Ayakta farklı, yatınca farklı
Adil Tarık Özkurt
Merhaba değerli okurlar,
Dünya’da sizi en mutlu edecek olan şey nedir ?
Bu sorunun cevabı herkese göre değişebilir.
Para, şan, şöhret, sağlık vs. vs.
Bu liste uzar gider.
Ama bu listenin içerisinde çoğu kişinin ilk 3 e koyacağı şey “çocuk”tur.
Daha çocuk sahibi olmamış kişiler belki bunu abartı olarak görebilirler ama gerçekten “çocuk” hele kendi çocuğun farklı bir histir.
Doğana kadar geçen süre, doğduktan sonraki süre zor olsa da bir gülümsemeleri her şeye bedeldir.
Sonrasında kontrolleri, tahlilleri, boy ölçümü, kilo ölçümü derken bir sürü süreci vardır.
Çocuk sahibi olanlar bilirler, boyları ölçülürken hemşireler yatırarak ölçtürmek isterler.
Peki neden yatırarak ölçerler biliyor muyuz?
Çocuklardan giriş yaptım ama bu yetişkinlerde de böyledir. Genelde boy ölçümü için bir kapı eşiğine yaslanılır, topuklar duvara değer ve başımız dik duracak bir şekilde boyumuz ölçülür ve orası işaretlenir.
Ama aslında bu işlem yatarak yapıldığında boyumuz farklı çıkar.
Çok ilginç değil mi?
Bunun aslında yine fizik ile ilgisi var.
Ayakta dururken ve yatarken ölçülen boyumuzun farklı çıkması, vücudumuzun yerçekimiyle kurduğu ilişkinin küçük ama öğretici bir sonucudur.
Bu farkın kaynağı, omurganın biyolojik olduğu kadar fiziksel bir sistem gibi davranmasından kaynaklıdır.
Omurga, üst üste dizilmiş omurlar ve aralarındaki disklerden oluşurlar.
Bu diskler büyük oranda su içeren, “viskoelastik” özelliklere sahip yapılardır. Viskoelastik; bir malzemenin hem yay gibi hem de akışkan bir davranış göstermesine verilen addır.
Fiziksel olarak bakıldığında, gün boyunca omurgaya etki eden temel kuvvet yerçekimidir.
Ayakta durduğumuzda vücut ağırlığımız, omurga boyunca bir basınç gerilmesi oluşturur.
Bu oluşan basınçta omurların arasında bulunan diskleri sıkıştırır. Basit olarak düşünürseniz içi su dolu bir balona bastırırsanız ne oluyor? İçerisindeki su dışarı çıkıyor değil mi?
Burada da aynı şey oluyor, disklere basınç uygulanınca içlerindeki sıvılar dışarı doğru taşıyor ve disklerin kalınlığı azalıyor.
Disk kalınlığıdaki bu mikroskobik boyuttaki azalmalarda toplanınca, ölçülebilir bir boy farkına sebep oluyor.
Yatarken ise disklere uygulanan basınç ciddi manada azalıyor. Basınç azalınca da omurga yavaşça eski uzunluğuna dönmeye başlıyor.
Bu sebeple de yatınca ölçülen boy ile ayakta ölçülen boy uzunluğu arasında fark oluşuyor.
Kısacası boyumuz sabit bir geometrik büyüklükten ziyade, yerçekimi, basınç ve biyolojik malzeme özellikleriyle şekillenen dinamik (değişken) bir fiziksel parametredir.
İşte bu yüzden yeni doğan çocuklarda gelişimini doğru kontrol edebilmek için bol ölçümleri yatırarak yapılıyor.
Bu da güzel bir bilgi olarak aklınızın bir köşesinde bulunsun.
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.

