Şiddet ve olumsuzlukları
Orhan Balcı
Son yıllarda yaşadığımız gergin ortamın nedeni olarak gösterilen geçim sıkıntı ne kadar doğru?
Sorusunun yanıtını tartışırken karşımıza şiddeti benimseyen ve en ufacık bir tartışmanın kavgaya hatta karşı tarafı öldürme noktasına geldiğini ne yazık ki ülke genelinde yapılan haberlerle görüyoruz.
Aile içi şiddetin,
Trafikte yaşanan tartışmanın,
İki grubun sokaktaki kavgalarının,
Oluşturduğu olumsuzlukların bilimsel olarak irdeleyenler psikolojik başlığıyla bir çok konuya bağlıyorlar.
Üniversitelerde bu konuda tez hazırlayanlar ve bu tezlerini açıklarken çözüm önerilerini eğitim başlığıyla vermeleri de toplumumuzun hangi noktada olduğunu bize net bir şekilde gösteriyor.
Aile içi şiddetin geçim sıkıntısı nedeniyle, kazanılan paranın giderleri karşılamadığı nedeniyle yaşandığı iddia edilirken, özellikle erkeklerin eşlerini öldürmesi son yıllarda önlenemez bir şiddet unsuru oldu.
Cezaevinden izinli çıkanlar,
Cezaevinden tahliye edilenler,
Cezaevinden şartlı bırakılanlar,
Suçu kabarık olup dışarıda dolaşanlar,
Ülkemizde ne yazık ki cinayet işliyor.
Gerekli önlemler alınması konusunda güvenlik güçleri,
Jandarmasıyla,
Polisiyle,
Bekçisiyle,
Özel Güvenliğiyle,
Oluşturulan özel ekipleriyle,
Psikolojik tedavi uygulayan bölümleriyle,
Cezaevinde suçlulara uygulanan rehabilitasyon çalışmalarıyla,
Suçluları topluma kazandırma konusunda adımlar atıyor.
Ancak,
Son günlerde karşı karşıya kaldığımız şiddet olaylarında ortaya çıkan tablo bunun yarar sağlamadığını ortaya koyuyor.
Bireysel olarak yaşanan bu olaylarda kullanılan silahların yüzde 60’a yakınının ruhsatsız oluşu da bir başka düşündürücü konu olarak karşımızda duruyor.
Silahların çok rahat temin edilmesi de konusu da üzerinde çalışma yapılması gereken bir sorun olarak ta karşımıza çıkıyor.
Burada sormak istediğim soru şu,
Biz nasıl ve ne zaman böyle bir topluma dönüştük?
Bu soruya yanıtım son 10 yıl olacak.
Bizim toplumumuz daha önceki yıllarda böyle mi yaşıyordu?
Sorusuna ise yanıtım Hayır olacak.
Zaman adeta su gibi akıp giderken,
Biz nasıl bir toplum olduk?
Nasıl böyle bir duruma geldik?
Sorularına yanıt bulup, çözüm üretmek için çok çalışmamız gerekliliği ortaya çıkıyor.
İçinde bulunduğumuz bu durumun analizini çok iyi yapıp çözüm üretmeliyiz.
Ülkemizin etrafında yaşananlarla, ekonomik olarak gelirlerin giderleri karşılama konusunda zor bir süreçten geçiyoruz.
Yaşam koşullarımız giderek ağırlaşıyor.
Toplumumuzun çoğu geçim zorluğu yaşıyor.
Ülkemizde yaşayanların büyük bir kısmı yani milyonlar aldıkları ücretlerin yetersizliği nedeniyle kıt kanaat geçinmeye çalışıyor.
Büyük bir bölümü borç yükü altında ve gelecek kaygısıyla yaşam mücadelesi veriyor.
Bu ekonomik sorunun çözümü için yapılan çalışmaların yanı sıra,
Çok daha önemli olan,
Toplumumuzda artan şiddet duygusunun önüne geçilmesi,
Saygısızlığın, ahlak erezyonunun durdurulması,
Emek harcamadan para kazanılması anlayışının ortadan kalkması, için çalışma yapmalıyız, projeler üretmeliyiz.
İvedilikle çözüm üretmezsek gelecek çok daha zorlu olacak gibi görünüyor…
DİP NOT: Bugünkü gazetemizin 3. sayfasında iki grubun arasında yaşanan yumruklu kavga ve kuryeye yapılan saldırıyla ilgili haberler yer alıyor. Şiddet ne yazık ki devam ediyor.

