BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Asar-ı gönül Bismillah derken-1

Ahmet Çelik

Abone OlGoogle News
29 Mart 2026 13:43

Yeni bir başlangıca “Bismillah” derken; gönlümüzden geçen, her okurun dimağında iz bırakacak, ilgiyle takip edilecek dolu dolu bir köşe sunabilmektir. Okuma kültürümüzün arzu edilen seviyede olmadığını bilsek de bu “dolu” deryâdan bir “damla”yı gönüllere düşürebilmek bizim için kâfidir. İnanıyorum ki “vaktim yok” diyen okurlarımız dâhi, birkaç satırlık kelâmımızla hemhâl olacak ve zamanla bu okuma pınarı gürleşecektir. On dakikalık kıymetli vaktinizi bizlere ayırmanız, en büyük temennimizdir. 

Gönlümüz arzu etmese de teknik bir aksaklık sebebiyle yazılarımız gecikse dâhi, bölümlerimiz inşallah kesintisiz bir silsile hâlinde devam edecektir. 

Böylesi müstesnâ bir köşede sizlerle buluşmamıza vesile olan, düşüncelerimizi gerçeğe dönüştüren kıymetli; “MAVİ KOCAELİ GAZETESİ” nezdinde kurucu ve Gazete Yönetim Kurulu üyelerine ve tüm çalışanlarına en kalbi şükranlarımı sunarım. 

Bu köşenin dizayn ve teknik sorumluluğunu üstlenen bendeniz; şahsi görüşlerden ziyâde, mensubu olmaktan onur duyduğum, 102 yıllık mâzisi şan, şeref ve kahramanlık destanlarıyla örülü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kıymetli müelliflerinin altın değerindeki eserlerini sizlerle buluşturmaya çalışacağım. 

Geniş bir yelpâzede; Din İşleri Yüksek Kurulumuzun güncel meselelere dâir kararları, Diyanet Aylık, Diyanet Âile, Geçerken Dergileri ve İlmi eserlerimizin ehil kalemlerinden süzülen makâleler; Sayın Müftümüz, vâizlerimiz, din hizmetleri uzmanlarımız ve din görevlilerimizin kaleminden dökülen şiir, hatırat, ibretlik hikâye ve kıssalarla birleşen güzellikleri sizlerle buluşturma gayreti içerisinde olacağız. 

Basın ve sosyal medyanın sunduğu imkânların paha biçilmez bir kıymette olduğu bir dönemin bilinciyle, bu platformda el-Asr Sûresi ile başlamak istiyorum: 

Ebu Huzeyfe’den (r.a.) rivâyet edildiğine göre: “Resulullah’ın ashabından iki kişi karşılaştıklarında, biri diğerine Asr Sûresi’ni okumadan ve selam vermeden ayrılmazlardı.” buyurur. 

Asr Sûresi, zamana yemin ederek başlar; zirâ zaman, insan hayatının yegâne sermâyesidir. Zaman; Cenâb-ı Hakk’ın yaratma, yönetme, rızık verme ve sonsuz kudretini tecelli ettirdiği bir varlık şartı olduğu kadar; insanın her türlü eylemini gerçekleştirdiği bir imkân sahasıdır. Yüce Allah, böylesine kıymetli bir gerçeklik üzerine yemin ederek, onu ziyan edenlerin sonunun “hüsran” olacağını ihtar etmiştir. Buradaki ziyan, ebedî saadetin kaybıdır. 

Sûrede temel olarak şu dört özelliğe sâhip olanların kurtuluşa ereceği müjdelenmiştir: 

Samîmi bir îman, 

Sâlih amel (Din, akıl ve vicdanın emrettiklerini ifâ etmek), 

Hakkı tavsiye etmek, 

Sabrı tavsiye etmek. 

Hakkı ve sabrı tavsiye etmek, özünde “salih amel”in bir parçası olsa da toplumsal sorumluluk ve erdemin inşasındaki hayâtiyeti sebebiyle ayrıca zikredilmiştir. Bu tavsiyelerin ilk muhatabı kuşkusuz kişinin kendi nefsidir. 

Hakkı ve sabrı tavsiye; eğitimin mâhiyetine de ışık tutar. Doğru bir eğitimin gâyesi; inançta ve ahlakta hakîkati aktarmak; hayatın zorlukları karşısında kişiye metânet ve sabır aşılamaktır. Hak, adâletle kâimdir; dolayısıyla bu sûre, âdil bir toplumsal düzenin inşâsına da dâvettir. Kul; îman ve sâlih amel ile Allah’ın hakkını; hakkı ve sabrı tavsiye ile de kulların hakkını gözetmiş olur. (kuran.diyanet.gov.tr) 

İmam Şâfiî: “Şâyet Kur’an’da başka bir şey nâzil olmasaydı, şu pek kısa sûre bile insanlara yeterdi.” derken; 

Mehmet Âkif Ersoy ise mısralarında: 

“Hâlik’in nâ-mütenâhî adı var, en başı Hak,  

Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!  

Hani ashâb-ı kirâm ayrılalım derlerken,  

Mutlaka sûre-i ve’l-Asr’ı okurmuş; bu neden?  

Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felâh:  

Başta îmân-ı hakîkî geliyor, sonra salâh,  

Sonra hak, sonra sebât: İşte kuzum insanlık...  

Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık.” şeklinde dile getirir el-Asr Sûresini. 

Sa’y ü gayret bizden; inâyet, tevfîk ve hidâyet ise Rabbü’l-âlemîn olan Mevlâ-yı Zü’l-Celâl’dendir. 

Âsâr-ı Gönül de der ki: 

“Zaman, avuçlarımızdan kayıp giden bir kum tânesi değil; ebediyet tarlasına ektiğimiz bir tohumdur. Asr’ın şâhitliğinde hüsrâna uğramamak için, geride sâdece hoş bir sadâ değil, hakîkatle yoğrulmuş bir ‘iz’ bırakmak gerekir. Zîrâ ömür dediğin bir nefestir; o nefesi ‘Hak’ ile dolduranın gönlü her dâim diri kalır…”  

Elbette anlayana, anlamak isteyene… 

Hâsıl-ı Kelâm! 

“Ölenler Ölümü Bilmez, Ölüm Kalanların Hikâyesidir. Yol Elif İse, Yön Bellidir... Herkes Kendi Tercihiyle, Kendi Hayatını Yaşar Ama Kişi Yaşadığı Kadar Müslüman, Yansıttığı Kadar İnsandır; Zîrâ Hakîkat Dilde Değil, Hâldedir. Söz Meclise, Kıssa Herkese… Söz Uzar, Kesmek Gerektir Vesselâm!” 

Âsâr-ı Gönül’den selâm ve duâ ile... 

 

 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Ahmet Çelik

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları