BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Okul baskınlarının düşündürdükleri

Erol Çağlayan

Abone OlGoogle News
18 Nisan 2026 12:41

Üç çocuk babası olarak bu tür haberler karşısında mesafemi koruyarak, teknik bir analizle yetinmem mümkün değil. Mesleğim gereği sayılarla, oranlarla, vergi politikalarıyla uğraşıyor olabilirim; ancak bazı anlar vardır ki, hiçbir bilanço kalemi, hiçbir mali tablo insanın içindeki sızıyı açıklamaya yetmez. Ölen çocuklar söz konusu olduğunda, insan önce baba oluyor, sonra meslek sahibi.

Son dönemde yaşanan olaylar, sadece bir güvenlik meselesi değil; çok daha derin bir yapısal soruna işaret ediyor. Okul, toplumun en korunaklı alanı olması gerekirken, artık müdahalenin, baskının, hatta zaman zaman şiddetin sahnesine dönüşüyorsa, burada sadece “olay” değil, bir yön kaybı var demektir.

Bu tablo bana şunu düşündürüyor: Biz, çocukları korumakta mı zayıf kalıyoruz, yoksa sorunları büyüyene kadar görmezden mi geliyoruz?

Vergiyle uğraşan biri olarak şunu çok net görüyorum: Bu ülkede kaynak var. Tartışılması gereken, kaynağın olup olmadığı değil; nasıl kullanıldığıdır. Toplanan vergilerin önemli bir kısmı, kısa vadeli ihtiyaçlara yönelirken, çocuklara ve gençlere yönelik uzun vadeli yatırımın hâlâ istenen düzeyde olmadığını söylemek zorundayım.

Oysa mesele sadece daha fazla okul yapmak değil.  Mesele, çocukları suça sürükleyen zemini erken aşamada tespit edebilmek.

Bugün geldiğimiz noktada, klasik yöntemlerle bu sorunları çözmenin zorlaştığı açık. Çeteleşen, şiddete yönelen, suça bulaşan çocuk profili artık daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor. Bu da bize, yeni araçlar kullanmadan ilerlemenin mümkün olmadığını gösteriyor.

Tam da burada, genellikle verimlilik ve üretkenlik bağlamında tartışılan yapay zekânın, aslında sosyal risklerin yönetiminde de kullanılabileceğini düşünüyorum.

Doğru kurgulanmış bir sistemle:

Riskli davranış kalıpları erken tespit edilebilir

Okul içi ve dışı veriler analiz edilerek çocuklar için koruyucu mekanizmalar kurulabilir

Suça sürüklenmeden önce müdahale edilebilir

Burada altını çizmek gerekir: Amaç cezalandırmak değil, erken teşhis ve ıslah olmalıdır.

Çünkü mesele bir çocuğun suç işlemesi değil; o noktaya gelene kadar sistemin neyi kaçırdığıdır.

Bugün konuşmamız gereken şey, baskınların kendisinden çok, o baskınlara neden ihtiyaç duyulduğudur. Eğer bir okulda güvenlik güçlerinin müdahalesi kaçınılmaz hale gelmişse, bu aslında çok daha önce yapılması gerekenlerin yapılmadığını gösterir.

Devletin gücü, sadece müdahale anında değil, önleyici kapasitesinde ölçülür.

Ve belki de en önemlisi: Her kaybedilen çocuk, sadece bir ailenin değil, bu ülkenin kaybıdır.

Bu yüzden, vergiden konuşurken de, bütçeden söz ederken de, rakamların arkasındaki insanı unutmamak gerekir. Çünkü bazen en doğru mali politika, en insani olandır.

Ben bir vergi uzmanı olarak şunu söyleyebilirim: Eğer bu ülkede toplanan vergilerden çocuklara daha fazla pay ayrılmazsa, yarın çok daha ağır bedeller ödemek zorunda kalırız.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Erol Çağlayan

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları