Beslersin kargayı oymak ister gözünü
İsmet Çiğit
Bugün 15 Temmuz... 2016 yılındaki hain darbe girişiminin yıldönümü.
15 Temmuz’lar Demokrasi Bayramı olarak kutlanıyor. Bugün de bayram ve resmi tatil.
Türkiye 15 Temmuz 2016 günü gecesi, tabir yerindeyse tam anlamıyla direkten döndü. ABD destekli FETÖ darbe girişimi başarılı olsaydı, bugün çok daha farklı bir ülkede yaşıyor olacaktık. Bugün pek çok konudan şikayetçiyiz ya, o darbe başarılmış olsa halimiz çok daha beter olurdu. Demokrasi tamamen ortadan kalkmış, Türkiye İran benzeri bir molla rejimi ile yönetiliyor olurdu.
15 Temmuz’u iyi değerlendirmek lazım…
Türkiye 1960’da (27 Mayıs), 1980’de (12 Eylül) iki darbe gördü. İkisinde de seçilmişler görevden alındı, askeri idare Cunta ülkeyi yönetti. Ancak 1960 ve 1980 darbeleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği darbelerdi.
O dönemlerde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde komuta kademeleri, terfiler siyasetten mümkün olduğu kadar uzak, kendi kuralları ve gelenekleri çerçevesinde gerçekleşirdi.
15 Temmuz 2016 darbe girişi ise, zamanın içinde iktidarın zaaflarından faydalanarak devletin içine sızıp, burada yuvalanmış bir dış bağlantılı örgüt tarafından yapılmak istendi.
Silahlı kuvvetlere sızdılar, emniyete, adliyeye, Meclis’e, Bakanlıklara sızdılar. İş dünyasını adeta tekellerine aldılar.
Devletin içinde güçlendiler, palazlandılar, sonra darbeye kalkıştılar. Belki acele etmeyip, birkaç yıl daha devletin içinde palazlanmış olsalar başarıya da ulaşabilirlerdi.
…………..
15 Temmuz darbe girişi gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği kararlılık ve cesaret her türlü övgüyü hak eder niteliktedir. O gece pek çok AKP’li bile kaçacak delik ararken, hatta bazıları hemen darbecilerin yanına yanaşmanın yollarını ararken Cumhurbaşkanı halkı sokaklara davet etti.
O gece TBMM üzerinde darbecilerin havalandırdığı jetler uçup bombalar atarken milletvekilleri bir araya geldiler. AKP’liler ile birlikte CHP’liler de oradaydı. O gecenin en cesur milletvekillerinden biri de bugün CHP Genel başkanı olan Özgür Özel’dir.
Darbeciler devletin TRT’sini ele geçirdiler. Darbe bildirisi okudular. Ama Cumhurbaşkanı havada Marmaris’ten İstanbul’a kelle koltukta uçarken gece kesintisiz yayın yapan özel kanallara ulaştı. Aydın Doğan grubuna ait CNN’de, Doğuş “Grubuna ait NTV’de konuştu, halka hitap etti, “Darbeye direnin” dedi, insanlar sokağa döküldü. Bağımsız cesur özel medya olmasa, Cumhurbaşkanı belki de sesini duyuramayacaktı.
Hepimiz gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz darbe girişimini devlet içine yerleşip, palazlanan hainler gerçekleştirdi. Hayat böyledir. Ben de kendi kişisel hayatımda bu örnekleri çok gördüm. Birilerine güvenirsiniz. Onları kollar, bir yere getirirsiniz. Sonra arkanızı döndüğünüzde onların aslında Brütüs olduğunu, sizi arkadan hançerlemek istediklerini görürsünüz.
15 Temmuz bence biraz böyle bir şeydir. “Ne istediler de vermedik” anlayışı FETÖ’cüleri bu ülkede demokrasiyi yıkmaya kalkışacak kadar şımartmış ve güçlendirmişti.
Ama Türkiye’ye diz çöktüremediler. Türk insanına boyun eğdiremediler.
15 Temmuz hain darbe girişiminin hesabını gerçekten sorduk, gerçek suçluları ortaya çıkartıp cezalandırabildik mi? Bu da ayrı bir konu. Yarın da biraz buna değiniriz…
Bugün bayramdır, önemli bir bayram. Bayramınız kutlu olsun.

