Vergi teşvikleriyle yeni ekonomi rotası
Erol Çağlayan
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yalnızca teknik vergi değişiklikleri içeren bir metin değildir. Teklif; kamu alacaklarının tecili, gelir vergisi istisnaları, kurumlar vergisi indirimleri, İstanbul Finans Merkezi teşvikleri, teknoloji girişimlerinin desteklenmesi ve varlık barışı gibi birçok başlığı aynı çatı altında toplamaktadır. Genel gerekçede temel hedef; döviz girişinin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, ihracatın desteklenmesi, nitelikli hizmet ihracatının geliştirilmesi ve teknoloji girişimciliği ekosisteminin güçlendirilmesi olarak ortaya konulmaktadır.
Teklifin ilk maddesiyle, 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarının tecilinde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmakta; teminatsız tecil tutarı ise 50 bin TL’den 1 milyon TL’ye yükseltilmektedir. Bu düzenleme, ödeme güçlüğü yaşayan mükellefler açısından önemli bir rahatlama sağlayabilir.
İkinci maddeyle, yurt dışı kazanç ve irat istisnasından yararlanan kişiler bakımından, istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla intikallerde veraset ve intikal vergisinin yüzde 1 oranında alınması öngörülmektedir.
Üçüncü madde, teknogirişim şirketlerinde çalışanlara verilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasını genişletmektedir. İstisnaya konu edilebilecek üst sınır, çalışanın yıllık brüt ücretinin iki katına çıkarılmakta; payların elde tutulma süreleri de kısaltılmaktadır.
Dördüncü maddeyle, Türkiye’ye yerleşen ve önceki son üç yılda Türkiye’de ikametgahı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesi düzenlenmektedir. Bu hüküm, sermaye ve nitelikli insan kaynağı çekmeye dönük güçlü bir vergi teşviki niteliğindedir.
Beşinci ve altıncı maddeler, nitelikli hizmet merkezleri kavramını sisteme dahil etmektedir. Bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerine gelir vergisi istisnası sağlanmakta; en az üç ülkede faaliyet gösteren uluslararası yapılara hizmet verecek merkezlerin tanımı ve faaliyet alanları belirlenmektedir.
Yedinci maddeyle, transit ticaretten sağlanan kazançlarda indirim oranı genel olarak yüzde 95, İstanbul Finans Merkezi katılımcıları için ise yüzde 100 olarak düzenlenmektedir. Nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettiği kazançlar için de benzer şekilde yüzde 95 ve İstanbul Finans Merkezi’nde yüzde 100 indirim öngörülmektedir.
Sekizinci madde, ihracatçı kurumlar bakımından dikkat çekicidir. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumların bu kazançlarına kurumlar vergisi oranının yüzde 9, ihracat yapan kurumların münhasıran ihracat kazançlarına ise yüzde 14 olarak uygulanması teklif edilmektedir.
Dokuzuncu madde, transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve İstanbul Finans Merkezi kazanç indirimlerinin, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabında dikkate alınmasına ilişkin tamamlayıcı düzenleme yapmaktadır.
Onuncu madde, kamuoyunda varlık barışı olarak bilinen düzenlemedir. Yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirimi ve iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi öngörülmektedir. Yurt içindeki kayıt dışı varlıkların da bildirim konusu yapılabilmesi mümkündür. Vergi oranı kural olarak yüzde 5 olmakla birlikte, varlıkların belirli sürelerle finansal sistemde tutulmasının taahhüt edilmesi halinde oran yüzde 0’a kadar düşebilmektedir. Şartların sağlanması halinde bu varlıklara ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması düzenlenmektedir.
On birinci madde, teknoloji girişimleri açısından önemlidir. Teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri yoluyla yatırım almalarını kolaylaştırmakta; ayrıca dijital şirket niteliğindeki girişimlere oda kayıt ve aidat muafiyeti sağlamaktadır.
On ikinci maddeyle, İstanbul Finans Merkezi’nde yurt dışı tecrübeli personele sağlanan gelir vergisi avantajının kapsamı genişletilmektedir. On üçüncü madde ise İstanbul Finans Merkezi’nde finansal faaliyette bulunan kuruluşlara sağlanan kurumlar vergisi indirimi süresini 2047 yılına kadar uzatmakta; finansal faaliyet harçlarına ilişkin muafiyeti de 5 yıldan 20 yıla çıkarmaktadır.
Son iki madde ise yürürlük ve yürütmeye ilişkindir. Bazı hükümler yayım tarihinde, ihracatçı kurumlara ilişkin indirimli oran düzenlemesi ise 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir.
Sonuç olarak teklif, vergi sistemini yalnızca gelir toplama aracı olarak değil, sermaye girişi, ihracat, teknoloji girişimciliği ve finans merkezi hedefleri için teşvik aracı olarak kullanmaktadır. Ancak bu düzenlemelerin başarısı; kanun metninin cazibesinden çok, uygulamadaki açıklık, öngörülebilirlik ve vergi adaletini zedelemeyecek bir denge kurulmasına bağlı olacaktır.

