Başarının ilk adımı: Cesaret
Mavi Kocaeli Gazetesi'nde Muharrem Kaymaz'ın Başarının ilk adımı: Cesaret" başlıklı yazısı...

Değerli okurlarım sporcu öğrenci kardeşlerim bugünkü makalemin konusu karar verip çıkmış olduğumuz bu başarı yolculuğunda ilk temel taşımız ve attığımız ilk adım olan cesaret kavramı üzerinde olacaktır. O halde cesaret nedir. cesaretli olmak bizlere ne gibi dinamikler kazandırır. Hayatımıza kattığı anlam ve değer nedir. Cesaret doğuştan mı yoksa sonradan kazanılan bir özelliktir. Çıkmış olduğumuz başarı yolculuğunda nasıl bir öneme sahip bununla ilgili siz değerli okurlarımı dilim döndüğünce aydınlatmak istiyorum.
Başarı insanların ve toplumların ulaşmak istediği amaçlardan, hedeflerden, arzu ve isteklerden en önemlisidir. Başarı çok zordur ama hiçbir zaman imkansız değildir. Bizler çıkmış olduğumuz bu başarı yolculuğunda karşımıza çıkan tüm zorlukları, engelleri ve başarı kilidini aşabilmemiz için öncelikle cesaret kavramına daha sonrada sırasıyla inanç sabır, sebat ve bunları ortak paydada buluşturan irade ve kararlılık kavramlarına çok ihtiyacımız var. Yapmamız gereken bu başarı anayasasını oluşturan kavramları tek tek aşama aşama hayata geçirip tatbik etmek, uygulamak oldukça önemli ve zorunluluktur.
Cesaret bir işe bir eyleme ve ya herhangi bir aktiviteye başlamak için gösterilen azim ve kararlılıktır. Herhangi bir konuda karar vermek bizim göstereceğimiz cesaretle mümkün olur. Cesaretli olmak bizlere güç, kuvvet ve özgüven sağlar başarılarımıza ilham kaynağı olur. Motivasyonumuzu arttırır. Başarıya giden yolda daha çok çaba gayret ve kararlılık göstermemize neden olur.
Bu zihinsel karar mekanizması bu anlattıklarımın dışında ayni zamanda yiğitlik, kararlılık, ataklık, harekete geçmek, zorluklar karşısında yılmamak pes etmemek korkularla acılarla içsel dürtülerle ve belirsiz durumlarla başa çıkabilmektir.
Bu açıdan baktığımızda cesaret: yaşadığımız her türlü olumsuz durumlara ve zorlu süreçlere rağmen çıkmış olduğumuz bu kariyer yolculuğunda belirlediğimiz amaç ve hedefler doğrultusunda kendi özgür irademizle bir adım atmak; attığımız bu adımla zirveye yürümektir. Bu kavram Evrensel Başarı Anayasasının dört ana maddesinden ilki ve en önemlisidir. İşte bu noktada cesaret doğru olduğuna inandığımız bir konuda adım atma eyleme geçme gücü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Cesaret başarının kapısını açan ilk anahtarıdır. Bu adım sadece fiziksel bir hareket değil ayni zamanda zihinsel, duygusal, kaygısal ve endişesel bir eşiğin aşılması sürecidir. İşte bu eşiğin adı cesarettir.
Cesaret çoğu zaman korkuyla ilişkilendirilerek yanlış anlaşılmaktadır. Bu kavram aslında korkunun olmaması değil onun varlığına rağmen hareket edebilmek bir adım atabilmek ve ayni zamanda korkuyu yönetebilmektir. Bu durum ekseriyet yaşanılan risklerde belirsiz durumlarda ortaya çıkıp bizlere eşlik eder. Cesur insan tüm bu korku kaygı endişe ve belirsiz durumları ve yaşanılan riskleri yönetebilen insandır. Bu başarı hedefine ulaşmada dikkat etmemiz gereken en hassas çizgi ve kırılma noktasıdır. İşte burada yaşayacağımız en ufak bir içsel kaygı, korku, endişe kısacası başaramama korkusu bizleri bu yolculuğun sona ermesine başladığımız noktaya geri gelmemize neden olacaktır.
Yaşadığımız bu kaygılı ve endişeli durum çoğu zaman hareketsizliğe, eylemsizliğe, potansiyel kaybına, kapasitemizin düşmesine ve verimliliğimizin azalmasına neden olur.
Burada cesaret bu içsel kilidi açan içimizdeki zincirleri kıran ilk ve en önemli güçtür. Şayet bu kapıyı açmazsak daha yolun başında korkularımıza yenik düşüp bu işe havlu atmış oluruz. Bu durum genellikle bizler bir aktiviteye başladığımızda ortaya çıkar. Biz bireyler olarak en çok bu kritik aşamada zorlanır bir anlık endişeye kapılırız. Burada yapmamız gereken bu belirsizliği baştan kabul edip ona göre önlem almak her şeye rağmen bir adım atmak olmalıdır. Bu başarının en önemli bileşeni ve en kritik eşiğidir. Bu bizim için her zaman bir tercih meselesi olmuştur. İnsan her zaman bilerek yada bilmeyerek bu iki seçenek arasında kalarak birini tercih eder. Bu tercihlerden ilki ya konfor alanında kalmak ya da gelişim alanını tercih ederek başarı yolculuğuna bir adım atmak. Karar sizin. Konfor alanı güvenlidir ama sınırlıdır. Gelişim alanı risklidir ama büyümeyi hedefe ulaşmayı sağlar. İşte bizler bu seçimde konforu değil başarı hedeflerimize ulaşmayı tercih etmeliyiz.
Değerli okurlarım kariyer yolculuğumuz her zaman bizim istediğimiz gibi olmayabilir. Zaman zaman çeşitli zorluklarla olumsuz durumlarla ve çeşitli engellerle karşılaşabiliriz. Bizler bu yolculukta bazen başarısız olduğumuz hayal kırıklığı yaşadığımız bir takım dönemler olabilir. İşte bu süreçte ancak içsel kaygı ve korkularını yenen cesur insanlar düştüğü yerden kalkıp yoluna devam ederler. Vazgeçmek yerine mücadele etmeyi seçerler. Zaten başarılı insanların ortak özelliği cesaretli olmaları başarıya inanmaları tüm zorluklara göğüs germeleri son olarak ta yapılan bir işin veya herhangi bir aktivitenin sonunu getirmeleri yani benim Dünya literatürüne geçen başarının evrensel anayasasını hayatlarına tatbik etmeleridir. Bizler cesaretle attığımız o küçük ama sürekli ve kararlı adımlar farkında olmasak bile zamanla büyük başarılara dönüşür. Bu başarı cesaretle başlar inanarak emek ve çaba sarf ederek yoluna devam eder gösterdiğimiz sabır azim ve kararlılıkla devam eder.
İşte bu noktada cesaret umudu canlı tutar azmi güçlendirir insanın kendine olan inancını arttırır sabır ve kararlılıkla tamamlanır. Aslında korku ve kaygılarımız bizleri durdurmak için değil tam tersi bunları aşarak daha güçlü olmamız için vardır. Bu nedenle hayallerimize amaç ve hedeflerimize ulaşmak istiyorsak cesaretimizi metanetimizi ve sağduyumuzu hiçbir zaman kaybetmemeli her güne yeni bir umut yeni bir heyecan ve kararlılıkla başlamalıyız.
Nasıl ki en karanlık gecenin ardından Güneş doğuyorsa hayatımızda ki başarılarda zorlu geçen çetin mücadeleler sonucunda oluşur hayat bulur ve ortaya çıkar. Onun için diyebiliriz ki gerçek başarı bekleyenlerin değil çalışan inanan mücadele eden ve cesaret edenlerin ödülüdür. Buda cesaretle atılan ilk adımla gelir. Bu da öncelikle kendi içimize dönme isteğiyle yani bir takım içsel dürtülerle başlar
Cesaret ve inanç bizleri harekete geçirir ve güç verir. Sabır ve Sebat ise bizleri olgunlaştırır yolda tutar ve ayni zamanda ilerlememizi yolumuza devam etmemizi sağlar Doğruluk ise tüm bunlara yön vermemizi ve istikamet üzere hareket etmemizi sağlar.
Tarihte iz bırakan ve başarılı olan insanların hayatlarını incelediğimizde bunların ortak özelliği zorluklar karşısında korkmamaları ve inandıkları yolda kararlılıkla yürümeleridir.
Cesaret bizde oluşan korku ve kaygıları yok etmez ama bizlere ilerleme gücü verir. Bu zihinsel süreçler, korku ve kaygılarımız aslında bizleri durdurmak için değil tam tersi onları aşarak daha güçlü bir insan olmamız için vardır. Hayatta herkes başarılı olmak ister. Ancak başarı yalnız istemekle yada şans eseri elde edilen bir sonuç değildir. Bu kavram cesaretle başlayan, inançla güçlenen, sabırla olgunlaşan, ve sebatla tamamlanan uzun bir yolculuktur. Bu yolculuğun ilk ve en önemli adımı ise cesarettir. Cesaret olmadan ne bir hedef belirlenir ne bir plan ve program yapılır ne de o plan program ve hedeflere doğru bir adım atılır.
Onun için diyebiliriz ki cesaret zorlu süreçleri sürdürülebilir kılan başarının en önemli anahtarıdır. Başarı sadece sonuç odaklı kavram değildir. Cesaret inanç sabır ve sebat kavramları bu sürecin olmazsa olmaz en önemli bileşenleridir. Tarih boyunca tüm başarı hikayelerini incelediğimizde hepsinde görülen ortak nokta ve yaygın görüş bu cesaret anının çok iyi yönetilmesidir. İşte bu cesaret anı tüm sürecin yönünü değiştiren aslında rüzgârın bizim tarafımıza doğru estiği en önemli kırılma anıdır. İşte o an o adım olmadan hiçbir değişim hiçbir başarı gerçekleşmez ne mutlu ki böyle bir adımı her zaman tereddüt etmeden atanlara.
Değerli okurlarım bu hayatta bilinen tek bir gerçek var o da herkesin başarılı olma isteğidir. Ancak bu istemekle elde edilen bir kavram değildir. Bu kavram cesaretle başlayan inançla güçlenen sabırla olgunlaşan ve son olarak ta sebatla tamamlanan uzun bir yolculuktur. Bu yolculuğun ilk ve en önemli adımı ise cesarettir. Çünkü cesaret olmadan ne bir hedef belirlenir ne bir plan ve program yapılır nede o plan program doğrultusunda belirlediğimiz bu hedeflere doğru bir adım atılır. İşte burada bahsetmiş olduğum cesaret bizleri harekete geçiren en önemli zihinsel güç ve motivasyon kaynağıdır.
Konuyu tekrar toparlayacak olursak cesaret kavramı ile bahsetmek istediğim olgu her olayda ortaya atılıp güç kuvvet gösterisinde bulunmak değildir. Burada esas kastetmek istediğim bizlerin yaşamında ortaya çıkan çeşitli zorluklar engeller ve olumsuz durumlar karşısında ümitsizliğe karamsarlığa korku ve bunalıma düşecek telafisi güç o kötü tuzaklara ve içsel kaygılara düşmemek hemen harekete geçmek tabiri caizse marşa basıp arabayı çalıştırıp biran önce yolumuza devam etmektir. İşte bunu yaptığımızda hemen hemen yolu yarılamış hedefimize bir adım daha yaklaşmış oluruz. Buda başarı yolunda en önemli kırılma noktasıdır.
Değerli okurlarım burada makalemin son bölümümde konuyu tekrar toparlayacak olursak cesaret harekete geçmek tekrar tekrar denemek başarısız olmaktan asla korkmamaktır. Cesaret insanın doğasında olan öğrenebilen geliştirilebilen içsel bir duygu ve ayni zamanda bir inançtır. Sonradan kazanılan bir şey değildir. Bizlerin yapacağı bu duyguyu çalışarak tecrübe ederek tekrar tekrar deneyerek ve karar vererek hemen harekete geçirmek ve aynı zamanda başarısız olmaktan korkmamaktır.
Başka bir makalede görüşmek dileğiyle sağlıkla kalın sevgiyle kalın
Haber Merkezi


