçsüzken merhametli görünür, güç sahibi olduğunda gerçek karakterini ortaya koyar.

Kaybetmekten korktuğunda sadık davranır, kaybedecek bir şeyi kalmadığında ise özündekini gösterir.

Bu yüzden bir insanı tanımak istiyorsanız onu yalnızca mutlu zamanlarında değil, öfkeli anlarında, güç sahibi olduğunda ve kaybettiğinde de izlemek gerekir.

Çünkü karakter, en çok maskelerin düştüğü anlarda görünür olur.

İnsanların değiştiğine inanmak güzel bir duygudur. Bu inanç, bizi affetmeye ve umut etmeye yaklaştırır.

Sevdiğimiz insanların bir gün bize vermedikleri sevgiyi vereceklerini düşünürüz. Bir gün anlayışsız olanın anlayışlı olacağını, bencilliğin fedakârlığa dönüşeceğini hayal ederiz.

Fakat hayat, bazen umutlarımız kadar cömert değildir. Bazı insanlar yalnızca yaş alırlar, fakat olgunlaşmazlar.

Bazıları hata yapmayı bırakmaz, yalnızca hatalarını gizlemeyi öğrenirler. Bazıları üzmeyi bırakmaz, sadece daha incelikli incitmeyi öğrenirler.

 Çünkü değişim istemek ile gerçekten değişmek arasında uçurum kadar büyük bir fark vardır.

Bir insan size bir kez yalan söylediyse bunu tesadüf sayabilirsiniz. İki kez söylediyse hata diyebilirsiniz.

Fakat aynı davranış yıllar boyunca tekrar ediyorsa artık bunun adı hata değildir; karakterdir. İnsanların yaptığı şeyler tesadüfen oluşmaz.

 Karakter, tekrar eden davranışların toplamıdır. Bir insan sürekli olarak kırıyor, üzüyorsa ve her defasında pişman olduğunu söylüyorsa belki de pişman olan karakteri değil, yalnızca sonuçlarıdır.

Çünkü insan bazen yaptığı şeyden değil, yaptığının bedelinden rahatsız olur.

Hayatın en yorucu yanı, değişmeyecek insanlardan değişmelerini beklemektir. Bir çiçeği daha hızlı büyümesi için çekip uzatamazsınız.

 Bir taşı ne kadar sulasanız da ondan çiçek açmasını bekleyemezsiniz. Bazı insanlar da böyledir.

Siz onlara sevgi verirsiniz, sabır gösterirsiniz, zaman ayırırsınız. Bir gün her şeyin değişeceğine inanırsınız.

O gün gelir diye yıllarınızı beklersiniz. Fakat günün sonunda değişen yalnızca siz olursunuz. Çünkü beklemek de insanı değiştirir.

 İnsan, başkalarının değişmesini beklerken kendi ruhundan eksiltmeye başlar.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Tuana Yılmaz

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları