Biraz insaf, biraz adalet
İsmet Çiğit
Devletimizin güzide kuruluşu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayı enflasyonunu, yani 2025 yılının ilk 6 aylık döneminin resmi enflasyonunu açıkladı.
Bütün piyasa yapıcıları, uzmanlar haziran ayı enflasyonunu en az yüzde 1.5 bekliyordu.
TÜİK yüzde 1.37 açıkladı.
Şaşırdık mı? Elbette hayır. TÜİK’in ar damarı öyle çatlamış ki, haziran enflasyonunu yüzde 1’in altında bile açıklayabilirdi...
Yılın ilk yarısındaki resmi enflasyon belli olunca, temmuz ayı itibariyle emekli maaşlarına, memur maaşlarına yapılacak zamların oranı da kesinleşti. SSK ve Bağkur emeklilerine yüzde 16.67 oranında, memur ve memur emeklilerine yüzde 15.58 oranında zam yapılacak.
Yani bu ülkedeki milyonlarca insan, ekonomik manada sürünmeye devam edecek…
Türkiye'de enflasyonun artış hızının kesildiğini kabul ediyorum. Biz de pazardan, marketten ekmek, peynir alan, eve sebze, meyve götüren insanlarız. Fiyatlar geçen yılki kadar hızlı yükselmiyor.
Ama yükselmeye devam ediyor. Eti, sütü, peyniri, zeytini geçtik. Bu mevsimde kiraz alamıyor insanlar, evlerine taze fasulye götüremiyor.
Temmuz ayı başında doğalgaza yüzde 26 zam geldi. Şimdi mevsim yaz. Kalorifer yanmıyor, hissetmeyeceğiz. Ama bu sıcaklar da bitecek. Kışın gaza, elektriğe yeni zamlar gelecek.
Meyvenin, sebzenin en ucuz olması gereken mevsimden geçiyoruz. Ama meyve, sebze pahalı. Çünkü üretemiyoruz. Ürettiğimiz malı da üreticiden tüketiciye doğrudan getiremiyoruz. Arada birileri kazanıyor, vatandaş ürüne ulaşamıyor.
Böyle bir ortam. Yılın ilk yarınının resmi enflasyon rakamları açıklandıktan sonra benzine, mazota LPG’ye yeni ve önemli zamlar geldi. Sigara, alkollü içki zamları zaten durmuyor.
Piyasada ucuz hiçbir şey yok. Dar ve sabit gelirli insanların, emeklilerin hali perişan.
Bu ortamda devlet, kamuda çalışan 600 bin işçinin toplu sözleşme pazarlığında ilk altı ay için sadece yüzde 17 zam teklif ediyor. Bu kamu işçileri arasında tersane işçileri var. Bu işçi denizaltı üretiyor. Bu işçi, Türk savunma sanayisinin en önemli silahlarını üretiyor. Ama en az yüzde 50 zam talep eden işçiye devlet yüzde 17 teklif ediyor. Bu sıcakta tersane işçisi eylem yapmak zorunda kalıyor.
Sendikalar bir alem... Türk-İş tamamen güvenilirliğini kaybetmiş. Türk-iş kaybetmiş de DİSK itibarlı mı? DİSK de kuru gürültü. Hak-İş’ten zaten söz etmiyorum. Hükümetin dümen suyuna girmiş, koltuklarını koruyorlar.
Memur sendikaları ayrı bir alem... Üyelerinin haklarını savunmuyor, ses çıkartamıyorlar.
Susan, boyun eğen, kaderine razı bir toplum haline geliyoruz.
Ülkeyi yönetenlerin artık biraz insaf göstermesi lazım. Artık biraz adil olmaları lazım. Bu ülkede gerçek enflasyon, TÜİK’in açıkladığının çok üzerinde. Bu ülkede yoksulluk giderek yayılıyor. Bu ülkenin 25-30 yıl çalışarak emekli olmuş artık rahat yaşaması gereken yaşlı insanları bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının altında maaşla yaşamaya zorlanıyor.
Ne olur biraz insaf. Ne olur biraz adalet...
Bu ülkedeki milyonlarca insana büyük haksızlık yapılıyor.

