BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Kimse küçük hesap yapmasın

İsmet Çiğit

Abone OlGoogle News
03 Ekim 2025 18:03

Artık bu toplum içindeki en cahil, en çevresiyle ilgisiz insanlar bile farkındadır diye düşünüyorum.

Ülkemiz ve özellikle bizim üzerinde yaşadığımız coğrafya dünyanın en riskli, en hareketli deprem bölgelerinden birini üzerinde bulunduruyor.

Yine artık hepimiz farkındayız ki, sağlam zemin üzerinde yapılmış sağlam bina 8 şiddetindeki bir depremde bile hasar görmüyor. Ama çürük zeminde yapılmış malzemesinden çalınmış kurallara uyulmadan inşa edilmiş binalar da 5 büyüklüğündeki bir depremde bile yıkılabilir.

Yapay zekayı bulan, insan aklıyla yarışabilecek robotları yapan uzaya turist götürebilecek teknolojileri geliştiren insanlık, hala nerede, ne zaman, kaç büyüklüğünde deprem olacağını önceden bilemiyor. Ama deprem riski taşıyan, büyük deprem olma potansiyeli yüksek bölgeler biliniyor. Bu bölgelerde büyük depremlerin periyotları biliniyor.

Bütün uzmanların birleştiği bir konu var: Marmara Denizi içinde büyüklüğü 8 şiddetine kadar çıkabilecek bir İstanbul depremi için süre doldu 250 yılda bir yaşanan bu depremin bu yıllarda tekrarlanma olasılığı bir hayli yüksek.

Bu deprem, yarın veya bir hafta, bir ay sonra da olabilir. Böyle bir durumda yapabileceğimiz bir şey yok. Ama Allah bu sevgili kullarını koruyacaksa beklenen ve kaçınılmaz gözüken bu büyük deprem belki bir-iki yıl daha bekleyebilir.

İşte bu bizlere tanınan son fırsat olabilir. Şu sıralar Balıkesir Sındırgı, Kütahya Simav bölgeleri sürekli sallanıyor. Marmara Denizi içinde de önceki gün 5 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Artık beklenen büyük deprem ne zaman olacak konusunda uzman geçinen herkes bir şey söylüyor.

Büyük deprem riskinin her geçen gün arttığı bölgemiz için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çok kapsamlı bir “Kentsel dönüşüm” programı hazırladı.  Yeterli mi, elbette değil.

Ama Büyükşehir Belediyesi ilimizin 7 ilçesinde belirlediği 14 riskli alanda riskli olduğunu belirlediği beş binden fazla bağımsız bina için kentsel dönüşüm kararı aldı. Bu riskli binaların bir kısmı konut, bir kısmı işyeri. Mutlaka kamu binası olanlar da vardır.

Şimdi sistemi hızlı işletmek, bir an önce arazide fiilen işe başlamak gerekiyor. Ama elbette yasalar var. İnsanların mülkiyet hakkı var. Büyükşehir kentsel dönüşümün uygulanacağı bölgelerde bilgilendirme ve sözleşme imzalama ofislerini de kurdu. Binası kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yenilenecek olan hak sahipleri burada yetkililerle görüşecek ve taahhütname imzalayacaklar.

İşin bu kısmında kimsenin küçük hesap yapmaya hakkı yok. Artık üçe beşe bakmamak lazım. “Benim mevcut konutum 100 metrekare. Ben 80 metrekare yeni konutu kabul etmem... Hakkımı yedirmem” deme lüksü kimsede olmamalı. Ya da riskli binanın yıkılıp yenilenmesi karşısında hak sahibinin ödemesi gereken bedel üzerinde üç-beş bin liranın hesabını yapmamak lazım.

Elbette idarenin görevi vatandaşın hakkını vermektir. Ama vatandaşın da gelinen bu aşamada önemli görev ve sorumlulukları var. Üçe beşe bakmanın, üç beş kuruşun ya da metrekarenin hesabını yapma zamanını biz boşa geçirdik. Artık bir an önce sözleşmeler imzalanmalı, bir an önce kentsel dönüşüm programının sahadaki uygulamasına geçilmenin zamanıdır.

Çok büyük bir deprem yaşamış olan bu bölgede riskli binalarla iç içe bulunuyoruz. Bu riskli binalar sadece içinde yaşayan insanlar için tehlike değil. Bu binanın yakın çevresi de büyük risk altında.

Binlerce çürük binayı bir an önce yıkıp, yelerine yenisini yapmak zorundayız. Tekirdağ açıklarında Marmara içinde 5.0 büyüklüğünde bir deprem olup, buralarda da sağlandığımız yazan herkesin içini bir korku kaplıyor. Ama sallantıdan 5 dakika sonra herkes depremi yine unutuyor.

Artık bu lüksümüz kalmadı. Tehlike burnumuzun ucundadır. Emin olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı bu son proje, bu bölge için son şanstır.

Ne metro projesi, ne Başiskele kavşağı projesi, ne Kocaelispor tesisleri ne şu, ne bu...

Bu kent için en önemli, en hayati konu olası büyük deprem için bir an önce hazırlanmaktır. Büyükşehir Belediyesi bu konuda önümüze bir proje koydu. Evet yetmez... Ama önce bu işi biran önce başlayıp, bitirmemiz lazım.

Herkese bir parça fedakarlık düşüyor. Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin çok büyük bir insanlık meselesi ve “Ölüm kalım konusu” olan bu projede el ele vererek çalışması gerekiyor. Yıkılacak binalardaki bütün hak sahiplerinin de artık üç beş kuruşluk maddi menfaatlerin hesabını yapmak yerine güven ve huzur içinde yaşayabilecekleri binaların yapılması için üzerlerine düşen kolaylığı ve fedakarlığı yapması gerekiyor.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    İsmet Çiğit

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları