Hedef, sonuç ve haklı eleştiri…
Orhan Balcı
Yeni bir haftaya haziran ayının son günlerine başlıyoruz.
Yaz sıcağının iyicene hissedildiği hava sıcaklığının zaman zaman mevsim normallerinin üstüne çıktığı bir süreci yaşadık ve yaşamaya da devam edeceğiz.
Haziran ayında büyük umutlarda gittiğimiz Dünya Kupası’nda gruplardan çıkamadık geri döndük.
24 yıl sonra ABD, Meksika ve Kanada’nın ev sahipliğinde gerçekleşen Dünya Kupası’nda Milli Futbol Takımımız D grubunda mücadele etti.
İlk müsabakada Avustralya’ya 2-0 yenildik.
Top bizde kaldı, buna karşın gol pozisyonu üretemedik, sahada görev yapanların formsuz olmasına karşın oyundan alınmaması teknik direktör Montella’nın tepki görmesine neden oldu.
Alınan yenilginin ardından yapılan eleştirirler futbolcular ve teknik heyeti zor durumda bıraktı.
İlk müsabakadır dendi, ikinci karşılaşmada telafi ederiz dendi.
Ne yazık ki ikinci karşılaşmada Paraguay karşısında hemen maçın başında yenen gole yanıt veremedik.
Rakip 10 kişi kalmasına karşın, topun ilk müsabakada olduğu gibi bizde kaldığı maçta, yine gol pozisyonu üretemedik. Ürettiğimiz az sayıdaki pozisyonları değerlendiremedik ve ikinci maçı da gol atmadan ve puan alamadan tamamlayarak, gruptan çıkma şansımızı kaybettik.
Bir kişi eksik olan takıma gol atamadık. Yine puan alamadık ve eleştirilerin okları bu daha keskin bir şekilde TFF Başkanı Hacıoamanoğlu, teknik direktör Montella ve başta kaptan Hakan Çalhanoğlu olmak üzere Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz’a yöneldi.
Üçüncü maçımızı ise ABD ile oynadık. Geriye düştük, 2-1 öne geçtik. Rakip 2-2‘yi buldu. Uzatmanın son dakikasında Kaan Ayhan’ın golüyle 3-2 öne geçip turnuvayı 3 puanla tamamladık.
Milli Futbol Takımımız 3 karşılaşmada 2 yenilgi 1 galibiyet alırken 3 gol atıp kalesinde 5 gol gördü.
Futbol sahada oynayarak sonuç alınan bir ekip oyunudur.
Bu bilinçle hareket edildiğinde yapılan eleştiriler daha makul ve yapıcı olur.
Peki Dünya Kupası’nda gruptan çıkamama rezaletini yaşayan Milli Futbol Takımımız, ABD’ye nasıl gitmişti?
Yollar, köprüler kapatılmış, Milli Futbolcuları taşıyan otobüs yüzlerce araçla birlikte İstanbul Havaalanı’ndan törenle uğurlanmıştı.
TFF Başkanı ne demişte final oynayıp kupayı alarak döneceğiz iddiasında bulunmuştu.
Tabi ki hedef belirlemek başarmanın en önemli noktasıdır.
Bu belirlenen hedefe ulaşmak, teknik heyetin tercihiyle sahada oynayan futbolcuların göstereceği performansa bağlıdır.
Bu performansla doğru orantılı olan başarılı sonuçlar gelmeyince, gösterilen hedefe ulaşmak için gruptan bile çıkacak sonucu alamayınca,
TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu,
Teknik Direktör Vincenzo Montella,
Tüm futbolcular,
Eleştirilir, hem de sonuna kadar eleştirilir.
Sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplar üzerinden yapılan bu eleştirinin dozu yüksek perdeden yapılıyor. (hakaret olmamak kaydıyla bir sakıncası yok)
Çünkü,
Ülkemizin yüzde 60'ı açlık sınırının altında, yüzde 80'i yoksulluk sınırının kıyısında yaşam mücadelesi verirken; oynanacak müsabakalarda alınacak sonuçlarla mutlu olmayı amaçlayanların öfkesini ve haklı eleştirilerini çok iyi analiz etmeliyiz.
Bu analizi yaparken, çözümüm bilimde, eğitimde olduğunu, kurumların uzun vadeli planlarla geliştirilmesini hedef almalıyız.
Gerekli hazırlık yapıldı mı? Liyakat esas alındı mı? Hesap verilebilirlik sağlandı mı? Emeğin hakkı teslim edildi mi? İşler ehline verildi mi?
Sorularına yanıt aramalıyız…
Her başarısızlığı kadere, her başarının reklamını ise kendimize yazmamalıyız…
İyi haftalar dilerim…

