BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Geçici vergide artık sadece kâr değil, asgari vergi de hesaplanacak

Erol Çağlayan

Abone OlGoogle News
13 Mayıs 2026 13:15

Vergi denince çoğu kişinin aklına yıl sonunda verilen beyanname gelir. Oysa şirketler için vergi hesabı sadece yıl sonunda yapılmaz. Yıl içinde de üçer aylık dönemler itibarıyla kazanç hesaplanır ve buna göre geçici vergi ödenir. Adı “geçici” olsa da ödenen para gerçektir; yıl sonunda hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Bu yıl geçici vergi hesabında şirketleri ilgilendiren önemli bir yenilik var: Yurt içi asgari kurumlar vergisi.

Bunu sade bir cümleyle anlatmak gerekirse devlet artık şunu söylüyor:

“Şirketin kârı var ise, bazı indirim ve istisnalarla ödenecek vergi çok aşağı düşse bile, belli bir tabanın altına inemez.”

Yani artık sadece “şirket ne kadar kâr etti?” sorusu yetmeyecek. Bir de şu soruya bakılacak:

“Bu şirket, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kazancı üzerinden en az ne kadar vergi ödemeli?”

Yeni düzenleme Kurumlar Vergisi Kanunu’na 32/C maddesi olarak eklendi. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın rehberinde de açıklandığı üzere, hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamayacak. Ayrıca bu uygulama 2025 yılı birinci geçici vergi döneminden itibaren her geçici vergi dönemi için dikkate alınacak.

Burada vatandaş açısından karıştırılmaması gereken nokta şu: Bu uygulama bakkal, berber, avukat, doktor, serbest meslek erbabı gibi gelir vergisi mükelleflerini doğrudan kapsamıyor. Uygulama esas olarak kurumlar vergisi mükellefleri, yani anonim şirketler, limited şirketler, kooperatifler, iktisadi işletmeler ve benzeri kurumlar için geçerli. Gelir İdaresi rehberinde de yurt içi asgari kurumlar vergisinin sadece kurumlar vergisi mükelleflerini kapsadığı, gelir vergisi mükelleflerinin bu uygulamaya tabi olmadığı belirtiliyor.

PEKİ BU YENİ HESAPLAMA NE ANLAMA GELİYOR?

Diyelim ki bir şirketin ticari kârı var. Bu şirket çeşitli indirimlerden, istisnalardan, yatırım teşviklerinden veya kanunun tanıdığı başka avantajlardan yararlanıyor. Normal hesapta bu indirimler düşüldükten sonra ödeyeceği vergi çok azalabilir. Hatta bazı durumlarda hiç vergi çıkmayabilir. İşte asgari kurumlar vergisi burada devreye giriyor.

Devlet, “Evet, kanuni indirim ve istisnaları kullanabilirsin; ancak kârın varsa, vergi tamamen sıfıra yaklaşmasın” diyor.

Bu nedenle artık muhasebe servislerinin ve mali müşavirlerin geçici vergi dönemlerinde iki ayrı gözle bakması gerekecek. Birinci göz klasik kurumlar vergisi hesabı olacak. İkinci göz ise asgari kurumlar vergisi hesabı olacak. Hangisi daha yüksekse, sonuç ona göre şekillenecek.

Hesabın mantığı da oldukça basit: Ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderler eklenecek. Ortaya pozitif bir tutar çıkarsa, bu tutarın %10’u asgari vergi açısından kontrol edilecek. Gelir İdaresi rehberinde de asgari vergi hesabında “ticari bilanço kârı + kanunen kabul edilmeyen giderler” yaklaşımı esas alınmakta ve pozitif tutar bulunması halinde %10 oranı uygulanacağı açıklanmaktadır.

Bu düzenleme özellikle şu şirketler için daha dikkatli takip gerektiriyor:

Yatırım teşvikinden yararlanan şirketler, taşınmaz veya iştirak hissesi satışı yapan kurumlar, serbest bölge veya teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyeti olan işletmeler, Ar-Ge ve tasarım indirimi kullanan şirketler, istisna ve indirimleri nedeniyle geçmişte düşük vergi ödeyen kurumlar.

Çünkü yeni sistemde her indirim ve istisna aynı sonucu doğurmayacak. Bazı istisna ve indirimler asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilecek, bazıları ise düşülemeyecek. Gelir İdaresi’nin kurumlar vergisi beyan rehberinde iştirak kazançları istisnası, emisyon primi kazancı istisnası, serbest bölge kazançları, teknoloji geliştirme bölgesi kazançları ve Ar-Ge indirimi gibi başlıklar ayrıca sayılmış; hangi indirim ve istisnaların asgari vergi matrahında dikkate alınacağı ayrıntılandırılmıştır.

Yeni kurulan şirketler açısından ise önemli bir kolaylık var. İlk defa faaliyete başlayan kurumlarda, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca asgari kurumlar vergisi uygulanmayacak. Yani yeni kurulmuş bir şirket hemen bu yükümlülüğün içine sokulmuyor. Ancak birleşme, devir, tür değişikliği veya bölünme gibi işlemlerle ortaya çıkan yapılar için bu kolaylık otomatik olarak geçerli değil.

Bu düzenlemenin arkasındaki temel düşünce şu: Vergi sistemi, sadece kâğıt üzerinde kârı olan ama çeşitli indirimlerle çok düşük vergi ödeyen şirketleri de belli bir tabana çekmek istiyor. Başka bir ifadeyle, kurum kazancı varsa, kamuya da en azından belirli bir katkı yapılsın isteniyor.

Elbette burada hassas bir denge var. Vergi güvenliği sağlanırken yatırım yapan, üretim yapan, ihracat yapan, Ar-Ge yapan şirketlerin motivasyonu da zayıflatılmamalı. Çünkü vergi sadece tahsilat aracı değildir; aynı zamanda ekonomi politikası aracıdır. Devlet bir yandan vergi toplar, diğer yandan bazı alanları teşvik eder. Asgari kurumlar vergisi uygulamasında en zor alan da bu dengeyi doğru kurmaktır.

Şirketler bakımından çıkarılacak sonuç açık:

Geçici vergi döneminde artık sadece “kâr çıktı mı, zarar çıktı mı?” diye bakmak yeterli değil. İndirimler, istisnalar, yatırım teşvikleri, geçmiş yıl zararları, kanunen kabul edilmeyen giderler ve asgari vergi hesabı birlikte değerlendirilmek zorunda.

Özellikle patronların, şirket yöneticilerinin ve muhasebe birimlerinin şunu bilmesi gerekiyor: Bu yıl geçici vergi hesabı, geçmiş yıllardaki kadar basit olmayabilir. Defterde görünen kâr ile beyannamede çıkan vergi arasındaki ilişki yeniden kuruluyor.

Kısacası, geçici vergide yeni dönem başladı.

Artık sadece kâr hesaplanmayacak; o kâr üzerinden devletin “en az alınması gereken vergi” dediği tutar da ayrıca kontrol edilecek. Şirketler için yeni soru şu olacak:

“Vergi çıktı mı?” değil,
“Çıkan vergi, asgari tutarın altında mı kaldı?”

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Erol Çağlayan

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları