BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Geçim derdi ve yaşananlar

Orhan Balcı

Abone OlGoogle News
28 Eylül 2026 18:01

Eylül ayını tamamlıyoruz. Yağmur yüzünü gösterdi. Sıcaklıklar düşüyor. Sabah ve akşam daha serin bir havayla karşı karşıya kalıyoruz.

Ekim ayına doğru evrilirken havalar soğuyacak, sıcaklık daha da düşecek.

Çarşıda, pazarda, bakkalda, markette kısacası yiyecek satılan tüm yerlerde kışlık ürünlerle karşı karşıya kalıyoruz.

Özellikle perşembe ve cumartesi günleri İzmit Doğu Kışla mevkiinde kurulan pazarlarda tezgahlardaki ürünlerin etiketleri alış veriş yaparken hepimizi fazlasıyla düşündürüyor.

Yaşanan geçim sıkıntısı, gelirlerin giderleri karşılamaması hepimizi zor durumda bırakmaya devam ediyor.

Geçim sıkıntısı bu süreçte daha fazla kendisini gösteriyor.

Yaklaşan kış ve ısınmak için doğalgaz ve diğer ürünlerin yüksek fiyatı, giyinmek için alınacak yeni giyişiler ücretleri herkesi düşündürüyor.

Geçim sıkıntısının bir başka değerlendirmesi de, çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek, ev kirasını düşünmeden yaşayabilmek, hastalandığında sağlık masrafını hesaplamamak olarak ta karşımıza çıkıyor.

Bugün pek çok insanın en büyük endişesi, kazandığı paranın ayın sonunu görüp göremeyeceğidir.

Sabit gelirliyseniz, maaşınız hesaba yattığında bir rahatlama yaşıyorsunuz. kira, faturalar, mutfak masrafları, ulaşım ve eğitim giderleri derken önemli bir harcamayla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Alış veriş için evden dışarı çıktığınızda elinizdeki poşet küçülürken, yapılan hesap ne yazık ki büyüyor.

Alış verişe çıkanlar, ihtiyaçları ile istekleri arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.

Bir ürünün fiyatına bakmadan sepete koymak, birçok aile için artık olanaksız noktasına geldi.

Asıl düşündürücü olan ise geçim sıkıntısının yalnızca cüzdanı değil, insanın ruhunu da yormasıdır.

Sürekli hesap yapmak, sürekli bir sonraki ayı düşünmek, çocukların ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağını sorgulamak insanın omuzlarına görünmeyen bir yük bindiriyor.

Emekli yıllarca çalışıyor ama emeklilik döneminde huzur bulmak yerine geçim hesabı yapıyor.

Asgari ücretle çalışan, evinin kirasını ve mutfak masrafını düşünürken sosyal hayatından vazgeçiyor.

Gençler ise eğitimlerini tamamladıktan sonra iş bulmanın, iş bulduktan sonra da kendi hayatlarını kurmanın mücadelesini veriyor.

Geçim sıkıntısını konuşurken birbirimizi suçlamak yerine birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var.

Çünkü,

Bu mesele yalnızca bir kesimin meselesi değildir.

Pazarda alışveriş yapanın, dükkân işletenin, fabrikada çalışan işçinin, emeklinin, öğrencinin, memurun ve küçük esnafın hayatına farklı biçimlerde dokunmaktadır.

Bugün yapılması gereken, insanların günlük hayatındaki gerçek sorunları görmek ve çözüm yollarını konuşmaktır.

Geçim derdi, sadece ekonomik bir mesele değildir.

Ailelerin geleceği ve insanların yaşam kalitesiyle doğrudan ilgilidir.

Bu nedenle meseleye sadece rakamların penceresinden değil, insanın penceresinden de bakmak gerekir.

Değerli okurlar,

Tüm bunları etrafımıza bakıp değerlendirirken, ne yazık ki kolay para kazanmak için yapılanları ve ortaya çıkanları gördükçe biz nasıl böyle bir toplum olduk?

Sorusu karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Emekli polisin beylik tabancasıyla yaşamına son vermesi,

Fonlar üzerinden yapılan usulsüz kazançlar toplumumuzda gündem olup tartışılmaya devam ediliyor…

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Orhan Balcı

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları