Amatör futbolun sesine kulak verin!
Göksel Ali Argun
Lisans vize ücretleri yeniden değerlendirilmelidir.
Son günlerde amatör futbol camiasından yükselen tepkileri dikkatle takip ediyor ve bu tepkilere hak veriyorum.
Amatör kulüp başkanlarının, yöneticilerin, antrenörlerin ve futbolcuların özellikle filiz lisans, vize ve aktarma ücretlerinin
yüksekliği konusunda dile getirdiği sıkıntılar görmezden gelinmemelidir.
Çünkü amatör futbol zaten büyük ölçüde fedakârlıklarla ayakta durmaktadır. Her yeni mali yük, kulüplerin ve futbolcuların omuzlarındaki yükü biraz daha artırmaktadır.
Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’na açık bir çağrım var:
Amatör futbolun sesini duyun, sahadaki gerçekleri görün ve lisans vize ücretleri konusunda yeniden bir düzenleme yapın.
Bu çağrı bir eleştiri olmanın ötesinde, amatör futbolun geleceği adına yapıcı bir öneridir.
Çünkü amaç ücretleri artırmak değil, amatör futbolu yaşatmaktır.
AMATÖR FUTBOL MU, ÜCRETLİ FUTBOL MU?
Türk futbolunda yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz:
“Amatör futbol desteklenmeli.”
Peki nasıl?
Kulüplerin üzerindeki mali yükleri artırarak mı?
Her sezon yeni bir masraf kalemi oluşturarak mı?
Lisans, vize ve diğer işlemleri kulüplerin bütçesinde daha büyük bir yük haline getirerek mi?
Eğer cevap buysa, burada ciddi bir çelişki vardır.
Çünkü amatör futbolun adı amatör, yükü ise giderek profesyonel hale gelmektedir.
AMATÖR KULÜP SADECE BİR TAKIM DEĞİLDİR
Bir amatör kulübün kapısını açtığınızda karşınıza büyük bütçeli bir şirket çıkmaz.
Karşınıza çoğu zaman futbol için mücadele eden insanlar çıkar.
Kulüp başkanı…
Yönetici…
Antrenör…
Futbolcu…
Çocuğunu antrenmana getiren veli…
Deplasman masrafını denkleştirmeye çalışan yönetici…
Bazen formasını, topunu, ulaşımını kendi imkânlarıyla karşılayan insanlar…
Bunlar futbolun ticaretini yapmıyor.
Futbolu yaşatıyor.
İşte bu nedenle amatör futbolun ekonomik gerçekliği mutlaka dikkate alınmalıdır.
BİR LİSANSIN BEDELİ SADECE LİSANS BEDELİ DEĞİLDİR
Tek başına bakıldığında bir lisans veya vize bedeli küçük görünebilir.
Ancak bir kulübün bütün sezonunu düşündüğünüzde tablo değişir.
Bir futbolcu…
On futbolcu…
Otuz futbolcu…
Altyapı takımları…
A takım…
U takımları…
Sezon boyunca yapılan onlarca işlem…
Bunların üzerine forma, eşofman, top, antrenman malzemeleri,saha, ulaşım, deplasman, antrenör, sağlık ve diğer giderler eklenir.
Sonra kulüp yöneticisine:
“Kulübünüz neden zor durumda?” diye sorulur.
Aslında cevabı çok uzaklarda aramaya gerek yok.
Çünkü amatör kulüp artık sadece rakibiyle mücadele etmiyor.
Ekonomik şartlarla da mücadele ediyor.
AMATÖR FUTBOLUN GERÇEĞİ GÖRÜLMELİ
Burada TFF’yi eleştirmekten ziyade bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor.
Federasyon elbette futbolu düzenleyecek.
Lisans sistemi olacak.
Kurallar olacak.
Denetim olacak.
Bunların hiçbirine itirazımız yok.
Ancak düzenleme yapılırken amatör futbolun ekonomik şartları da dikkate alınmalıdır.
Çünkü amatör kulübün gelir kaynakları ile profesyonel kulübün gelir kaynakları aynı değildir.
Profesyonel kulübün yayın geliri vardır.
Sponsorları vardır.
Ticari gelirleri vardır.
Amatör kulübün ise çoğu zaman sınırlı sayıda destekçisi vardır.
Hatta birçok kulübün en büyük sponsoru, kendi yöneticisidir.
BİR ÇOCUĞUN FUTBOLA ERİŞİMİ PAHALILAŞMAMALI
Asıl düşünmemiz gereken nokta burasıdır.
Amatör futbol sadece bugün sahada oynayan futbolcudan ibaret değildir.
Amatör futbol aynı zamanda yarının futbolcusunu yetiştiren sistemdir.
Bugün mahalle takımında oynayan bir çocuk, yarın profesyonel futbolcu olabilir.
Bugün amatör kulübün altyapısında çalışan bir antrenör, yarın milli takım seviyesinde futbolcu yetiştirebilir.
Bugün küçük bir kulübün formasını giyen çocuk, yarın Türk futbolunun önemli bir değerine dönüşebilir.
Ama futbolun tabanındaki maliyetler sürekli yükselirse, bazı çocuklar daha yolun başında futboldan uzaklaşabilir.
İşte asıl tehlike budur.
Futbolun maliyeti yükseldikçe, futbola ulaşabilen çocukların sayısı azalır.
TFF’YE ÇAĞRIMDIR
Burada açık ve samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum.
TFF, amatör futbol camiasından yükselen bu sese kulak vermelidir.
Kulüp başkanlarının…
Yöneticilerin…
Antrenörlerin…
Futbolcuların…
Velilerin…
Ve yıllardır amatör futbolun yükünü omuzlayan insanların sesine…
Lisans vize ücretleri konusunda yeniden değerlendirme yapılmalıdır.
Özellikle altyapı futbolcularını koruyan, kulüplerin oyuncu sayılarını dikkate alan, toplu lisans işlemlerinde kolaylık sağlayan ve ekonomik olarak zor durumda bulunan kulüpleri destekleyen bir sistem düşünülebilir.
Çünkü amatör futbolu güçlendirmek, amatör kulübün cebine daha fazla yük koymakla değil; onun yükünü azaltmakla mümkündür.
AMATÖR KULÜP TFF’NİN MÜŞTERİSİ DEĞİLDİR
Bu cümleyi özellikle önemsiyorum.
Amatör kulüp, sadece federasyona lisans ücreti ödeyen bir yapı değildir.
O kulüp;
futbolcuyu yetiştirir,
çocuğu spora kazandırır,
toplumu sporla buluşturur,
profesyonel futbolun altyapısını oluşturur.
Dolayısıyla amatör kulübe bakış açımızı değiştirmek zorundayız.
Amatör kulübe yük bindirmek kolaydır; onu yaşatmak futbol yönetimidir.
BİRKAÇ YÜZ LİRA DEĞİL, BİR FUTBOLCUNUN GELECEĞİ
Belki bir lisans vize ücretine sadece rakam olarak bakabiliriz.
Ama o rakamın arkasında bir futbolcu vardır.
Bir kulüp vardır.
Bir antrenör vardır.
Bir aile vardır.
Ve belki de geleceğin profesyonel futbolcusu vardır.
Bu nedenle konu sadece “vize ücreti ne kadar?” meselesi değildir.
KONU
“Amatör futbolu nasıl yaşatacağız?”
meselesidir.
Amatör futbol Türk futbolunun kenarında duran bir yapı değildir.
Türk futbolunun temelidir.
Bugün profesyonel liglerde izlediğimiz birçok futbolcunun yolu bir zamanlar amatör sahalardan geçti.
Bugün büyük statlarda alkışlanan futbolcuların ilk alkışını belki de küçük bir amatör sahada birkaç kişi yaptı.
O nedenle amatör futbolun yükünü artırmak yerine, onu güçlendirmeliyiz.
TFF’nin de bu konuda yapacağı yeni bir düzenleme, yalnızca kulüplerin ekonomik yükünü azaltmayacak; aynı zamanda Türk futbolunun tabanına önemli bir moral verecektir.
Çünkü bugün amatör kulübün yanında olmak, aslında yarının Türk futbolcusunun yanında olmaktır.
Bu nedenle çağrımız nettir:
TFF, amatör futbolun sesini duyun!
Lisans vize ücretlerini yeniden değerlendirin.
Kulüplerin ve futbolcuların yükünü azaltın.
Amatör futbolu gelir kalemi olarak değil, Türk futbolunun geleceğine yapılan yatırım olarak görün.
Çünkü…
Profesyonel futbol vitrindir.
Amatör futbol ise o vitrini dolduran kaynaktır.
Ve unutmayalım:
Futbol Süper Lig’de başlamaz.
Futbol amatör sahada başlar.
Amatör saha susarsa, Türk futbolunun geleceği de susar.

