Küçük bir İzmit turu
Orhan Balcı
İzmit kentimizin 12 ilçesinden biri.
Kocaeli’nin merkez ilçesi olan İzmit, başta Kocaeli Valiliği olmak üzere sınırları içinde bir çok kamu kurumunu, ticaretin döndüğü firmaları, AVM’leri, iş yerleri, banka şubelerini, İzmit Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi hizmet binalarını barındırıyor.
Bu nedenle hafta için nüfusu yaklaşık bir milyonu buluyor.
İzmit bu nedenle kentin merkezi olma özelliğini yaşarken, 11 ilçeden gelen gerek toplu taşıma araçları, gerek özel araçlarıyla trafik akışının sıkışıklığının yaşandığı bir yer olarakta öne çıkıyor.
Eğitim öğretim döneminde de öğrencilerin okullara gidiş ve çıkışlarında yaşanan kalabalık ta işin bir başka şekli olarak karşımıza çıkıyor.
Özellikle hafta sonları ise gerek merkezde gerekse merkeze yakın AVM’lerde yaşanan yoğunluk esnafı memnun ediyor.
Yoğun çalışma temposu içindeyiz.
Kağıt gazeteyi yaparken cumartesi gününü izinli geçiriyoruz.
İnternet gazeteciliğini ise günün her saatinde yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.
Geçtiğimiz cumartesi günü İzmit Karabaş Mahallesi’ndeki evimden saat 11.00 gibi çıktım.
Önce İstiklal Caddesi üzerinden İzmit Belediyesi Meydanı’na geldim.
Binaya bakıp şöyle bir durdum,
31 Mart 2019 ve 31 Mart 2024 Yerel seçimleri sonrasında Fatma Kaplan Hürriyet’in mazbatasını alıp belediye önünü geldiğindeki kalabalığı ve yaptığı konuşmayı,
20 Temmuz 2026 sabahı polislerin arama yaptığı günü hatırladım…
Alemdar Caddesi’ne doğru yürümeye devam ettim.
Trafik akışının yukarı değil de aşağıya doğru döndürüldüğü kararı hatırladım.
Yoluma devam ettim.
Ulaş Yıldız’ın yaptığı İş Hanı’nın güzelliği gözlerimi kamaştırırken,
Karşı çaprazında yıkılan Kızılay Binası’nı, en alt kattaki “Dönerci Adem Baba”yı,
Yine karşısındaki yıkılan küçük iş yerindeki parfümcüyü hatırlayıp,
Ara sokaktaki dönercilerin müşterileri için hazırlık yaptıklarını gözledim.
İstiklal Caddesi ile Fethiye Caddesi’nin kesiştiği köşeye geldiğimde,
Yapılan Vakıf İş Hanı’nın önünde durup Haluk Ercan’ın iri vücuduyla Fethiye Caddesi’nden aşağıya inişi gözlerimin önüne geldi, hüzünlendim.
Fethiye Caddesi’ne doğru dönüp baktığımda, “İzmit’in en eski pasajının yıkılması için önüne kanan bariyerleri, iskeleyi gördüğümde için bir kez daha burkuldu.
Merkez Bankası’na doğru yürümeye devam ettim.
Arkadaşım, dostum, kuyumcu Şenol Mandacı ile selamlaştıktan sonra, Kapanönü’ne girdim.
Esnaf arkadaşlara hayırlı işler dileyip, Cumhuriyet Bulvarı’na (Yürüyüş Yolu’na) indim.
Havanın sıcak olması nedeniyle Fevziye Camii’nin köşesindeki “Serbestler Dondurma”da küçük kuyruk oluşmaya başlamıştı. Depremde Kullar’da evleri, iş yerleri yıkıldıktan sonra tekrar ayağa kalkıp hizmet vermeye devam ettiklerini gururla izledim.
Çarşıda kalabalık yavaş yavaş artarken, mağazalarda alış verişte tek tük olsa da yapılıyordu.
Bankaların önündeki ATM’lerden emeklilerin yatan farklarını çekmek için küçükte olsa yoğunluk oluşturduğunu gözledim.
Leyla Atakan Caddesi’ne doğru yürürken, birkaç dostla karşılaştım.
Ayak üstü sohbet ettik.
Ülkemizin durumu, geçim sıkıntısı, gelecek ve Kocaelispor ana konularımız oldu.
Gelecek konusunda sıkıntı ve geçim zorluğunun getirdiği olumsuzluğa, Kocaelispor düşer mi?
Sorusu eklenmesi beni son derece rahatsız etti.
Kocaelispor için herkes ne yazık ki olumlu konuşmuyor ve kaygılanıyor.
Kimle konuştuysam işimizin çok zor olduğunu vurguluyorlar.
Lig müsabakaları başlayınca takıma takviyeler yapıldıkça sonucu daha net göreceğiz.
Hep sorunları yazacak değiliz, bugün böylesi bir İzmit turunu paylaştım…

