Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (18)
Kentimizin karikatüristlerinden ve şairleri arasında yer alan Nevzat Ayav’ın hazırlayıp çizdiği, “Deli Kenan” isimli çizgi romanı sizlerle…
Fırıncı taze ekmekleri koymuş, Terzi İhsan ve marangoz Hakkı karşılıklı çayları yudumluyor,
Gül ana en güzel çiçeklerini masaların ortasına yerleştirmişti. Deli Kenan ise en öndeki masada, tam dozerin kepçesinin önünde duruyordu. Dozerin şöförü camdan kafasını çıkardı. “Abi, yolu kapatmışsınız işimiz var’’ Deli Kenan bağırarak, ‘’İşiniz mi var?
Buyur gel, önce kahvaltını yap!
Bzim mahallede misafir aç gönderilmez. Bu masayı ancak bizi beraber ezersen geçersin’
Az sonra siyah bir kadillak yanaştı. İçinden ‘’Patron’’ dedikleri,otuzlu yaşlarda, hızlı ve başarılı bir müteahhit olan Sadık bey indi. Öfkeyle Kenan’ın masasına yürüdü.
’’Nedir bu maskaralık? Kanun var, nizam var,’’
Deli Kenan Sadık beye bir sandalye çekti.
‘’Otur evlat, kanundan önce vicdan gelir, bak şu masada oturanlara”...
“Şu bakkal Nuri, şu senin tezgahını kaldırmak istediğin Gül Ana.
Sen buraya beton dikersen, bu insanlar nereye gidecek?
Bu mahallenin ruhunu hangi tapuya sığdıracaksın?’’
Sadık bey sinirle tapu dosyasını masaya vurdu.
’’Ben burayı satın aldım. Burası benim malım’’
Deli Kenan masanın altından eski bir defter çıkardı.
’’Bak sadık bey’’ dedi.
‘’Bu defter, Gül ananın babasının veresiye defteri. bak burada ne yazıyor,..
1965 İnşaatçı Ahmet Bey’in yetim kalan oğlu Sadık için her gün bir şişe süt ve taze helva gönderildi Yanında da bir not var, borç değildir karşılığı alınmayacak. babasının hatırasıdır.
Sadık bey’in rengi bir anda uçtu. deftere o eski el yazısına baktı. Gözleri doldu. ’’Babam...’’diye mırıldandı.
Deli Kenan, yumuşak bir sesle devam etti.
’’Biz senin babanı toprağa verirken omuz verdik Sadık. Seni bu çiçeklerin kokusuyla, Nuri Amca’nın sütüyle büyüttük. Şimdi gelmiş, büyüdüğün bahçeyi betonla boğmaya mı çalışıyorsun?’’
Sadık bey,elindeki dosyayı yavaşça kapattı. Etrafında ki adamlara ve dozer şöförüne baktı.
Mahalleli sessizce sonucu bekliyordu.
Sadık bey, Deli Kenanın elini öpmeye çalıştı ama Kenan izin vermedi, onu kucakladı.
’’Makinelerı geri çekin’’ diye bağırdı.
Sadık bey, ’’Buraya kafe değil, Gül Ana’nın adına bir çiçek bahçesi ve kütüphane
yapılacak. Masraflarda benden.
’’Mahallede bir kez daha zafer naraları yükseldi.
Deli Kenan çayından bir yudum aldı
‘’Gördün mü Sadık?
’’Dedi Kenan ‘’Beton serttir ama hatıranın karşısında kum gibi dağılır. Bu mahallede sadece binalar değil, birbirimizin hakkı yaşar.






