BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

O ufak esinti

Adil Tarık Özkurt

Abone OlGoogle News
11 Ağustos 2026 17:39

Merhaba değerli okurlar,

Matrix filmini hepimiz izlemişizdir.

Farklı farklı serileri yapıldı ve her biri birbirinden güzeldi.

Filmin felsefesi, anlattığı şey falan demeyeceğim tabiki..

Ama “Matrix” filminin birincisinde bir metro sahnesi vardı.

Hatırlayanlarınız vardır. Metroda “Ajan” ile “Neo” ilk kez karşılaşıyorlar.

Orda metronun gelirken raylarda oluşturduğu sesi duyup, arkasına dönüp bakıyor vs. vs.

Ama o sahnede dikkatinizi bir şey çekti mi?

Metro gelmeden önce raylarda gazeteler uçuşuyordu.

Peki metro gelmeden neden önündeki cisimleri uçuruyordur? Bunu illaki düşünmüşsünüzdür.

Bu haftada bundan bahsedelim.

Ankara’da İstanbul’da veya metronun olduğu diğer şehirlerde peronda beklerken metro gelmeden önce ufaktan bir esinti olur.

Saçlar uçuşur, üstümüzde hırka ceket varsa onlar hareketlenir…

Sanki metro gelmeden önce “Ben geliyorum” diye haber verir.

Bunu cevabı aslında çok temel bir fizik olayıdır.

Bir metro treni tünelde ilerlerken yalnızca kendisini hareket ettirmez; önündeki havayı da iter.

Tünelin çevresi kapalı olduğu için hava, açık alanda olduğu kadar kolay bir şekilde dağılamaz.

Tren ilerledikçe önündeki hava sıkışır ve burada bir basınç artışı meydana gelir.

Oluşan bu basınç değişimi, hava içerisinde bir dalga gibi ilerler.

Tren henüz istasyona ulaşmadan önce bu hareketli hava perona ulaşabilir.

Bizim yüzümüzde hissettiğimiz ilk rüzgâr da aslında trenin kendisinden değil, trenin önünde oluşturduğu hava hareketinden kaynaklanır.

Mühendislikte bu durum genellikle “piston etkisi” olarak ifade edilir.

Treni, tünelin içerisinde hareket eden dev bir piston gibi düşünebiliriz.

Piston nasıl önündeki havayı iterse, metro treni de tünel içerisindeki havayı önüne doğru sürükler.

Üstelik trenin hızı arttıkça bu etki de belirginleşebilir.

Tren ile tünel duvarı arasındaki boşluk da önemlidir.

Boşluk daraldıkça trenin önündeki havanın kaçabileceği alan azalır ve hava hareketi daha güçlü hissedilebilir. ( Bunu da Bernoulli Prensibi ile açıklarız. )

Metro sistemlerinde tünellerin havalandırma düzeni de bu sürece katkıda bulunur.

Tünellerde bulunan havalandırma şaftları, fanlar ve istasyon bağlantıları hava hareketinin yönünü ve şiddetini değiştirebilir.

Bu nedenle bazı istasyonlarda tren yaklaşırken hissedilen rüzgâr çok belirginken, bazı istasyonlarda neredeyse hiç fark edilmeyebilir.

Aslında peronda hissettiğimiz o küçük rüzgâr, yalnızca bir hava akımı değildir.

Bir anlamda trenin birkaç saniye sonraki gelişinin fiziksel habercisidir.

Treni henüz görmemiş olabilirsiniz. Ama hava, onun geldiğini çoktan öğrenmiştir.

Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Adil Tarık Özkurt

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları