Kocaelispor’u kırmak hiç kolay olmayacak!
Erdem Övüç
Sezon başında Kocaelispor için bir çoğumuzun kafasında eminim ki aynı soru vardı.
Ligde kalır mıyız? Ya da yeni takım ne kadar zamanda oturacak?
Yeni transferlerin ardından dengeler de değişti.
Gün içinde haberini de derledim…
Geçen sezonki direkt oynayan isimlerden 2’si hatta 3’ü bu sezon aramızda yok.
Smolcic, Balogh ve Keita…
Yattığı yerden Euro’ları kapan Petkovic…
Selçuk İnan’ın üzerini çizdiği ama “Değilmiş” gibi davrandığı Jovanovic ve Rivas aramızda olmaya devam ediyor.
Hiçbir esprisini göremediğimiz Karol ve özellikle de Darko neyse ki bu sezon yok!
Ancak ikisini gönderirken de 400 bin Euro vermek zorunda kaldığımızı da eklemeliyim.
BAMBAŞKA BİR KADRO
Bu sezon elimizde bambaşka bir kadro var.
Nazar değmesin, kalemizde Milli file bekçimiz Serhat var.
Savunmada Uğur Kaan (Yeni), Zoukrou (Yeni), Maglica (Yeni), Emir (Yeni)
Ortada Berkan (Yeni)
İleride Baku (Yeni), Sousa (Yeni), Aye (Yeni), Metehan (Yeni)
Toparlamak genel olarak süre bulan tam 9 yeni oyuncuya sahibiz!
Genel manada süre bulanlarımız ise Djiksteel, Haidara, Show, Agyei ve biraz da Susoho.
Yani bir gerçekten yeni bir takımız!
Gaziantep maçı öncesinde stoperlerin ikisinin birden sakatlandığı bilgisine ulaştığımda kabataslak bir 11 hazırladım.
Nazar değmesin savunma ortasına Emir ve Djiksteel’i koydum.
Sağ bekte Uğur Kaan ya da Onur Öztonga’yı düşündüm ama Uğur’u değerlendirdim, solda ise Haidara’nın yeri garantiydi.
Selçuk İnan’ın merkezde Show, Berkan ve Susoho’dan şaşmayacağı aşikardı.
Bir yana Sousa’yı, diğer yana Baku ya da Agyei’yi yerleştirdim.
Aye ise garanti 9 numaramdı.
Elimdeki muhtemel kadro buydu.
SELÇUK İNAN’IN PLANI
Metehan’ı 11’de beklemiyordum açıkçası.
Selçuk İnan’ın planı netti aslında.
Galatasaray maçında da bunu düşündü.
Önce bir tut, sonra dişlerini çıkar ve yürü!
Gaziantep maçının senaryosu tuttu.
İlk yarıda adamlar net goller kaçırdı.
Özellikle de Halil’in altı pastan topu Hyundai fabrikasına göndermesi onları şok etti, bize de derin bir oh çektirdi.
İkinci yarıda Berkan’ın büyük kaleci hatası sonrasında attığı gol, ardından Orhan Ak’ın tüm tuşlara basması, Selçuk İnan’ın Agyei ve Baku ile oyuna darbe vurmasının ardından, Kocaelispor son yarım saati helva gibi geçirdi.
Attığımız golden 2-3 dakika sonra Serhat’ın ayağı ile çıkardığı top dışında Gaziantep adeta buhar olmuştu.
Baku bencil olmasa, diğer arkadaşları da final paslarında akıllı olsa maç 4-5’e gidecekti.
Olsun, kazandık, hem de ligin en yetenekli ofans hatlarından birisine sahip olan bir takım karşısında çok değerli bir 3 puan elde ettik.
DAHA İYİSİ OLAMAZDI
Bunca hengamenin, kaosun, sinir harbinin arasında 6 maçta toplanan 12 puan büyük iş gerçekten.
Bakın, Agyei, Galatasaray maçında direği dövmeseydi, oradan da en kötü 1 puan alır, pazar gününe lider girebilirdik.
Sakatlıklar, cezalar, farklı mevkilerde oynayan futbolcular ve elbette Selçuk İnan’ın kafasındaki oyunu sahaya yansıtma çabası, işin kolay olmayacağının göstergeleriydi.
İlk 6 haftanın toparlamasını yaptığımda, Kocaelispor zaman zaman iyi oynadı, zaman zaman zorlandı. Bazen oyunun kontrolünü eline aldı, bazen rakibine alanlar bıraktı.
Açıkçası geçen sezon kalemizde bu kadar pozisyon vermiyorduk.
Galatasaray, Samsun, Konya ve Gaziantep maçlarının ilk yarısında kalemizde 30’a yakın pozisyon verdik.
Geçişlerle ilgili arızalarımız devam etse de bu kadar fazla pozisyon verdiğimiz bir takım olarak ligin en az gol yiyen takımı olmamız gerçekten akıl alır gibi değil.
Serhat kardeşimin buradaki özel çabasını takdir etmem gerekir.
Ne yalan diyeyim, bundan daha iyi olamazdı.
HERKES HAZIR VE NAZIR!
Beni sezonun devamına dair daha da umutlandıran mevzu, az süre bulan oyuncularımızın Gaziantep maçındaki performansıydı.
Savunmanın ortasındaki Emir, sakatlanan Haidara’nın yerine giren Muharrem Cinan ve mecburi sağ bekte oynatılan Uğur Kaan’ın oyununu alkışlamazsak ellerimizde nasır çıkar!
Show ve Djiksteel için ne desem az kalır zaten.
Berkan Kutlu’nun A Milli Takım için merkezdeki yeterliliğini hepimiz tartışabiliriz ama Milli kadrodaki kimi isimler beni benden aldığı için, Selçuk İnan’ın da dediği gibi, Kocaeli’deki Fransa maçında Kocaelispor’dan bir oyuncunun olmasını isterdim tabii ki.
KAZANDIĞIMIZ MAÇLARDA GOL YEMEDİK
Bu yazımda biraz sohbet edelim de istedim açıkçası.
Fikirleriniz de benim için çok değerli. Siz de yazın, yorum gönderin, düşüncelerinizi aktarın.
Önümüzdeki 3 haftalık uzun bir süre var.
Anlatacaklarım devam etsin…
Bugün geldiğimiz yerde önemli bir gerçek var:
Kocaelispor kırılmadığı maçlarda bir şekilde puanı ya da galibiyeti alıyor.
Dört galibiyetin tamamında kalesini gole kapatan bir Kocaelispor’dan bahsediyoruz.
Bu çok önemli.
Çünkü futbol sadece iyi oynamakla kazanılmıyor.
Bazen istediklerini yapamazken ayakta kalmak, bazen rakibin baskısına direnmek, bazen de maçın içinde kalabilmek de gerekiyor.
GOL YEDİKTEN SONRA DA YAPMAK LAZIM
İşin diğer tarafı da var.
Gol yediğinde Kocaelispor’un oyunu çözmekte zorlandığı gerçeği.
Başakşehir ve Galatasaray maçlarında ofans hattında boğulan, son vuruşlarda ya da kırmızı alandaki pas alışverişlerinde şaselikler yaşayan bir takım olduğumuzu belirtmem lazım.
Kalabalık savunmayı çözmek adına gerekli formüllerin üretilmesi lazım.
Ligin en genç üçüncü kadrosundan ve maliyeti en düşük takımlarından birisi olan Kocaelispor için bu yukarıdaki cümlem gayet normal.
Ne demek istediğimi samimiyetimle söylemem lazım.
Geriye düştüğümüz anlarda takımın dengesi zaman zaman bozuluyor.
Savunma ile orta saha arasındaki mesafemiz açılıyor.
Yeniden oyuna ortak olmak kolay olmuyor.
ÇOK İYİ GEÇİŞ OYUNCULARINA SAHİBİZ
Kocaelispor’un hücum hattında ciddi bir iştah var.
Geçen sezon Agyei öne gidecek diye kendimizi paraladık.
Rivas’tan, Darko’dan, Can’dan medet umduk.
İlk çeyrek sonrasında Tayfur da devre dışı kaldı.
Yani biz geçen sezon ön alanda kelimenin tam anlamıyla yoktuk.
Bu sezonki ön alan oyuncularımız çok daha girişken ve yetenekli.
Sousa biraz daha takım oyununa odaklansa, ondan daha da verim alabiliriz.
Ama genç Portekizli, savunma yönü düşük olsa da gerçek bir yetenek.
DAHA CESARETLİ BİR KOCAELİSPOR
Kocaelispor öne geçtiğinde ofansif oyuncuların özgüveni artıyor, boşluklar daha iyi değerlendiriliyor, rakip kaleye daha fazla oyuncuyla gidiliyor.
Gaziantep maçındaki geniş koridorları nasıl yakaladık gördünüz…
Bunu sezon genelinde de bu tür sekanslar görmeye devam edeceğiz.
Rakip geriye çekildikçe de Kocaelispor daha fazla cesaretleniyor.
Aynı cesaret Selçuk İnan’da da oluşuyor.
Evet, garantiyi seviyor ama Selçuk İnan oyunun her dakikası için strateji oluşturuyor.
Çözmesi gereken en temel husus berabereyken ya da geriye düştükten sonraki oyun aklımız.
Burada an itibari ile gerideyiz.
KUSURSUZ DEĞİLİZ
Bugün 12 puanla Milli araya girmek elbette önemli.
Hele sezonun başında yaşanan bütün sıkıntıları düşündüğümüzde…
Takımın henüz tam anlamıyla oturmadığını, sürpriz sakatlıkların yaşandığını, bazı futbolcuların birbirlerine alışmaya çalıştığını ve Selçuk İnan’ın farklı formüller denemek zorunda kaldığını düşündüğümüzde, 12 puan tek kelime ile şahane…
Sürpriz sakatlık dedim ama bu kadar bağ sakatlığı hayra alamet değil, onu da ayrıca araya sıkıştırayım!
İlk 6 haftada topladığımız kredi önümüzdeki haftalarda bizim nefeslerimiz olacak.
Bu kadar yazdım ettim, biliyorum…
Bu anlattıklarım ışığında finalimi şu şekilde yapayım.
Kocaelispor kesinlikle kusursuz değil.
Ama kolay kolay da kırılmıyor.
Kırılmadığı sürece de bir şekilde kazanmayı, bir şekilde puanı cebine koymayı başarıyor.
Dediğim gibi… Şimdi Milli ara var.
Bu ara Kocaelispor için eksikleri tamamlama ve oyunu biraz daha geliştirme fırsatı sunacak.
Beşiktaş ve Göztepe maçlarının biz Kocaelisporlular için ne kadar önemli olduğunu anlatmama gerek dahi yok.
Ve daha açık konuşayım…
Kocaelispor’un daha iyisini yapabilecek oyuncu kalitesi de, bunu yapabilecek zamanı da var.
Yolun açık olsun Körfez’im…

