BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Mazotun fiyatı, maaşın gücü

Erol Çağlayan

Abone OlGoogle News
22 Eylül 2026 09:05

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Avrupa’daki motorin fiyatlarını Türkiye ile karşılaştıran açıklaması, akaryakıt tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Haberlerde, Bakan’ın birçok Avrupa ülkesinde motorinin litre fiyatının 150 TL’den aşağı olmadığı, Türkiye’de ise 100 TL civarında bulunduğu yönündeki sözleri aktarıldı.

Ancak bu karşılaştırmanın yanında cevaplanması gereken bir soru daha var: O ülkelerde çalışanlar, bir aylık ücretleriyle kaç litre motorin alabiliyor?

Çünkü pompadaki fiyat ile o fiyatı ödeyebilme gücü aynı şey değildir.

Bir ürünün başka ülkedekinden daha düşük fiyatla satılması, o ürüne ulaşmanın daha kolay olduğunu tek başına göstermez. Bunun için etiketin karşısına maaşı da koymak gerekir.

BİR AYLIK ÜCRET KAÇ LİTRE MOTORİN EDİYOR?

Hesabı, 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan güncel fiyatlar üzerinden yapalım. Türkiye için Petrol Ofisinin İstanbul Avrupa Yakası fiyatını; Avrupa örnekleri için fiyat izleme platformlarının aynı gün yayımladığı ortalamaları esas alalım.

Bunlar aynı saatte ölçülmüş, kesinleşmiş günlük ortalamalar değil. Özellikle Fransa verisi, son yedi gün içinde bildirilmiş istasyon fiyatlarından hesaplanan güncel ortalamayı gösteriyor.

Ücretleri karşılaştırırken de Türkiye’nin net asgari ücretini Avrupa’nın brüt ücretiyle yan yana koymayalım. Aylık brüt asgari ücret karşılıklarını kullanalım.

Saatlik ücretlerin aylığa çevrilmesinde Eurostat’ın yöntemi, yılda 14 ödeme yapılan ülkelerde ise yıllık toplamın 12 aylık karşılığı dikkate alınıyor.

Ülkelerdeki çalışma süreleri ve kesintiler farklı olduğu için bu hesap, genel bir refah endeksi değil; brüt ücretin motorin karşılığıdır.

Türkiye’de aylık brüt asgari ücret 33.030 TL. İstanbul Avrupa Yakası’nda motorinin litre fiyatı 96,30 TL. Bu iki rakamla hesaplandığında bir aylık brüt ücret, yaklaşık 343 litre motorine karşılık geliyor.

Almanya’da saatlik 13,90 avroluk asgari ücretin Eurostat yöntemiyle aylık karşılığı yaklaşık 2.343 avro. Tankwijzer’in 21 Eylül gün içi verisindeki 2,447 avroluk litre fiyatıyla bunun karşılığı yaklaşık 958 litre motorin.

Fransa’da aylık brüt asgari ücret 1.867,02 avro. PrixCarbu’nun aynı gün yayımladığı 2,416 avroluk ortalama motorin fiyatıyla yaklaşık 773 litre alınabiliyor.

Hollanda’da, 21 yaş ve üzerindeki çalışanlar için geçerli saatlik asgari ücretin aylık karşılığı 2.338,44 avro. 2,609 avroluk litre fiyatıyla bu tutar yaklaşık 896 litre motorin ediyor.

İspanya’da yılda 14 defa ödenen 1.221 avroluk asgari ücretin 12 aylık karşılığı 1.424,50 avro. 1,927 avroluk motorin fiyatıyla yaklaşık 739 litreye ulaşılıyor.

Bu dört ülke Avrupa’nın tamamını temsil etmiyor. Hesap, kira ve gıda giderlerini, sosyal yardımları veya ücret kesintilerini de kapsamıyor. Fakat yalnızca pompadaki rakamları karşılaştırmanın neden eksik kaldığını gösteriyor.

Üstelik bu hesabı yapmak için avroyu Türk lirasına çevirmeye gerek yok. Her ülkenin ücretini kendi motorin fiyatına böldüğümüzde, karşılaştırmanın ortak birimi zaten ortaya çıkıyor: Litre.

NET MAAŞIN KARŞILIĞI: YAKLAŞIK 292 LİTRE MOTORİN

Şimdi Türkiye’de çalışanın eline geçen paraya bakalım.

28.075,50 TL net asgari ücret, 96,30 TL’lik motorin fiyatıyla yaklaşık 292 litreye yetiyor. Bu, ücretin tamamının yakıta ayrıldığı varsayımı. Henüz kira ödenmedi, market alışverişi yapılmadı, elektrik ve su faturası hesaba katılmadı.

Aynı fiyatla 50 litrelik bir depo 4.815 TL tutuyor. Bu tutar, net asgari ücretin yaklaşık yüzde 17,2’si. Bir depo, aylık net ücretin yaklaşık altıda birinden fazlasını götürüyor.

Dolayısıyla “başka ülkede daha pahalı” bilgisi ile “burada daha kolay satın alınabiliyor” sonucu arasında doğrudan bir eşitlik kurulamıyor.

POMPADA ÖDENEN PARANIN NE KADARI VERGİ?

Vergi hesabında da bugünün tutarlarıyla konuşmak gerekiyor.

Gelir İdaresi Başkanlığının açıkladığı düzenlemeye göre, motorinde Eylül 2026 için litre başına ÖTV 3 TL. 96,30 TL’lik fiyatın içindeki yüzde 20 KDV ise 16,05 TL. Böylece bir litre motorindeki ÖTV ve KDV toplamı 19,05 TL, fiyat içindeki payı yaklaşık yüzde 19,8 oluyor.

Avrupa karşılaştırmasını da KDV ile maktu özel tüketim veya enerji vergisinin toplamı üzerinden yapalım.

Almanya’da litre başına 0,4704 avroluk enerji vergisi ve yüzde 19 KDV, kullandığımız fiyat düzeyinde yaklaşık 0,861 avroya ulaşıyor. Pompa fiyatındaki payı yüzde 35,2. Bu hesap, ayrı karbon fiyatlaması maliyetini içermiyor.

Fransa’da, Korsika dışındaki standart vergi tarifesini 2,416 avroluk fiyat düzeyine uyguladığımızda, tüketim vergisi ve KDV toplamı yaklaşık 1,010 avro, payı yüzde 41,8 çıkıyor. Bu, bölgesel farklılıkları ağırlıklandıran kesin bir ulusal vergi ortalaması değil, standart tarife hesabıdır.

Hollanda’da ise litre başına yaklaşık 0,552 avroluk tüketim vergisi ve yüzde 21 KDV, toplamda yaklaşık 1,005 avro ediyor. Fiyat içindeki payı yüzde 38,5.

Bu hesapta Türkiye’nin mevcut ÖTV ve KDV payı, karşılaştırdığımız üç ülkeden daha düşük. Buna rağmen brüt ücretin satın alabildiği motorin miktarı da daha düşük çıkıyor. Vergi yükü ile ücretin satın alma gücü, birbirinden ayrı iki mesele.

Ayrıca mevcut vergi tutarlarını yıl sonuna kadar değişmeyecekmiş gibi değerlendirmek mümkün değil. Türkiye’de motorin, ağustostaki düzenlemeyle teknik olarak eşel mobil sisteminden çıkarılarak kademeli ÖTV uygulamasına geçirildi. Mevcut takvim, litre başına ÖTV’nin ekimde 6 TL, kasımda 9 TL, aralıkta 12 TL olmasını öngörüyor.

Almanya’da ise 18 Eylül’de duyurulan, litre başına 14 avro sentlik enerji vergisi indiriminin 1 Ekim’de uygulanması planlanıyor. Henüz yürürlüğe girmemiş bu indirim, 21 Eylül hesabına dâhil değil.

“İTİBARDAN TASARRUF” TARTIŞMASININ BÜTÇEDEKİ KARŞILIĞI

Akaryakıt ve ücret hesabının yanında, enflasyonla mücadelenin kamu bütçesi tarafı da bulunuyor.

Şimşek, aynı televizyon yayınında “Gelirler değil ama giderler kamunun kontrolündedir” dedi. Ayrıca 2026 bütçe açığının millî gelire oranında yüzde 3,5’lik hedef yerine yüzde 3,1’lik gerçekleşme beklediklerini açıkladı. Bu bir yıl sonu beklentisi; gerçekleşen sonuçla ayrıca karşılaştırılması gerekiyor.

“İtibardan tasarruf” talebi de burada somut bir bütçe sorusuna dönüşüyor: Kamunun hangi harcamasında, ne kadar tasarruf sağlandı?

Nitekim 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi, taşıt kullanımından seyahatlere, toplantılardan demirbaş alımlarına kadar çeşitli alanlarda sınırlamalar getiriyor. Uygulamanın izlenmesini, denetlenmesini ve raporlanmasını da öngörüyor. Yani tasarruf tartışmasının ölçülebileceği bir idari çerçeve zaten mevcut.

Kaç taşıtın kullanımına son verildi? Hangi kiralama giderleri azaltıldı? Seyahat ve organizasyon giderlerinde ne değişti? Aynı hizmet daha düşük maliyetle sağlanabildi mi? Açıklanan tasarruf hedefinin ne kadarı gerçekleşti?

Bu soruların cevapları, kamu tasarrufunu niyet beyanından çıkarıp hesaplanabilir bir sonuca dönüştürür.

Kamu harcamalarını azaltmanın enflasyona etkisi ise harcamanın niteliğinden bağımsız değil. IMF’nin 2023 tarihli değerlendirmesi, mali sıkılaşmanın toplam talebi azaltarak enflasyonla mücadeleyi destekleyebileceğini; düşük gelirli kesimlerin ise hedefli desteklerle korunabileceğini ortaya koyuyor. Bu, her kamu harcamasının aynı etkiye sahip olduğu veya her kesintinin aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla kamu tasarrufu hesabında yalnızca kesilen tutar değil, hangi giderin azaltıldığı, hangi hizmetin korunduğu ve sonuçta ne elde edildiği de önem taşıyor.

ETİKET BAŞKA, GEÇİM BAŞKA

Akaryakıt karşılaştırmasında tek başına litre fiyatı bütün resmi anlatmıyor. Vergi oranı da tek başına alım gücünü açıklamıyor. Ücret, fiyat ve vergi birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı bir tablo ortaya çıkıyor.

Kamudaki tasarruf tartışmasında da aynı ölçü geçerli: Açıklanan hedef ile gerçekleşen sonuç birbirinden ayrılmalı.

Pompanın hesabı litreyle, geçimin hesabı gelirle, kamudaki tasarrufun hesabı ise gerçekleşen harcamayla yapılır.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Erol Çağlayan

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları