Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (20)
Kentimizin karikatüristlerinden ve şairleri arasında yer alan Nevzat Ayav’ın hazırlayıp çizdiği, “Deli Kenan” isimli çizgi romanı sizlerle…

-Silahla adam öldürülür ama zehirle bir mahallenin geleceği yok edilir. Bizim mahallede can
alınır ama can satılmaz.
Adamlar panikle kaçmağa çalıştı ama mahalleli sokağı bir duvar gibi kapatmıştı.
Kenan, tacirlerin liderini yakasından kavradı ve mahallenin ortasındaki çeşmenin yanına
kadar sürükledi.
-Bak buraya dedi Kenan, çeşmeden akanı suyu göstererek,
-Bu su tertemizdir. Buradan içen herkes şifa bulur. Sen ise bu suya zehir katmaya geldin.
Şimdi sana iki seçenek: Ya bu malların hepsini kendi ellerinle bu kanalizasyona döker,
Bu mahalleden tek bir kemiğin kırılmadan gidersin...Ya da seni bu gece bu mahallenin toprağına öyle bir gömeriz ki, ismini kimse hatırlamaz.
Adam kekeleyerek,
-Ben sadece aracıyım...Yukarısı beni keser, diye bağırdı.
Deli Kenan adamın yüzüne öyle bir baktı ki, adamın nutku tutuldu.
-Senin yukarın bizi ilgilendirmez. Bizim yukarımızda Allah var, aşağıda ise bu halkın namusu
DÖK!
Adam elleri titreyerek tüm paketi kanalizasyona boşalttı. Deli Kenan, mahallenin gençlerini yanına çağırdı. Onlara vurmadı, bağırmadı.
Sadece gözlerinin içine baktı.
-Siz benim evladımsınız. Eğer bir derdiniz bir boşluğunuz varsa, o boşluğu zehirle değil, bizim soframızla, muhabbetimizle doldurun. Yarın sabah hepiniz fırına geliyorsunuz. İşbaşı yapacaksınız. Alın teri dökmeyenin kanı bozulur. Gençler ağlayarak Kenan’nın eline sarıldılar. Tacirler ise arabalarına binip, mahallenin sınırlarından toz olup uçtular.
Ertesi sabah Deli Kenan kahvenin önünde otururken, Kör Remzi yanına geldi.
-Kenan abi mahallenin havası değişti, kuşlar bile başka ötüyor. Deli Kenan gülümsedi, gümüş tespihini şakırdattı.
-Remzi düşman kapıdan gelirse savuştururuz ama düşman damardan girerse, orayı kesip
atmak lazım. Bizim fidanlarımız, zehirle değil, bu mahallenin suyuyla büyüyecek.









