BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Rakamlar ve geçim sıkıntısı

Orhan Balcı

Abone OlGoogle News
01 Eylül 2026 18:01

Ülkemizde yaşadığımız geçim sıkıntısı bir çok farklı şekilde karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Orta Doğu‘daki kargaşalı günler,

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sıcak gelişmeler,

Döviz, petrol ve altın piyasasını sürekli olarak etkiliyor.

Tüketiciler geçim zorluğu içerisinde ya özel kredi kullanıyor,

Alış verişleri kredi kartlarıyla yapıyor.

Buda herkesi geleceğe borçlandırıyor.

Hem nakit para sıkıntısı yaşanıyor, hem de yapılan alış verişte yüksek miktar gerektiği için o kadar nakit para cepte veya cüzdanda taşınmıyor.

Maliye Bakanlığı’da kredi ve banka kartlarıyla yapılan alış verişi çok daha net bir şekilde kontrol ediyor.

Bu kontrolün yanı sıra bireysel krediler ve kredi kartları ödemeleri ne yazık ki her geçen gün ödenmiyor ve icra dosyaları rekor kırmaya devam ediyor.

Ülkemizde alış verişte kullanılan para trafiği ni nakit yerine kredi kartları veya banka kartlarıyla gerçekleşiyor.

Mahkemelerdeki icra iflas dosyası sayısı 2025 yılından itibaren sert bir yükseliş eğilimine girdi ve yılı 1 milyon 823 binlik artışla 24 milyon 79 bin ile kapattı.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılında ise icra iflas dosyası sayısı geçmiş dönemlerin çok çok üstünde bir performansla artış gösterdi.

Ocak ve Şubat ayları haricinde aylık artan dosya sayısı 200 bini geçti.

Yılın ikinci yarısından itibaren bu sayılar da ikiye katlandı ve sadece Haziran ayında icra iflas dosyası sayısı 446 bin 976 artarak 25 milyon 432 bine yükseldi.

Temmuz’da 364 bin artarak 25 milyon 796 bine yükselen icra iflas dosyası sayısı ağustos ayı sonu itibarıyla da 282 bin 486 adet daha artarak 26 milyon 78 bin ile ilk kez 26 milyonun da üzerine çıktı.

Kredi ve kredi kartlarının ödemesinde karşımıza çıkan bu olumsuz tablo sonrasında, gelelim Türk İş Konfederasyonu’nun açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına,

Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı açlık sınırı 37 bin 388 TL’ye yükseldi.

Bu tutar temmuz ayında 36 bin 940 TL seviyesindeydi.

Açlık sınırı bir ayda 448 TL arttı.

TÜRK-İŞ hesaplamasında yalnızca gıda giderleri değil, kira, ulaşım, eğitim, sağlık

ve diğer temel ihtiyaçlar da dikkate alınıyor.

Bu kapsamda dört kişilik bir ailenin tüm temel harcamalarını karşılayabilmesi için

haneye girmesi gereken aylık toplam gelir tutarı olarak tanımlanan yoksulluk sınırı

ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı.

Yoksulluk sınırı temmuz ayında 120 bin 325 TL seviyesindeydi.

Bir aylık dönemde yoksulluk sınırında 1.461 TL’lik artış yaşandı.

Turk İş Konfederasyonu her şey ayın sonunda açlık sınırı ve yoksulluk sınırıyla ilgili paylaştığı rakamlar ve o rakamları oluşturan veriler, açlık ve yoksulluk sınırı tutarları ile elde edilen gelir arasındaki fark, çalışanların içinde bulunduğu geçim sıkıntısının boyutlarını ortaya koyan önemli bir gösterge oluyor.

Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçilmektedir. Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir.

Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.

Bu durumda sağlıksız ve hastalıkların arttığı bir toplumu oluşturuyor.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Orhan Balcı

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları