BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

En büyük günah: Ümitsizlik!

Ahmet Çelik

Abone OlGoogle News
07 Eylül 2026 11:34

Hz. Mûsâ Tûr-i Sînâda Rabbimize:

— Ya Rab! Dünyadaki en çok nefret ettiğin en çok gazaplandığın, öfkelendiğin kulun kimdir bana onu gösterir misin?” der Allâh û Teâlâ;

— Sabahleyin sâhile git orada yanında çocuğu ile berâber olan bir kişi göreceksin. O dünyadaki en günahkâr en çok buğz ettiğim kulumdur” der. Hz. Mûsâ gider bakar çocuğu ile berâber birisini görür. Ertesi gün de der ki:

— Ya Rabbi! Dünyada en çok memnun olduğun, en çok râzı olduğun, en çok beğendiğin kulun kimdir bana gösterir misin?” der. Allâh û Teâlâ:

— Aynı sahile git ya Mûsâ, yine çocuğu ile berâber birini göreceksin. O kişi dünyada en çok sevdiğim kişidir” der. Hz. Mûsâ gider aynı kişiyi görür.

— Yarabbi bunun sebebi hikmeti nedir? Dün en çok buğz ettiğin kişiydi. Bugün en çok memnun olduğun kişi.”

            Ya Mûsâ, o kulum çok günahkâr bir kul. Çok büyük günahları olan bir kul. Çocuğunun elinden tutarak berâber balık tutmaya geldiler sâhile, her günde geliyorlar. Bir gün çocuğu ona:

— Yerden bir avuç kum avuçlayarak. Şu kum tânelerinden daha fazla olan bir şey var mı dünyada babacığım?” dedi. Babası ona şöyle bir baktı ve:

— Evlâdım, var?” dedi.

— Ne var baba?” Oradan sudan bir avuç aldı ve:

— Bu su taneleri, okyanuslar kum tânelerinden daha fazla.” Bu sefer çocuk:

— Babacığım, okyanuslardaki sulardan daha fazla olan bir şey var mı?” diye sordu. Adam durdu şöyle içinde bir dert var. Evet, günah işlemiş ama dertli döndü ve dedi ki:

— Var, evlâdım var?”

— Ne var baba?”

— Babanın günahları var oğlum, babanın günahları bu okyanuslardan da daha büyük.” “De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allâh’ın rahmetinden ümit kesmeyin.” (Zümer, 53)

            Yaşanmış yaşanmamış değil bu dert yüreğimizde olsun istiyor Allah (cc). Din bunu anlatıyor bize. Allâh’a hüsnü zan bunu öğretiyor bize. Bir mü’min evet, yeryüzündeki sulardan daha fazla günâhım var diyebilir. Vardır da. Günah işlemek kulun fıtratında var. Çocuk böyle babasını derin düşüncelere daldığını görünce:

— Peki, babacığım, senin günahlarından daha büyük olan bir şey var mı?” diye sordu. Bu sefer adam gözünden damla damla dökülen yaşlarla dedi ki:

— Var evlâdım var, Allâh’ın rahmeti var, Allâh’ın bağışlaması var, Allah’ın merhameti var, Allah’ın şefkati var!”

            Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurur: “Allâh’ın rahmeti gazabını geçmiştir.”

            Rabbim onu yüreğimizde taşımayı bize nasip eylesin. Ümit kesmekten bizleri korusun. Ne diyordu Hz. Yâkup (a.s), çocuklarına:

— Yavrum Allâh’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allâh’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser. Mü’min Allâh’ın rahmetinden ümit kesmez.” Mü’min Allâh’a hüsn ü zan besler. Sahihi Müslim’de anlatılan bir hâdise. Efendimiz (s.a.v.) anlatıyor. Kıyâmet gününde Rabbimiz cehennemden bir kulunu huzuruna alır ve:

— Kulum cehenneme atıldın bir şikâyetin var mı? Bir haksızlık gibi bir iddian var mı? Sana bir haksızlık yapıl dı mı?” der. Kul:

— Yok ya rabbi. Ben ettim ben buldum. Dünyada yaptıklarımın cezâsını görüyorum orada.” der. Rabbimiz meleklere:

— Alın götürün bunu hak ettiği yere!” buyurur ve melekler onu derdest ederler. Alırlar yüzüstü götürüyorlarken kul dönüp dönüp arkasına bakar. Hâşâ Rabbimiz mekândan münezzehtir. Biz anlayalım diye somutlaştırıyoruz. Şekilden münezzehtir kul döner döner, bakar. Rabbimiz der ki:

— Durun bakalım durun. Ey kulum neden dönüp dönüp bakıyorsun?” Kul:

— Yarabbi! Ben ettim biliyorum yaptıklarımın da cezâsını çekiyorum. Ama ben senin hakkında böyle zanda değildim. Ben yaptım ama senin affedeceğin zannı bende çok fazla vardı. Hele hele beni cehennemden bir kere çıkarttın bir daha beni geri girdirmezsin diye zan besliyordum, ben sana ümit besliyordum yarabbi” der. Rabbimiz:

— Pekî, o zaman mâdem benden bu kadar ümit var, bana bu kadar hüsnü zan besliyor götürün onu cennete.” buyurur.

            Biz de çocuklarımıza bunu öğreteliyiz ne olursunuz öğretelim. Dışarısı günah batağı. Bu günahlar içerisinde temiz kalmaları mümkün değil.

— Evlâdım, olur kul beşer yanlış yapar. Allah’tan başka kapı yok. Allah’tan başka affeden yok. Sakın ümîdini kesme yavrum! Yüz kere, bin kere yanlış yapsan yine dön Allâh’ın kapısına yönel, Allâh’a yönel. Yine dön Rabbim de Rabbim senden başka gidecek yerim yok de.” Bir berceste beyit ne güzel söyler:

            “Ye’se düşme gönül, rahmet kapısı dardır sanma;

            Bir damla gözyaşı, ummân olur Hakk’a varınca.”

            Âsâr-ı Gönül de der ki:

            “Allah her şeyi tek bir kişiye vermiyor. Kimine iyi bir eş veriyor, kimine güzel bir araba, kimine iyi bir evlât veriyor, kimine iyi bir ev, kimine zenginlik veriyor bir başkasına da iyi bir sağlık veriyor. Lüks evde oturanın evinde hasta olmadığı anlamına gelmez. Lüks arabası olanın sıkıntısı yoktur anlamına gelmez. Sâhip olduğunuz şeylerle mutlu ve hoşnut olun. İnanın birçok insan sizin sâhip olduklarınızı ağlayarak Allah’tan istediklerini unutmayın...”

            Elbette anlayana, kalbini bu ilâhî ahenkle arındırmak isteyene...

            Hâsıl-ı Kelâm!

“Ölenler Ölümü Bilmez, Ölüm Kalanların Hikâyesidir. Yol Elif İse, Yön Bellidir... Herkes Kendi Tercihiyle, Kendi Hayatını Yaşar Ama Kişi Yaşadığı Kadar Müslüman, Yansıttığı Kadar İnsandır; Zîrâ Hakîkat Dilde Değil, Hâldedir. Söz Meclise, Kıssa Herkese… Söz Uzar, Kesmek Gerektir Vesselâm!”

                Âsâr-ı Gönül’den selâm ve duâ ile...

 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Ahmet Çelik

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları