BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Kocaeli’de yaşayan erkekler dikkat! Sinsi tehlike…

İlerleyen yaşla birlikte erkeklerde daha sık görülen iyi huylu prostat büyümesi, günümüzde gelişmiş cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor.

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2026 12:34
Abone OlGoogle News

 Lazer teknolojisi kullanılarak kapalı yöntemle uygulanan HoLEP cerrahisi, açık ameliyatlara kıyasla daha kısa hastanede kalış ve daha az kanama gibi avantajlar sunuyor. VM Medical Park Gebze Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaba, prostat büyümesinin tedavisine ilişkin bilgiler verirken, belirti vermeden ilerleyebilen prostat kanserine karşı da düzenli kontroller konusunda uyarıda bulundu.

 

VM Medical Park Gebze Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaba, iyi huylu prostat büyümesinin yaş ve testosteron hormonu ile yakından ilişkili olduğunu belirtti.

 

70 YAŞINDAN SONRA HER 10 ERKEKTEN 7-8’İNDE GÖRÜLÜYOR

Prostat büyümesinin tamamen engellenmesinin mümkün olmadığını ifade eden Doç. Dr. Kaba, hastalığın 50 yaşından sonra her 10 erkekten 3-4’ünde, 70 yaşından sonra ise 7-8’inde görüldüğünü söyledi.

Büyüyen prostatın idrar yollarına baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma, gece uykudan kalkma, kesik kesik idrar yapma, idrara başlamada zorlanma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi gibi şikayetlere yol açabildiğini aktaran Kaba, özellikle gece birden fazla kez tuvalete kalkmanın gündüz yorgunluğunu ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

 

Prostat büyümesi ile prostat kanserinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çeken Kaba, prostat kanserinin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebildiğini söyledi. Bu nedenle 50 yaşından itibaren yıllık kontrollerin önem taşıdığını belirten Kaba, PSA testi ve rektal muayenenin değerlendirmede kullanıldığını, kesin tanının ise prostat biyopsisiyle konulduğunu ifade etti.

 

AÇIK AMELİYATIN YERİNİ KAPALI HOLEP YÖNTEMİ ALDI

HoLEP cerrahisinin, geçmişte açık ameliyatla gerçekleştirilen prostat dokusunun çıkarılması işleminin kapalı yöntemle uygulanmış şekli olduğunu anlatan Kaba, işlemde Holmium lazer kullanıldığını belirtti.

Eskiden açık ameliyat sırasında karından girilerek mesanenin açıldığını ve prostatın büyümüş kısmının çıkarıldığını aktaran Kaba, bu yöntemde ameliyat süresinin ve kanama miktarının daha fazla olduğunu söyledi.

HoLEP yönteminde ise idrar kanalından girilerek prostatın kapsülü ile büyümüş doku arasına ulaşıldığını belirten Kaba, prostatın iç kısmındaki adenom dokusunun tamamen ayrılarak mesaneye bırakıldığını ve ardından parçalanarak vücuttan çıkarıldığını ifade etti.

80 GRAMIN ÜZERİNDEKİ PROSTATLARDA DA UYGULANABİLİYOR

HoLEP yönteminin özellikle büyük prostatlarda önemli bir tedavi seçeneği olduğunu belirten Kaba, prostatın 80 gramdan büyük olduğu ve cerrahi tedavi kararı verildiği durumlarda yöntemin güvenle uygulanabildiğini söyledi.

Yöntemin daha küçük prostatlarda da kullanılabildiğini ifade eden Kaba, cerrahi gerektiren hastalarda HoLEP'in yaş açısından belirli bir sınırlamasının bulunmadığını belirtti.

Ameliyat sonrasında hastaların çoğunlukla ilk gün, en geç ise ikinci gün sondalarının çıkarılabildiğini aktaran Kaba, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. İyileşme döneminde kabızlıktan kaçınılması ve ağır efor gerektiren işlerin yapılmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.

 

HOLEP’TE PROSTATIN İÇ DOKUSU TAMAMEN ÇIKARILIYOR

HoLEP ile TUR prostat ameliyatı arasındaki farklara da değinen Doç. Dr. Kaba, iki yöntemin prostat dokusunun çıkarılma şekli bakımından farklılık gösterdiğini belirtti.

Kaba, TUR yönteminde belirli bir süre içerisinde mümkün olduğunca fazla prostat dokusunun çıkarıldığını, HoLEP yönteminde ise prostat kapsülünün içerisindeki dokunun tamamen ayrılarak çıkarıldığını ifade etti.

Bu nedenle HoLEP uygulanan hastalarda işeme hızının klasik TUR yöntemine kıyasla daha yüksek olabildiğini belirten Kaba, ilaç tedavisine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda cerrahi karar verilmeden önce üroflowmetre adı verilen işeme fonksiyon testlerinin yapılması gerektiğini söyledi.

İşeme akış hızının ilaç tedavisine rağmen belirli seviyelerin altında kalması durumunda cerrahi tedavinin gündeme alınabileceğini kaydetti.

İHA
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar