MYK ve Tahsin Tarhan…
Orhan Balcı
Gündemin sürekli değişken olduğu bir süreci yaşıyoruz.
Özellikle iç siyasette, ana muhalefet partisi olan, son yapılan seçimlerin birinci partisi CHP’de mahkeme kararlarıyla değişen yönetimsel isimlerin aldığı tüm kararlar tartışmaya neden olmaya devam ediyor.
Salı günü gazetedeki işlerimizin sonuna yaklaşırken, ofiste açık olan NTV kanalındaki son dakika ibaresiyle karşı karşıya kaldık.
Mahkeme kararıyla iptal edilen 38.olağan kurultayın kaybedeni, mahkemenin “Mutlak Butlan” kararıyla genel başkan olarak atadığı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında toplanan MYK’nın aldığı kararları izlemeye başladık.
İstifalarla tüzük doğrultusunda hukuksal geçerliliğini kaybeden Parti Meclisi’nin içinden çıkmayan ve görevlendirmediği, aldığı kararların tüzük nezninde hukuksal olarak karşılığı olmadığı iddia edilen MYK’nın, ülke genelinde 29 il başkanını, yönetim kurulu üyelerini ve disiplin kurulu üyelerini görevden aldığını öğrendik.
Ayrıca 7 il başkanını kesin ihraç talebiyle disipline verdiği 6 ile yeni il başkanı atadığı bilgisine ulaştık.
İlçelerde de görevden almaların olduğu bilgisine ulaştık.
Bu iller arasında Kocaeli var mıydı?
Bu soruya yanıt aramak için telefon trafiğine başladık.
İlk olarak Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın görevinin başında olduğu bilgisine ulaştım.
Daha sonra ise Körfez ve Darıca İlçe Başkanı’nın görevden alındığını ve yerlerine ilçe başkanı atamalarının bile yapıldığı bilgisiyle karşı karşıya kaldık.
Bu arada gazetemizin çarşamba günkü sayısının sayfaları tamamlanmıştı, matbaaya göndermek için son kontroller yapılıyordu.
Hemen görevden alma haberini ve il başkanı Erdem Arcan ile yaptığım telefon görüşmesinin özetini içeren haberi hazırladım.
Birinci sayfada Erdem Arcan’ın ödül aldığı haberi çıkartıp görevden alma haberini sayfaya koyup, ödül haberini ise anonsla duyurduk.
Gazete için bunları yaparken internet sitemizde anında haberi yayınladık.
Biz son gelen haberi okuyucumuza duyurma konusunda görevimizi yaparken, CHP’yi bu duruma getiren, genel merkeze polis zoruyla giren yönetim anlayışını verdiği zararı ekip arkadaşlarımızla birlikte değerlendirdik.
Bir partinin rakipleri tarafından değil kendi üyeleri tarafından bu ölçüde yıpratılıp zarara uğratılmasına dünya siyasi tarihi ilk kez tanıklık ediyor.
Buda ne yazık ki ülkemizde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesi verilen dönemde savaş meydanında kurulan bir siyasi partide yaşanıyor.
13 yıl genel başkanlık yapıp girdiği tüm seçimleri kaybeden biri tarafından yapılan bu müdahale sonrasında alınan kararların seçmende, parti tabanında hiçbir karşılığının bulunmadığını da net bir şekilde görüyoruz.
Bunu biz görüyoruz da partiyi yönettiğini söyleyenler neden ve nasıl görmüyor?
Sorusunun yanıtını ben veremiyorum.
Gelelim görevden alınan Körfez ve Darıca İlçe Başkanlarına,
Girdiği ilçe başkanlığı seçiminde iki adayı geride bırakarak seçimi kazanıp Körfez İlçe Başkanı olan Yaprak Fidancı, tam bir örgüt emekçisi, partisi için bir çok fedekarlık yapan, en son yayınladığı makbuzlarla Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’na maddi destek te sağlayan Fidancı’yı görevden almak partiye net bir şekilde zarar getirecektir.
Darıca İlçe Başkanı Hüseyin Cihan Özaltan o bölgede sokakta karşılığı olan, eğilmeden bükülmeden partisi çalışan bir isim olarak öne çıkmıştı. Tek suçu siyaseti bıraktım diyen Tahsin Tarhan’a yönelik eleştiri yapmaktı.
Hem Fidancı, hem de Özaltan delegenin özgür iradesiyle seçtiği ilçe başkanı olduğu için kurultayda seçilen genel başkanları Özgür Özel’e ilk günden itibaren destek olduklarını birlikte yol yürüdüklerini net bir şekilde açıklamışlardı.
Peki neden görevden aldılar?
Bu sorunun yanıtını siyaseti bıraktığını açıklayan, daha sonra “Mutlak Butlancı” tarafından MYK’ya davet edilip koşa koşa giden, “Ben kurultayın toplanması için görev aldım” diye açıklama yapan iş yerine sendikayı sokmayıp çalışanlarının haklarını hiçe sayan Tahsin Tarhan yanıtlayacak…

