BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

QWERTY 

Adil Tarık Özkurt

Abone OlGoogle News
13 Mayıs 2026 17:53

Merhaba değerli okurlar, 

Çok sevdiğim bir söz var: 

“Para bizim için sembol, önemli olan insan kazanmak.” 

Para çok önemli bir şey. 

Geçinmek için, ihtiyaçlar için, kendi isteklerimizi veya ailemizin isteklerini karşılayabilmek için. 

Öyle bir şey ki olmazsa olmuyor. 

Şuan bu yazıları yazabiliyor olmamın sebebi bile aslında parayla ilgili. 

Bilinen ilk yazı sistemi, M.Ö 3200 civarında Sümerler tarafından bulunmuştur. 

Onlarda bu yazıyı aslında edebiyat veya sanat için değil, kimin kime ne kadar borcu var onu kayıt altına alabilmek için kullanmışlar. 

Kaç koyun var, kimin ne kadar borcu var, bu kışı atlatmak için mağaramızda ne kadar erzak kaldı gibi… 

Gördüğünüz gibi şuandaki yazı sistemi tamamen para için bulunmuş bir şey.  

Şimdi ise yazılar kalemle değil genellikle bilgisayar ortamında yazılıyor. 

Öncesinde de daktilolar kullanılıyordu. 

1868’de Christopher Latham Sholes tarafından keşfedilen bu sistem, 1870 yılında Remington Arms Company tarafından geliştirilip ticarileştiriliyor ve yaygınlaşmaya başlıyor. 

Sonrasında teknolojinin gelişmesiyle bilgisayarlar, telefonlar, yapay zekalar meydana çıkıyor. 

Kutu kadar bazen de avuç içi kadar sistemlerle tüm işlemlerimizi yapabiliyoruz. 

Ama bunları kullanırken bir şey dikkatimizi çekiyordur illaki. 

Klavye tuşları alışık olduğumuz alfabe sistemiyle aynı gitmiyor. 

Her harf farklı bir yerde duruyor. Belirli bir düzeni yok gibi sanki. 

Bunun aslında bir düzeni var ve bugünde sizlere bundan bahsedeceğim. 

Bu hikaye aslında daktilolar ile başlıyor. 

İlk daktilolar bahsettiğim gibi 1870 li yıllarda ortaya çıktılar. 

Bunlardaki harfler belirli bir düzende üretilmişti. Ancak kullandıkça bazı eksiklikler ortaya çıktı. Aslında temelde bir AR-GE çalışması yapıldı. 

Çok hızlı basılan tuşlar yüzünden metal harf çubukları birbirine takılıyordu. 

Sürekli kullanılan harfler yan yana konulunca da mekanizmanın kilitlendiği gözlemlendi. 

Bu tür sorunlar yüzünden yeni çözümler ortaya atıldı. 

Dönemin mühendisleri dedi ki: “ İnsanlar hızlı yazmasın demeyelim ama ürettiğimiz makinelere de zarar vermesinler” 

Bunun üzerine sık kullanılan harfler birbirinden uzak yerlere yerleştirildi ve böylece mekanik sıkışmalar azaltıldı. 

Şimdiki bilgisayarlar ve telefonlarda kullanılan QWERTY düzeni işte bu şekilde ortaya çıktı. 

Yani aslında modern dünyanın en yaygın teknolojik alışkanlıklarından biri, 1800’lü yıllardaki mekanik bir sorunun çözümü. 

Şimdiye bakacak olursak da aslında o metal daktilo tuşları ortadan kalktı. 

Sıkışma diye bir şey kalmadı ama yine de hala aynı sistem kullanılıyor. 

Bunun sebebi de alışkanlıklar. 

Bazen en güçlü şeyin yenilik değil, alışkanlık olduğu da böylece ortaya çıkıyor. 

En uygun yazım sistemi Q klavyeler olmayabilir ama insanoğlu işte “En iyiyi değil, en yaygın olanı” tercih ediyor. 

Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim. 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Adil Tarık Özkurt

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları