Gençlerimize karşı sorumluluklarımız
Mehmet Sönmezoğlu
Gençliğimiz, Devletimizin ve milletimizin geleceği, övünç, kuvvet, ümit ve arzu kaynağıdır. Gençlerimiz, her sahada, ülkemizin ve milletimizin kalkınmasında ve yükselmesinde önemli vazifeler görürler. Genç nesillere değer veren her millet yükselmiş, onları ihmal edenler ise gelişememiştir. Milletin ayakta kalması, dinin muhafazası,milli ve kültürel değerlerin korunması en başta iyi ve sağlam terbiye edilen gençlerin enerjisi ve aksiyonları sayesinde olur.
Her asırda olduğu gibi günümüzde de gençlerimizi kuşatan bazı sorunlar bulunmaktadır. Onların ümit ve ideallerini çalmak, heyecan ve enerjilerini istismar etmek isteyenler vardır. Genç yüreklerle iletişim kanallarımızı kapattığımızda, nice sahte kurtarıcılar ve sanal âlemler onlara kapılarını açmaktadır.Bundan dolayı Onların insanlığa faydalı, millî ve manevî değerlerine bağlı, bilinçli ve ideal sahibi fertler olarak yetişmeleri için hep birlikte gayret göstermeliyiz.
Gençler, kendilerini inşa etme yolunda büyüklerinin karşılarında değil, yanlarında olmasını arzu ederler. Sahip oldukları güç ve potansiyeli iyiye ve güzele yönlendirmede kendilerine rehberlik edilmesinden hoşnut olurlar. Fikirlerine değer verilmesini, onlara güvenilmesini isterler. Çıkmaza düştüklerinde ellerinden tutulmasını, hata ettiklerinde onu düzeltebilmeleri için imkân tanınmasını beklerler.
"Değerli Anne-Babalar!"
Rabbimize kulluk yolunda çocuklarımıza örnek ve destek olalım. Onları günaha sürüklemek, kötü emellerine alet etmek isteyenlere fırsat vermeyelim. Gençlerimize rehberlik etmek, onları inanç ve medeniyet değerlerimizle buluşturmak için çaba sarf edelim.Evlatlarımızdan her daim ümitvâr olalım.Onlara dua edelim. Kendilerine güvendiğimizi, değer verdiğimizi hissettirelim. Gençlerimiz, kendilerine güvendiğimiz müddetçe Hz. İbrahim gibi bâtılın karşısında dimdik durmaya devam edeceklerdir. Hz. Yusuf misali iffetiyle insanlığa örnek olacaklardır. Hz. Meryem gibi şükrü, sabrı, hayâyı ve tevekkülü kuşanmayı sürdüreceklerdir. Ve nihayet neş’eye ve huzura Rabbine ibadet ile ulaşarak kıyamet günü, Allah’ın arşının gölgesinde korunmakla müjdelenen gençlerden olacaklardır.
Günümüzde nesillerimiz için bazı tehlikeler vardır.
Genç nesillerimiz için en önemli tehlikelerden biri de hayatın anlamını, var oluşun gayesini kaybetmeleri, beden ve ruh sağlığının en büyük düşmanı olan zararlı alışkanlıklara ve teknoloji bağımlılığına müptela olmalarıdır. Göz aydınlığımız, sevincimiz, ümidimiz olan yavrularımız genç yaşta elimizden kayıp gitmektedir. Yüce dinimiz İslam’a, hidayet rehberi Kur’an’a, âlemlere rahmet ve en güzel örnek olarak gönderilen Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in sünnetine sımsıkı sarılmak, gençlerimize sahip çıkmak önceliğimiz olmalıdır.
Resûl-i Ekrem (s.a.s) şu hadisi bize yol göstericidir.Çocuklarınıza güzel davranıp iyilikte ve ikramda bulununuz, onları en güzel şekilde terbiye ediniz. (İbn Mace, “Edeb”, 2/368)Evlatlarımızı dinleyelim onlarla zaman geçirelim sohbet edelim.Kendimizi gencin yerine koyarak " Ben olsaydım ne hissederdim?" diye düşünelim ve gencin ifade ettiği duyguları anlamaya çalışalım.
Peygamber (sas) Efendimiz, gençlik hevesleri konusunda delikanlılardan sadır olabilecek aşırılıkları, onları kırmadan, incitmeden, küçük düşürmeden engeller ve yanlışını görmesine yardımcı olurdu. Bir defasında, nefsine hâkim olamayıp artık zina etmek istediğini belirten bir delikanlı, Peygamberimize gelerek, İslam’ın haram kıldığı bu zina fiilini işlemek için izin istemişti. Sahabeler hemen onu sıkıştırmaya kalkışmışlardı. Ancak Resulullah (sas) onlara müsaade etmemiş, genci yanına oturtmuş ve sırasıyla ona annesiyle, kızıyla, kız kardeşiyle, halasıyla ve teyzesiyle bir başkasının zina etmesine razı olup olmayacağını sormuştu. Genç her seferinde, “Hayır” cevabını vermiş ve Resulullah (sas) da her seferinde diğer insanların da buna razı olmayacağını sakin bir dille anlatmıştı. Sonra, “ Allah’ım! Bu gencin günahını bağışla, kalbini temizle, ırzını koru!” diye dua etmiş ve delikanlı bu niyetinden vazgeçmişti.” İbn Hanbel, V, 257

