Misafir gelecek
Adil Tarık Özkurt
Merhaba değerli okurlar,
Türk örf ve adetlerinde misafir çok değerlidir.
Evimizi, soframıza veya iş yerimize gelen misafirimizi elimizden geldiğince imkanlarımız iyi ağırlamaya çalışırız.
Var olanı paylaşırız.
Sonuçta misafir ağırlamak, aslında insanın kendi insanlığını ağırlamasıdır.
Yine kültürümüzde yer etmiş, misafirlik için bir söz vardır.
“Gözüm seğiriyor, misafir gelecek.”
Birçoğumuz bunu duymuşuzdur. İster istemez de birinin gözü seğirince bunu söylemişizdir.
Bir de kültürel olarak her şeye bir anlam yüklemeye çok yatkın bir milletiz.
Ama aslında bu işin aslı farklı.
Bir anda başlar.
Göz kapağınız hafif hafif atar, durur, sonra tekrar başlar.
Ne ağrı yapar ne de ciddi bir sorun gibi görünür ama rahatsız edici bir ısrarı vardır.
Bu durumun tıptaki adı “Göz Kapağı Miyokimisi”dir.
Korkutucu dursa da çoğu zaman basit bir sinir-kas tepkisidir.
Aslında olan şey şu;
Göz kapağımızı hareket ettiren kaslar, sinirlerden gelen elektriksel sinyallerle çalışır.
Bazen bu sinyaller “plansız” şekilde gönderilir. İşte o küçük kaçak sinyaller, göz kapağında istemsiz kasılmalara neden olur.
Bunun olmasının birkaç temel sebebi vardır.
Stres, uykusuzluk, kafein ve uzun süre ekrana bakmak gibi.
Yani bu sebeplere baktığımızda göz seğirmesi aslında bir hastalıktan çok vücudumuzun “artık dinlenmen lazım” demesidir.
Bunun için çözümümüz basit.
Biraz daha iyi uyku, stresimizi azaltmak ve şuan herkesin bağımlısı olduğu kahveyi yani kafeini biraz azaltmak.
Tabi burada dikkat etmemiz gereken durumlarda var.
Eğer seğirme günlerce geçmiyorsa, sadece göz kapağımızın altında değil de vücudumuzun diğer yerlerinde de seğirmeler varsa veya artık gözümüzün istemsiz şekilde kapanmasına sebep oluyorsa artık doktora gitme zamanı gelmiştir.
O zaman işin içine farklı sebepler girmiş olabilir.
Ama özetleyecek olursak göz seğirmesi çok büyük bir sağlık problemi değildir.
Sadece vücudumuzla ilgili bize uyarı veren bir diğer göstergedir.
Kulak çınlamasında da dediğimiz gibi;
Vücut bazen en önemli mesajları en ufak hareketlerle verir.
Bu arada ince bir dipnot olsun;
Bizim kültürümüzde kapı her zaman açıktır, sofra her zaman paylaşılır.
Misafir baş tacıdır.
Yine de büyükler bir şeyi boşuna söylememiş:
“Misafir üç gün misafirdir.”
Hem gelenin hem ev sahibinin huzurunu koruyan o ince çizgi…
Sonuçta “Misafirliğin kıymeti, zamanında uğurlamakta saklıdır”
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.

